TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2022 NUMARASI : 2022/296 Esas 2022/909 Karar DAVA : Rücuen Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2018 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı davalı veki…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/603 Esas 2025/1111 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/603 KARAR NO : 2025/1111 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2022 NUMARASI : 2022/296 Esas 2022/909 Karar DAVA : Rücuen Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2018 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait kasko sigortalı aracın davalının idaresindeki araçla karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, müvekkilinin sigortalısının hasar bedelini ödediğini, müvekkilinin sigortalısına ödediği hasar bedelinden kazada kusurlu bulunan davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 101.994,00 TL'nin 06/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kusurun sigortalı araç sürücüsünde olduğunu, müvekkilinin ana yolda yavaş seyrederken arkadan çarpma ile kazanın meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan raporu kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafından davalının sürücüsü olduğu araç ile sigortalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, bu çarpışmanın etkisiyle davalının sürücüsü olduğu aracın, sigortalı araca çarptığı, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalının %75, dava dışı sigortalı araç sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araçta meydana gelen hasarın 101.994,00 TL olarak tespit edildiği, davalının 101.994,00 TL tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 101.994,00 TL'nin 06/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kararı gereği görevsizlikle gelen Eskişehir 2. Asliye hukuk Mahkemesi dosyasında taraflarına vekalet ücreti verilmediğini, yasa gereği görevsizlikle gelen dosyada asıl mahkemenin vekalet ücreti ve yargılama giderleri konusunda karar vermesi gerektiğini, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, kendisine arkadan çarpıldığını, buna ilişkin fotoğrafların dosyaya sunulduğunu, bilirkişi incelemesi sonucu verilen raporun bilimsel olmadığını, teknik verilere aykırı olduğunu, buna dayanarak verilen ilamın hukuka uygun olmadığını, davacının aracında meydana gelen hasar miktarlarını kabul etmediklerini, orjinal parça değişikliği ile aracın amortismanının giderildiğini, mahkemece takdiri indirim yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, 2018/329 Esas 2019/450 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2020/155 Esas 2022/209 Karar sayılı kararıyla davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın asliye ticaret mahkemesine tevzi edilmesi için Eskişehir Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verildiği, anılan karar üzerine dosya Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir. Ödeme dekontu, kasko sigorta poliçesi, kasko ekspertiz raporu, yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 21/10/2019 tarihli rapor, ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08/08/2019 tarihli rapor, yansıtma faturası, davalı aracına ait ZMMS poliçesi, davacı tarafından davalıya gönderilen 12/02/2018 tarihli rücu talebi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/42142 sr. sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır. Davacı tarafından dava dışı sigortalıya 06/02/2018 tarihinde 179.993,00 TL, ödendiği banka dekontundan anlaşılmıştır. ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracı yola gereken dikkatini vermeyerek olay mahallinde refüj aralığından yeterli kontrolleri yapmadan U dönüşü manevrası yaptığı sırada karşı yönden gelen, doğru seyreden ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı sigortalı otobüsün seyir şeridine girip aracına arkadan çarpmasına neden olduğu olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, sigortalı otobüs sürücüsünün seyri sırasında aracının hızını sisli havada görüşüne göre ayarlamayıp, ön ilerisinde kontrolsüz şekilde U dönüşü yaparak seyir şeridine giren davalı sürücünün kamyonuna önlemsizce çarpmasıyla meydana gelen olayda tali ve %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davacının sigortalısına 179.993,00 TL ödediği, davalı aracının ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi tarafından davacıya 26/03/2018 tarihinde 33.000,00 TL ödendiği, kaza sonrası sigortalı araçta 179.993,27 TL hasar oluştuğu, adli tıp kurumu kusur oranlarına göre davalının %75 kusuruna 134.994,95 TL isabet ettiği, ZMMS ödemesi mahsup edildiğinde davacının davalıdan 101.994,95 TL talep edebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen 12/02/2018 tarihli rücu talep yazısında kazada %75 kusurlu olduğu, kusuruna isabet eden 134.994,75 TL'nin 15 gün içinde ödenmesi istenilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken davalının sevk ve idaresindeki araç ile karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden kusuru oranında davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise kazada kusuru bulunmadığından sigortalı araçta oluşan hasardan sorumlu olmadığını savunmuştur. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde iken davalının sürücüsü olduğu araç ile karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığı, davacı tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, davalının sürücüsü olduğu aracın ZMMS şirketi tarafından davacıya 33.000,00 TL ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, meydana gelen kazada davalıya kusur yüklenip yüklenemeyeceği, yüklenebilecek ise tarafların hangi oranda kusurlu bulundukları, sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalı yanın sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen olayda kusurlu olması halinde mümkün olduğu gibi, sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketi davalıdan kusuruna isabet eden oranda ve ancak sigortalı araçta meydana gelen gerçek hasar miktarını talep edebilecektir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, sigortalı araçta 179.993,00 TL hasar oluştuğu tespit edilmiş ise de, anılan hasar tespitinin ne şekilde yapıldığı, sigortalı araçta dava konusu trafik kazası nedeniyle hangi parçaların hasara uğradığı, hasarlı parçaların rayiç değerleri ile işçilik bedellerinin ne kadar olduğu hususları değerlendirilmemiştir. Bir başka anlatımla hükme esas alınan bilirkişi raporu hasar tespiti yönünden denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu trafik kazası nedeniyle açılan hasar dosyası getirtilip sigortalı aracın hasarına ilişkin renkli fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle sigortalı araçta hangi parçaların hasara uğradığı, hasarlı parçaların rayiç değerleri ile işçilik bedellerinin ne kadar olduğu hususlarında yargılama aşamasında rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının açıklanan eksik tahkikat nedeniyle kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih 2022/296 Esas 2022/909 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 179,90 TL maktu, 1.562,00 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi