İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2022 DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 24/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik gör…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13.HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2022 DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 24/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....günü, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın Antalya ili ... ilçesi ... mahallesi üzerinde seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında davacı asli kusurlu olarak gösterilse de mahkemece yapılacak incelemede esas kusur durumunun belli olacağını, kazaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasının mevcut olduğunu, müvekkilinin tedaviler gördüğünü ve kaza tarihi itibariyle öğrenci olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500,00 TL geçici ve 500,00 TL kalıcı iş göremezliğe ilişkin toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati olmadığını, davanın dava dışı sigortalı araç sürücüsüne ihbarının gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevki gerektiğini, davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumuna gönderilmesi ve maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilcek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ile ilgili diğer giderlere ilişkin taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz oranını aşan her türlü talebinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve ... soruşturma sayılı dosyaları, Ankara Adli Tıp Kurumunca düzenlenen kusur raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi raporu, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının traik kazasına bağlı yaralanmasının %24 oranında maluliyet hali oluşturduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, zarar konusunda aktuer bilirkişiden rapor alındığı gerekçesiyle; davacının sürekli iş göremezlik zararı talebinin kabulü ile davacının sürekli iş göremezliğine ilişkin 359.500,00 TL maddi tazminatın 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 06/07/2022 tarihli ara kararı ile TBK'nun 76. maddesi uyarınca ödenmesine karar verilen 60.000,00 TL geçici ödemenin davacı lehine hükmedilen sürekli iş göremezlik tazminatından mahsubuna, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusursuzluk nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hükmedilen tazminat tutarının belirsizliği nedeniyle tazminata ilişkin feriler de hatalı hesaplandığını, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davacı vekili katılma yolu ile vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili için alınan maluliyet raporundaki aleyhe ve olması gerekenden düşük oransal tespitlere itiraz ettiklerini, yine aktüer hesap raporundaki aleyhe ve eksik hesaplama yönündeki tespitlere itiraz ettiklerini, kararın kaldırılması sonra ıslah haklarını kullanacakları hususunun gözetilerek olası kaldırma kararı sonrası oluşacak daha yüksek maluliyet ve daha yüksek güncel hesaplama durumu sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının maluliyet ve aktüer bilirkişi raporundaki hukuka aykırı eksik tespitlere ve oluşacak güncel hak kaybına sebebiyet veren hesaplamalara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını, müvekkili hakkında hak kaybı olmaması adına ekli uzlaştırma raporunun ve uzlaşma raporunda sigorta haklarının saklı tutularak uzlaşmanın sağlanması halinde sigorta şirketinden tazminat talep edilmesinde hukuka aykırılık olmadığına dair bu yöndeki Yargıtay kararlarının da dosyaya fiziken eklenmesini talep ettiklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili katılma yoluyla vermiş olduğu istinaf dilekçesinde davalının istinafına cevaben; davalı tarafın sigorta şirketlerinin ... firma adı altında hizmet sunan şirketlere taraf bilirkişiliği yapan bu firmaların dosyalara bir kısım evraklar üzerinden yaptığı değerlendirmeler neticesinde Adli Tıp Kurumu ve Üniversite Anabilimdalı Başkanlığı uzman heyetlerinden alınan raporlara karşı itirazlarının sakıncalı olduğunu, zira sigorta şirketi adına taraf bilirkişiliği yapan bu firmaların mağduru fiziki olarak görmeden muayene etmeden, salt bir kısım tedavi evrakları üzerinden değerlendirme yaparak hak kaybına sebebiyet veren mütalaalar yazdığını, yine İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora karşı yapılan itirazın makul ve kabul edilebilir bir gerekçesinin ortaya konulmadığını, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin de kusura ilişkin nihai tespit yaparak davalının %100 kusurlu olduğuna dair tespitte bulunduğunu, uyuşmazlığın esasına dahil olarak ödenen bir miktara ilişkin vekalet ücretinin ödenmemesi yönündeki itirazın hukuksal hiçbir dayanağı olmadığını beyanla davalının istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. İhbar olunan ...'ın sevk ve idaresindeki aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu davacı yaralanmış, kendisine çarpan aracın sigortacısı olan davalı sigortacıdan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatlarını talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın sürekli iş göremezlik zararı yönünden kabulüne, geçici iş göremezlik zararı yönünden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava dışı sürücü ...'ın , .... günü saat .... sularında, idaresindeki ... plakalı otomobille ... Kavşağı istikametinden ... Kavşağı istikametine doğru sol şeridini takiben seyrettiği ... Bulvarının ... Kültür Merkezi önündeki olay yeri kesiminde, aracının sağ ön çamurluk ve teker kısmıyla karşıya geçmek için sağ taraftan yola giren yaya ...'ya çarptığı dava konusu kaza meydana gelmiştir. Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda; sürücü ...'ın kusursuz olduğu olayda, yaya ...'nın KTK'nun 68/1b3 maddesini (Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde ve kavşaklarda, yaklaşan aracın uzaklık ve hızını gözönüne almadan veya aldığı halde uygun zamanda geçmemek) ihlal etmekle tam kusurlu olduğu kanaati; 26/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; görüşü açık düz yol üzerinde seyreden ve 100 metre önce yaya geçidine yaklaştığını belirten levhalar ile yaya geçit levhaları ile yer çizgilerini dikkate almayıp mevcut hızını azaltmadan yaya geçidine gelen sürücü ...'ın yaya geçidi üzerinde yayaya çarpmakla asli kusurlu olduğu olayda, yaya ...'nın tali kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile tarafların beyanları ve ATK kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı yaya ...'nın yolun olay yeri kesiminden karşıya geçişini, geçiş hakkına sahip olduğu yaya geçidinden yapıyor olduğu esnada geçiş hakkını kendisine bırakmayacak şekilde mahalden geçmek isteyen sürücü .... idaresindeki otomobil tarafından çarpıldığı bu oluş şartlarındaki olayda kusursuz olduğunun, dava dışı sürücü ...'ın %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik görülmemiş, davalının kusura yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ve katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, geçici ödemenin mahsubunda ve yargılama giderlerinin hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin ve katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ve katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 80,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Davalı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 6.150,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 18.407,45 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, 4-Yapılan istinaf giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, 5-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 19/12/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...