19. Hukuk Dairesi 2017/217 E. , 2018/3425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının davacı aleyhine iki adet bonoya dayalı takip yaptığını, takibe dayanak senetlerdeki keşideci imzalarının davacıya
**19. Hukuk Dairesi 2017/217 E. , 2018/3425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının davacı aleyhine iki adet bonoya dayalı takip yaptığını, takibe dayanak senetlerdeki keşideci imzalarının davacıya ait olmadığını ileri sürerek, davacının davalıya 48.000 TL borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, imzanın davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini ve inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen rapora göre senetlerdeki borçlu imzaları ile davacının mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik olduğunun tespit edildiği, dava konusu senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, takip konusu bonolardaki imzanın sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğunun ispat yükü lehtar konumundaki davalıya ait olup ayrıca hükme dayanak yapılan raporda, bilirkişi tarafından yapılan incelemeye esas mukayese belgeler, bonoların keşide tarihinden sonraki tarihlere ait olup mahkemece, bononun keşide tarihlerinden önceki ve bu tarihe yakın tarihli mukayese belge asılları getirtilerek, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün tayininde hataya düşülerek ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.