İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili: taraflar arasında akdedilen işbirliği sözleşmesi gereği ticari ilişkisi bulunduğu, davalı borçlu tarafından ödemesi yapılmayan 5 adet ve toplam 27.684,89-TL tutarlı ticari fatura alacağın tahsili için ilamsız takibi başlatılmış ise de davalı tarafın takibe itiraz etmesi sonucu takibin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1599 KARAR NO : 2025/1874 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2025 NUMARASI: 2025/274 Esas - 2025/557 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 22/05/2023 İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili: taraflar arasında akdedilen işbirliği sözleşmesi gereği ticari ilişkisi bulunduğu, davalı borçlu tarafından ödemesi yapılmayan 5 adet ve toplam 27.684,89-TL tutarlı ticari fatura alacağın tahsili için ilamsız takibi başlatılmış ise de davalı tarafın takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğu, davalı borçlu şirketin müvekkil şirkete borcunun olduğu, takibe itirazında, dosyaya sunulan fatura hakkında bir açıklama yapılmadığı gibi ödeme belgesi de sunmadığı, borçlu davalı şirketin kötü niyetli olduğu, davalı hakkında icra takibi başlattıktan sonra 22.12.2022 tarihinde müvekkile e-mail vasıtasıyla taraflarca akdedilmiş bulunan işbirliği sözleşmesi gereğimce kesildiği iddia olunan bir fatura gönderdiklerini, gönderilen faturada “cezai şart bedeli” açılmış olan icra takip talebindeki talep edilen toplam tutar kadar olduğunu ileri sürerek İstanbul 2. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itirazın iptaline davalının alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine” karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili; “Davalının hiçbir gerekçe göstermeden ve yazılı bildirimde bulunmadan müvekkil şirketteki çalışmasını sonlandırdığı, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında 11.05.2022 tarihli işbirliği sözleşmesi uyarınca müvekkil şirketin kargo dağıtım operasyonlarında taşıma tedarikçisi olarak çalıştığı, davacı fesih bildirim ve sürelerine uymadan sözleşmeye aykırı davranarak şirketle çalışmasını sonlandırdığı,haber vermeden ortadan kaybolduğu, sözleşmenin 6. maddesinin 2. bölümünde “Taşımacının her hangi bir zamanda ve yerde her hangi bir gerekçe göstermeden 60 gün öncesinden bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmesini tek taraflı olarak tazminatsız feshedebileceği” şeklinde düzenleme olduğu, davacının ödemediğini iddia ettiği 5 adet ve toplamı 27.684,89-TL tutarlı faturaların cezai şart alacağından mahsup edildiği, sözleşmenin 6. maddesinin 7. bölümünde “Taşımacının iş bu sözleşmeyi bildirim yükümlülüğüne uymaksızın sona erdirmesi halinde ... e 10.000-TL den az olmamak üzere fesih tarihine kadar taşımacıya ödediği en yüksek hak ediş tutarının iki katı oranında cezai şart ödeyeceğini" taahhüt ettiğini davacı geçerli bir fesih bildiriminde bulunmadığından 32.029,92-TL bedelli cezai şartı faturalandırıldığı, davanın reddine, kötü niyetli davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında 11/05/2022 tarihli işbirliği sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı tarafından taşımacılık hizmet bedelinin talep edildiğini, davalı taraf ise davacının sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi sona erdirdiğini, bu nedenle cezai şart alacağı bulunduğunu beyan ettiği, uyuşmazlığın sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedilip feshedilmediği noktasında düğümlendiğini, sözleşmenin 6.2 Maddesi gereğince davacının hiçbir gerekçe göstermeden 60 gün öncesinde bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğunu, somut olayda davacı tarafça sözleşmede belirlenen 60 günlük süreye riayet edilmeden Üsküdar Noterliğinin 18/11/2022 tarih, 32175 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin derhal tek taraflı olarak feshedildiği, anılan bu fesih iradesi sözleşmeye aykırı olduğundan sözleşmenin 6.7 maddesi gereği davalı tarafça, davacıdan en yüksek hakediş tutarının 2 katı olan 32.029,92-TL talep edebileceğini, alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacının davalıdan davaya konu faturalar nedeniyle 27.156-TL alacaklı olduğu ancak sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalının da davacıdan 32.029,92-TL talep edebileceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; icra takibi başlatıldıktan sonra 22.12.2022 tarihinde müvekkiline e-mail vasıtası ile taraflarca akdedilen sözleşme gereğince kesildiği iddia olunan bir fatura gönderildiğini, faturada "cezai şart bedeli" açmış olunan icra takip talebindeki talep edilen toplam tutar ve mail içeriğinde yazılı bulunan cari hesap borç tutarının toplamını içerdiğini, davalı borçlu şirket "cezai şart bedeli" nitelendirmesiyle kestiği bu fatura ile borcu olmadığını öne sürebilmek maksadı gütmüş, icra takibine yaptığı itirazda borcuna ya da faturalara ilişkin herhangi bir detaylı itirazda bulunmadığını, davalı yanın cezai şart bedeli nitelendirmesi ile kesmiş olduğu fatura incelendiğinde anılan faturanın iade tipli (mahsuben/düzeltme) fatura olarak tanzim edildiğini ve bu nedenle tek başına fiili tahsilat delili sayılmayacağını, mahsup uygulanabilmesi için karşı alacağın varlığı, muacceliyeti ve özellikle somut ispatı (banka dekontu, muhasebe kayıtları/yevmiye, e-fatura XML çıktısı vb.) gösterilmesi gerektiğini, dosyada böyle bir somut tahsilat delili mevcut olmadığını, davalının iade-tipli faturaya dayanarak mahsup/cezai şart iddiasıyla alacağın yok sayılmaması gerektiğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ve cezai şartın doğup doğmadığı noktasında dosyada ciddi ihtilaflar mevcut olduğunu, bu ihtilaflar çözülmeden cezai şartın otomatik olarak mahsup olarak kabul edilmesi hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava cari hesap bakiyesi 5 adet fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı alacaklı 15.12.2022 tarihinde 27.156 -TL bedelli faturalara dayalı olarak işlemiş faiz ile birlikte toplam 27.684,89-TL toplam alacağın ticari temerrüt faizi işletilerek tahsili için ilamsız takip başlatılmıştır.Faturaların tebliğ edildiği,davalı tarafından itiraz edilmediği davalının kayıtlarına kaydedildiği anlaşılmaktadır.Taşıma işinin yerine getirildiği ve bedeli hususunda bir ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince sözleşmenin 6.2 Maddesi gereğince davacının hiçbir gerekçe göstermeden 60 gün öncesinde bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu, somut olayda davacı tarafça sözleşmede belirlenen 60 günlük süreye riayet edilmeden Üsküdar Noterliğinin 18/11/2022 tarih, 32175 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin derhal tek taraflı olarak feshedildiği, anılan bu fesih bildirimi sözleşmeye aykırı olduğundan sözleşmenin 6.7 maddesi gereği davalı tarafça, davacıdan en yüksek hakediş tutarının 2 katı olan 32.029,92 TL talep edebileceği davacının alacaklı değil borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.Olağan fesih olarak adlandırılan sözleşmede taraflara fesih hakkı tanınabilir. Ancak olağan fesih dışında tarafların bir de olağanüstü fesih hakkı da bulunmaktadır. Karşılıklı güven ilişkisine dayanan sözleşmelerde, bu ilişkiyi çekilmez hale getiren bir sebebin varlığı veya önceden öngörülemeyen bazı sebeplerin ortaya çıkmış olması ve bu nedenle borç ilişkisinin temelinin çökmüş olması hallerinde kullanılacak bir haktır. Olağanüstü feshi, olağan fesihten ayıran en önemli husus, olağanüstü feshi, geçerli bir nedene yani haklı bir nedene dayandırmak gerekliliğidir. Bu sebeple bu tür fesih haline, haklı nedenle fesih denmektedir.Sözleşmenin 6.2 maddesinde yazılı bildirimli fesihte taraflara 60 günlük süreye riayet ederek her iki tarafa olağan fesih hakkı tanınmıştır. Olağan fesih hakkının bulunması, haklı nedenle fesih hakkını ortadan kaldırmaz. İcra takibine konu edilen faturalarda vade olarak fatura düzenlenme günü gösterilmiş ise de sözleşmede hakedişlerin 7 gün içinde ödeneceği kararlaştırılmıştır.Faturalar 14.10.2011,21.10,31.10,7.11,14.11.2022 tarihlidir.Haftalık fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır:Davalının da ödenmediği ileri sürülen faturalardan sonra daha evvel ki cari borçlarına karşılık ödemeler yaptığı ancak takibe konu faturaların ihtara rağmen ödenmediği ,kararlaştırılan vadenin de dolduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından keşide edilen 16.11.2022 tarihli ihtarla icra takibine konu edilen faturalar yazılarak tebliğden itibaren 7 günlük süre verildiği ve tek taraflı fesih indiriminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı ekim-kasım 2022 tarihli faturalarına bir aylık süre zarfında ödeme almamıştır. Davacı davalıya hizmet vermekle davalı da bedelini ödemekle yükümlüdür. Vadesi geçen faturaların varlığı sabit iken ve davacının tek taraflı feshi haklı iken davalının cezai şarta hak kazanmadığı halde cezai şart faturasına itibar edilerek ,cezai şart alacağının mahsubuyla davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, icra takibinden evvel gönderilen fesih bildiriminin haklı nedenle fesih teşkil ettiği, yargılama sürecinde davacı vekilinin temerrüt ihtarı tesliğ şerhini sunmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talep hakkını ispatlayamadığı ancak asıl alacak bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline,likit alaacğa haksız itiraz nedeniyle %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, asıl alacağa takip tarihinde itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, işlemiş faiz istemi bakımından fazla istemin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 Tarih 2025/274 Esas - 2025/557 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalının vaki itirazının 27.156-TL asıl alacak bakımından kısmen iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, işlemiş faiz bakımından fazla istemin reddine , Alacağın %20'si oranda hesaplanan 5.431,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesineİlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 1.855,02-TL karar ve ilam harcından, mahkeme veznesine yatırılan 334,37-TL harcın mahsubuna, kalan 1.520,65-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,Davacı tarafından yatırılan 514,27-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti ve 133,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.133,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.095-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 27.156-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,Davalı vekili için takdir olunan 528,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL arabuluculuk ücretinin 62-TL'nin davacıdan, 3.058-TL'nin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,"Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 315-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 310-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/11/2025