T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1402 KARAR NO : 2025/1742 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09.04.2025 NUMARASI : 2025/27 Esas - 2025/228 Karar DAVA: İstirdat (Çek İstirdadı) Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1402 KARAR NO : 2025/1742 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09.04.2025 NUMARASI : 2025/27 Esas - 2025/228 Karar DAVA: İstirdat (Çek İstirdadı) Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... AŞ'ye ait keşidecisi ... ... Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan 4527933 seri numaralı, 05.12.2024 keşide tarihli ve 129.549,00 TL bedelli çekin müvekkilince ödeme olarak ... Çelik Makina İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne kargo yolu ile göndermek üzere 21.10.2024 tarihinde ... Kargo Eskop şubesine teslim edildiğini, ancak çekin alıcısına ulaşmadığını ve kargo şirketinin ihmali sonucu kaybolduğunu veya faili meçhul kişiler tarafından çalındığını, müvekkilince Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına... Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ve Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/884 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılarak ödeme yasağı talep edildiğini, çekin müvekkilinin elinden çıktıktan sonra davalı şirket ile ... arasında imzalanan faktoring sözleşmesi ile çekin davalı tarafından iktisap edildiğini, oysa müvekkili şirket ile sonraki ciranta olan ... Proje İnşaat Kırtasiye Matbaa Madencilik Danışmanlık Elektronik Pazarlama Ve Tic. Ltd. Şti veya faktoring sözleşmesi imzalayan ... ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkili şirket ile sonraki ciranta arasında herhangi bir ticari ilişki olmadan çekin bu şirket tarafından ciro edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çekin ödeme için kargo ile ... Çelik Şirketinin İzmir'de bulunan adresinde teslim edilmesi için kargo şirketine teslim edildiğini, müvekkili şirketten sonra cirosu olan ... Proje İnşaat Şirketinin muamele merkezinin ise Ankara olduğunu, davalı tarafından sunulan faturanın konusu olan ''takım dana et'' emtiasının müvekkilinin faaliyet konusunda olmadığını, ... Proje İnşaat Şirketi ile davalının faktoring sözleşmesi imzaladığı ... arasında gerçek bir ticari ilişki olmadığını, davalının iktisabında ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek, dava konusu çekin davalıdan istirdadı ile müvekkiline teslimine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin taraf sıfatı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, karşılıksız çıkan çekin İstanbul 12.İvra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini ve çek bedelinin keşideci ... ... Madencilik Şirketince ödendiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle çekin müvekkilinin elinde olmadığını, dava dilekçesinde dava değerinin belirtilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddialarının kanıtlanması halinde müvekkilinin de bu olayın mağduru olacağını, çekin ilgili mevzuata göre faktoring sözleşmesi ile iktisap edildiğini, ödeme yasağının takibe engel olmadığını, zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini savunarak, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, icra dosyasının incelenmesinde dava konusu çekin dava dışı 3. şahıs tarafından ödenerek teslim alındığı, bu haliyle çeki elinde bulunduran davalı şirketin çek üzerinde herhangi bir tasarruf hakkının kalmadığının anlaşıldığı, yani olası dava sonucuna göre davacıya teslim edeceği herhangi bir evrakın davalı elinde bulunmadığı, davalı faktoring şirketinin çekin iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair dosya kapsamına herhangi bir delil bulunmadığı, çeki faktoring kurallarına göre uygun hareket ederek iktisap ettiğinin sunduğu belgelerden anlaşıldığı bu haliyle çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğu, davanın davacı tarafından ıslah edilerek alacak davasına da dönüştürülmediği, takip dosya borcunun çek keşidecisi tarafından ödenerek çekin teslim alındığı anlaşılmakla mahkememizce verilebilecek esasa ilişkin bir karar olmaması nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, davanın açıldığı tarihte her ne kadar davacı çeki talep edebilme hakkına sahipse de yukarıda izah edildiği üzere davacının davanın esası yönünden de haklı olmadığı..." gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihte haklı olmaması nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin lehdarı olduğu 05.12.2024 keşide tarihli ve 129.549,60 TL bedelli çekin davalı şirketten istirdadının istendiğini, çekin müvekkilince ödeme olarak ... Çelik Makina İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne kargo yolu ile göndermek üzere 21.10.2024 tarihinde ... Kargo Eskop şubesine teslim edildiğini, ancak çekin İzmir ilindeki alıcısına teslim edilmediğini ve kargoda zayi olduğunu, müvekkilince açılan çek iptali ve ödeme yasağı talepli davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 30.10.2024 tarihli tensip zaptı ile ödeme yasağı kararı verildiğini, daha sonra davalının bu davaya müdahil olduğunu, mahkemece istirdat davası açılması için bir haftalık süre verilmesi üzerine bu davanın açıldığını, davanın yasal hamil olan faktoring şirketine karşı açıldığını, Çekin İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini, davanın 13.01.2025 tarihinde açıldığını, davadan sonra ise keşideci tarafından ödeme yapılarak çekin 25.02.2025 tarihinde keşideciye teslim edildiğini, bu noktada çeki elinde bulunduran davalı şirketin çek üzerinde herhangi bir tasarruf hakkı kalmadığından davanın konusuz kaldığını, ancak mahkemece ayrıca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin HMK'nın 331.maddesine aykırı olduğunu, çekin müvekkilinin elinden çıkmasından sonra davalı ile ... arasında faktoring sözleşmesi imzalandığını, Müvekkilinin kendisinden sonra gelen cirantalarla bir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle çekin sonraki ciranta olan ... Proje İnşaat Kırtasiye Şirketine çekin ciro edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan davalının iktisabında ağır kusurlu olmadığının kabul edildiğini, müvekkilinin çeki gönderdiği şirketin yerleşim yerinin İzmir olmasına rağmen, zayi olan çeki iktisap eden müvekkilinden sonraki şirketin yerleşim yerinin ise Ankara olduğunu, davalının sunduğu fatura içeriğindeki ''takım dana et'' emtiasının müvekkili şirketin faaliyet alanı içinde olmadığını, sonraki cirantalar arasında da gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin çekin gerçek hamili olmasına rağmen vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkili ile müvekkilinden sonra cirosu bulunan şirketin iş kollarının farklı olması, bu şirketler arasında ticari ilişki olmaması, bunun doğal sonucu olarak da müvekkilinden sonra cirosu olan şirket ile faktoring sözleşmesi imzalanan ... arasında gerçek ticari ilişki olmaması nedeniyle faktoring sözleşmesi ile gerçek olmayan alacakların devir alındığını, mahkemece gerçek bir ticari ilişki bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, faktoring şirketlerinin öncelikle işlemin dayanağını oluşturan fatura veya benzeri belgelerin gerçekliğinden ve doğruluğundan emin olması, faktoring işlemine konu ticari alacak ve faturanın veya benzeri belgelerin sahte olup olmadığının tespitinin davalının sorumluluğunda bulunduğundan, bu sorumluluğunu da gereği gibi yerine getirmediğinden ağır kusurlu olduğunu ve davalının haksız olması nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava konusu çekin incelenmesinde; ... A.Ş'ye ait keşidecisi ... ... Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan 4527933 seri numaralı, 05.12.2024 keşide tarihli ve 129.549,00 TL bedelli çek davacı şirketin emrine düzenlenmiştir. Çekte lehdar cirosu bulunmaktadır. Davacı vekili bu çekin kargo yoluyla İzmir'de bulunan ... Çelik Makina İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne gönderildiğini, ancak kargoda çalınan veya kayıp olan çekin ... Proje İnşaat Kırtasiye Matbaa Madencilik Danışmanlık Elektronik Pazarlama Ve Tic. Ltd. Şti tarafından ciro edilerek ...'e verildiğini, ... ile davacı arasında düzenlenen faktoring sözleşmesi kapsamında davalı tarafından haksız şekilde iktisap edildiğini ileri sürmüştür. İncelenen çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmamaktadır.Diğer yandan davalı şirketçe, dava dışı ciranta arasında düzenlenen faktoring sözleşmesi kapsamında çek davalı tarafından iktisap edilmiştir. İktisap belgeleri arasında çek cirantaları arasında düzenlenen 23.10.2024 tarihli "Takım Dana Et" emtiasına ilişkin e-arşiv faturası da dosyada bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince toplanan delillere göre çekin davalı tarafından 6361 sayılı Kanun'un9.maddesine göre iktisap edildiğini belirlemiştir. Gerçekten de davalı, çeki anılan yasa hükmüne göre faktoring sözleşmesi ile iktisap etmiştir. İktisaba esas olarak çek cirantaları arasında gerçek bir mal veya hizmet alımı ilişkisi bulunduğu fatura ili kanıtlanmıştır. TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre somut olayda davacı, dava konusu olan, keşidecisi tarafından düzenlenip kendisine verilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Çekteki ciro silsilesi ve davacının cirosunun beyaz ciro olması ile sonraki iktisabın korunacağı, sonraki cirantalar arasında gerçek bir ticari ilişkinin bulunduğuna ilişkin faturanın sunulduğu, bu durumda davalının iktisabında ağır kusur veya kötü niyetinin kanıtlanmadığı ve davalının iktisabının korunması gerektiği anlaşılmaktadır.Davacı, çekin keşideci tarafından ödenerek alınması karşısında davanın konusuz kaldığını kabul etmiş ve buna ilişkin bir istinaf nedeni ileri sürmemiştir. İstinaf nedeni sadece vekalet ücretine ilişkindir. HMK'nın ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331/1 maddesiyle de “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.'' hükmü düzenlemiş olup, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilirken yargılama giderlerinin tayininde, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu belirlenerek yargılama giderleri hüküm altına alınacağı hükme bağlanmıştır. Her ne kadar davacı vekili, müvekkilinin davanın açılmasında haklı olduğunu ve davalının iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ileri sürmekte ise de davalının düzgün ciro silsilesi ile elinde bulundurduğu çekin, ancak davalının iktisabında ağır kusur veya kötü niyetli olduğunun kanıtlanarak geri alınabileceğini, davalının TTK'nın yukarıda belirtilen hükümler ile 6361 sayılı Yasa kapsamında, gerçek bir ticari ilişki sonucu ... tarafından iktisap edilen çeki, faktoring sözleşmesi ile iktisap ettiği, davalının iktisabının kambiyo hukuku ile faktoring işlemlerine ilişkin yasal düzenlemelere uygun olduğundan, davanın açılışındaki haklılık durumuna göre davalı yaranı vekalet ücreti takdir edilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.