T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1949 - 2026/1338 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1949 KARAR NO : 2026/1338 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :09/05/2024 NUMARASI : 2023/39 Esas, 2024/389 Karar DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. DAVA…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1949 - 2026/1338 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1949 KARAR NO : 2026/1338 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :09/05/2024 NUMARASI : 2023/39 Esas, 2024/389 Karar DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 28/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/05/2024 tarih ve 2023/39 Esas, 2024/389 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/01/2018 tarihinde ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu müvekkillerinin müteveffa ... hayatını kaybettiğini, ölüm nedeni ile müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, ölüm nedeni ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, 16/07/2018 tarihinde davacılara toplam 103.714,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, ancak zararın tam olarak karşılanmadığını belirterek yapılan kısmi ödeme de hesaplandıktan sonra destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe nolu 24/08/2017-24/08/2018 vadeli ZMMS ile sigortalı olduğunu, davacı tarafın müvekkil şirkete dava konusu olay ile ilgili olarak dava öncesinde başvurusu neticesi ibra karşılığı davacıya toplam 103.714,00 TL tazminat ödendiğini, müvekkil şirket sorumluluğunu yerine getirmiş olup bakiye sorumluluğu kalmadığını, bu sebeple haksız açılan iş bu davanın esastan reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğu, bu sebeple adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, zarar hesabının aktüerya bilim dalı ile uğraşan aktüer tarafından yapılması gerektiğini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirketin aleyhinde yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine de hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Davanın kısmen kabulüyle; A)Davacı ... için 1.700,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, B)Davacılar ..., ... yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; kusura yönelik eksik inceleme ile düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusur oranındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, hesaba yönelik yapılan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların yeterli olmadığını, kusur durumu tam olarak açıklığa kavuşmadan ve dosyanın kusur yönünden adli tıpa sevki taleplerini yerine getirilmeden dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesi ve bu şekilde hüküm yoluna gidilmiş olması hukuka aykırı olmakla birlikte hükme esas bilirkişi raporunca desteklik payları ve destekten yoksun kalınan tazminat miktarları eksik olarak hesaplandığını, sigorta şirketince müteveffanın yakınlarına ödenmesi gereken tazminat miktarı hesap edilirken Yerleşik Yargıtay içtihatlarınca da kabul görmüş kusurusuz sorumluluk ilkesi göz ardı edildiği ve yeterli inceleme yapılmadan müteveffanın ölümü ile desteğinden yoksun kalan diğer çocukları tazminat hesabının dışında bırakıldığını, istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile ilgili kararın istinaf sebepleri doğrultusunda bozulmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekilinin istinafının incelenmesinde: İlk derece mahkemesinin 2018/722 esas 2020/563 karar 15/09/2020 tarihli dosyasında davanın reddine karar verildiği, davacılar vekili tarafından dosyanın istinaf edilmiş olduğu, Dairemizin 2021/1530 esas 2022/2475 karar sayılı ilamı ile; "davacı ...'nın üniversite öğrencisi olup olmadığı araştırılmadan, her bir davacı yönünden davadan önce ödenen bedel tam olarak tespit edilmeden ve hatalı bir şekilde hazırlanan hesap raporuna göre karar verildiği" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı sonrasında dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 28/11/2023 tarihli ek raporunda, davacıların desteği ...'nın, davalı tarafa ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %10 kusuru neticesinde meydana gelen 25/01/2018 tarihli kaza sonrasında vefatı nedeniyle, TRH 2010 Kadın/Erkek Yaşam Tablosu ve "Progressive Rant ve %10 artırım %10 iskontolama yöntemi ile hak sahiplerinin davacı olmayan taraflarının(müteveffanın anne ve babasının) da yoksun kalınan destek zararları dikkate alınmak suretiyle yapılan ek hesaplamalarda ödeme tarihi(2018) itibariyle davacılardan ... dışındaki davacıların davalı şirketin sorumlu olabileceği %10 kusura isabet eden tüm destek zararlarının karşılanmış olduğuna, bakiye tazminat tutarının tespit edilemediğini, davacılardan ...'nın mezuniyet tarihine kadar hesap edilen destek zararının davalının %10 kusur sorumluluğuna isabet eden tutarının ise 277,57 TL olduğuna ve geçmiş dönem içerisinde zarar son bulduğundan rapor tarihi sonrası değişen asgari ücret artışlarının davacı ...'nın tespit edilen bu zarar miktarını değiştirmeyeceğini bildirmiştir. Mahkemece; tarafların (müteveffanın anne ve babasının) da yoksun kalınan destek zararları dikkate alınmak suretiyle yapılan ek hesaplamalarda ödeme tarihi (2018) itibariyle davacılardan ... dışındaki davacıların davalı şirketin sorumlu olabileceği %10 kusura isabet eden tüm destek zararlarının karşılanmış olduğu, bakiye tazminat tutarının tespit edilemediği, davacılardan ...'nın mezuniyet tarihine kadar hesap edilen destek zararının davalının %10 kusur sorumluluğuna isabet eden tutarının ise 277,57 TL olduğu ve geçmiş dönem içerisinde zarar son bulduğundan rapor tarihi sonrası değişen asgari ücret artışlarının davacı ...'nın tespit edilen bu zarar miktarını değiştirmeyeceği gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüyle; Davacı ... için 1.700,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacılar ..., ... yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355'inci maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; davacılar vekilince ileri sürülen tüm istinaf nedenlerinin ilk derece mahkemesince yargılama sırasında incelenip karar gerekçesinde izah edildiği, ilk derece mahkemesinin dairemizin ortadan kaldırma gerekçesine göre inceleme yaptığı ve rapor aldığı, davacıların diğer tüm istinaflarının dairemizin 2021/1530 Esas ve 2022/2475 Karar sayılı ilamı ile değerlendirildiği, bilirkişi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edildiği, sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40-TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.28.04.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.