T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/734 Esas KARAR NO : 2026/42 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ:121.436,49 EURO KARŞILIĞI 1.153.646,66 TL DAVA TARİHİ:17/12/2020 KARAR TARİHİ:22/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... 1983 yı…
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/734 Esas KARAR NO : 2026/42 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ:121.436,49 EURO KARŞILIĞI 1.153.646,66 TL DAVA TARİHİ:17/12/2020 KARAR TARİHİ:22/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... 1983 yılında suni deri, ayakkabı tabanı, kauçuk, yapıştırıcı ve boya gibi farklı sektörlere hammadde sağlamak amacı ile kurulmuş ve 1999 yılında “... Sistem Evi” yatırımı ile ayakkabı, otomotiv, mobilya, yapı ve inşaat sektörlerine yönelik ... sistemlerinin üretim, satış ve dağıtımına başladığını, müvekkil şirketin teknoloji ve müşteri odaklı bir ... sistem üreticisi olup üretim tesislerinde ileri teknoloji ile müşteri memnuniyeti ve sürdürülebilir, politikayı esas alarak üretimini sürdürmekte olduğunu, müvekkilinin sadece ülke genelinde değil yurtdışında da haklı bir tanınırlığının olduğunu, pek çok ülkeyle de ticari ilişkilerinin bulunduğunu, Azerbaycan'da bulunan davalı şirketin de müvekkil şirketin ham madde ihracatı yaptığı şirketlerden biri olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılına dayandığını, müvekkil tarafından, davalı firmaya ham madde ihracatı yapıldığını ancak davalı şirketin müvekkiline olan borcunu ödemediğini, ödeme konusunda sorun yaşamaya başlayan davalı ile müvekkilinin pek çok kez gerek telefon ve mail yolu ile gerekse de yüz yüze görüşme yaptıklarını ve her defasında davalının borcu ödeyeceğini söylediğini ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili ile ticari ilişkisini sürdürmek isteyen davalı tarafından bu kez de 121.436,49 Euro bedelli, 28.02.2015 vade tarihli senet düzenlendiğini ancak söz konusu senede konu borcun da davalı tarafından ödenmediğini, senedin de ödenmemesi üzerine 2019 yılında davalıyla yeniden görüşüldüğünü, davalının bizimle çalışmaya devam etmesi halinde ara ödemeler ile borcunu kapatmasının mümkün olacağını vaad etmesi üzerine davalı şirketle yeniden akreditifli işlem ile çalışmaya başlandığını, bu konuyla ilgili mail yazışmalarının da mevcut olduğunu, ancak davalının yine vaadini yerine getirmediğini, müvekkil şirketin telefonlarına bile cevap vermekten kaçındığından huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalının 121.436,49 Euro borcunun bulunduğunu, müvekkil ... ... ile senet üzerinde ünvanı yazan ... Kimya şirketi TTK 161/2.maddesine göre asimetrik bölünme yöntemiyle bölünerek, müşteri hesapları fabrika ve ticari grup olarak ayrıştırıldığını, davalı ... şirketinin fabrika ürün grup müşterisi olduğu için bakiye borcunun müvekkil ... ...'a devredildiğini, borca konu senetten de anlaşılacağı üzere, 28.02.2015 vade tarihli senedin davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalı borçlunun mal varlığında meydana gelebilecek herhangi bir tasarrufun müvekkil alacaklının hakkını elde etmesini önemli ölçüde zorlaştırdığını, bu sebeple, davalının söz konusu borca yeterli olacak şekilde üzerine kayıtlı yeterli menkul, gayrimenkul mallarına, 3. Şahıslarda bulunan alacaklarına ve banka mevduat hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı .... Şirketini davalı ... LTD: aleyhine "ödenilmiş borcun davalıdan davacı aleyhine kesilmesi" talebine dair 2 nolu Bakü İdari-İktisat Mahkemesi'nde dava açıldığını, mahkemenin 28/09/... tarihli 2-2(82) -936/... nolu kararı ile davacı .... Şirketinin davalı ... Ltd. Aleyhine "ödenilmiş borcun davalıdan davacı aleyhine kesilmesi" talebine dair dava dilekçesinin mahkemenin icraatına kabul edildiğini, bunun yanı sıra ... Ltd. İle davacı ... aleyhine "sözleşme taahhütlerinden muaf tutulma, maddi ve manevi zararın ödenilmesi" talebine dair dava dilekçesi ile mahkemeye başvuruda bulunduğunu, adı geçen her iki dava talebi üzerine davanın 10/08/2018 tarihinde 2 nolu Bakü İdari İktisat Mahkemesi'nde görüldüğünü, davacı ... şirketinin davalı ... şirketi aleyhine "ödenilmemiş borcun davalıdan davacı aleyhine kesilmesi'ne dair dava talebi ve ... şirketi aleyhine "sözleşmenin taahhütlerinden muaf tutulma, maddi ve manevi zararın ödenilmesi" ve 2-2 (8) -62/2018 nolu kararnamesi ile kabul edildiğini, zira mevzuatta ön görülen 01 (bir) ay süresi içinde hukuki dava üzere her iki taraf yani davacı ... şirketi ve davalı ... tarafından İstinaf davası açılmadığını, mahkeme kararnamesinin kesinleştiğini, İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin icraatında olan uyuşmazlık dava görüldüğünden aynı konu ve aynı taraflar arasında yeniden dava görülemeyeceğini, zira dava talebi üzere davanın icraatına son verildiğini, sonucunda dair bilgi verilmesini rica ettiğini, taraflar arasında mevcut 05/07/2012 tarihli sözleşme ile arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından müvekkiline satışı yapılan ürünlerden Ağustos 2014 yılından itibaren gönderilen ürünün kalitesinin alıcı müvekkili şirketin üretim taleplerine uygun gönderilmediğini, taraflar arasındaki s özleşme uyarınca müvekkili şirketin, üretimin kalitesiyle ilgili problem olması halinde satıcıya (davacıya) bildirim yükümlülüğünün yerine getirmediğini, satış konusu ürünlerde yer alan ayıpların defaatle davacıya elektronik yazışma, telefon ve iki taraflı görüşmelerin şirket tarafından ürünlerin kalitesiz olması nedeni ile ödeme yapılmayacağı hususunun karşı tarafa belirtildiğini, müvekkilinin davacının sözleşme taahhütlerini yerine getirmemesinin ve kalitesiz malzemeleri göndermesi sebebiyle büyük zarara uğradığını, davacıdan sözleşme taahhütlerini yerine getirmediğinden dolayı 260.000 manat bedelinde maddi zararın, 100.000 manat bedelinde ise kaybolan zararın ve 100.000 manat bedelinde şirketin ünvanına değmiş zararın ... Kimya ... Şirketinden alınarak ... Ltd. Şirketine ödenilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gereken deliller de celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava; taraflar arasında ham madde alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan talep ettiği alacak istemine ilişkindir. Davacı yanın davalının mal varlığı ve hesapları üzerine borca yeter miktarda ihtiyati tedbir konulması talebinin mahkememizce 21/12/2020 tarihli tensip ara kararı ile reddine karar verildiği anlaşıldı. Mahkememizce celp edilen ... ATM'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyanın Azerbaycan 2 nolu Bakü İdari İktisadi Mah. 10.08.2018 tarihli ve 2-2(82) - 62/2018 sayılı kararı ile davamızın davacısının açtığı davanın reddedilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine açılan işbu hükmün tanınması ve tenfizi istemine ilişkin açılan bir dava olduğu, anılı dosyada Azerbaycan 2 nolu Bakü İdari İktisadi Mah. 10.08.2018 tarihli ve 2-2(82) - 62/2018 sayılı kararının tanınması ve tenfizine karar verildiği, kararın yargı yolu incelemesinden geçerek yargıtayca onanması suretiyle 20/10/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; Mahkememizde açılan işbu alacak davasında davacı şirket tarafından, davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılına dayandığı, müvekkil tarafından, davalı firmaya ham madde ihracatı yapıldığını ancak davalı şirketin müvekkiline olan borcunu ödemediğini, ödeme konusunda sorun yaşamaya başlayan davalı ile müvekkilinin pek çok kez gerek telefon ve mail yolu ile gerekse de yüz yüze görüşme yaptıklarını ve her defasında davalının borcu ödeyeceğini söylediğini ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili ile ticari ilişkisini sürdürmek isteyen davalı tarafından bu kez de 121.436,49 Euro bedelli, 28.02.2015 vade tarihli senet düzenlendiğini ancak söz konusu senede konu borcun da davalı tarafından ödenmediğini, senedin de ödenmemesi üzerine 2019 yılında davalıyla yeniden görüşüldüğünü, davalının bizimle çalışmaya devam etmesi halinde ara ödemeler ile borcunu kapatmasının mümkün olacağını vaad etmesi üzerine davalı şirketle yeniden akreditifli işlem ile çalışmaya başlandığını, bu konuyla ilgili mail yazışmalarının da mevcut olduğunu, ancak davalının yine vaadini yerine getirmediğini, müvekkil şirketin telefonlarına bile cevap vermekten kaçındığından huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalının 121.436,49 Euro borcunun bulunduğunu, müvekkil ... ... ile senet üzerinde ünvanı yazan ... Kimya şirketi TTK 161/2.maddesine göre asimetrik bölünme yöntemiyle bölünerek, müşteri hesapları fabrika ve ticari grup olarak ayrıştırıldığını, davalı ... şirketinin fabrika ürün grup müşterisi olduğu için bakiye borcunun müvekkil ... ...'a devredildiğini, borca konu senetten de anlaşılacağı üzere, 28.02.2015 vade tarihli senedin davalı şirket tarafından ödenmediği iddiasına dayalı işbu alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizde açılan işbu davalı ile, tarafları ve konuları aynı olan Azerbaycan 2 nolu Bakü İdari İktisadi Mah. 10.08.2018 tarihli ve 2-2(82) - 62/2018 sayılı kararının verildiği kesinleştiği, davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmüş ve yargılama devam ederken, ... ATM'nin ... sayılı dosyasında bahsi geçen Azerbaycan mahkemesi kararının tenfizine karar verildiği ve kararın yargı yolu itirazlarından geçerek, Yargıtay tarafından onanarak 20/10/2025 tarihinde kesinleştiği, böylece derdest olan yabancı ülkede ki, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın tenfiz ile kesin hüküm haline dönüşmesi nedeniyle kesin hüküm itirazının yerleşik yargıtay kararlarına göre haklı ve hukuka uygun olduğu mahkememizce benimsenmiştir. Bu nedenle; mahkememizde açılmış bulunan işbu davanın konusu, tarafları ve sebebi aynı olan davadan önce Azerbaycan mahkemelerinde açılmış bulunan davanın sonuçlandığı ve (Azerbaycan 2 nolu Bakü İdari İktisadi Mah. 10.08.2018 tarihli ve 2-2(82) - 62/2018 sayılı kararı ile) davamızın davacısının açtığı davanın reddedildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine .... ATM ... Karar sayılı kararı ile işbu hükmün tanınması ve tenfizine karar verildiği, kararın yargı yolu incelemesinden geçerek yargıtayca onanması suretiyle 20/10/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, artık derdest bir davanın değil kesin hükmün bulunması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi gereğince aynı davanın daha önceden karara bağlanmış ve yargılama sırasında tanıma ve tenfizi nedeniyle Türk Mahkemelerinde geçerli, uygulanabilir bir hüküm haline dönmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK 114/1-i ve 115/2.maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizde açılmış bulunan işbu davanın konusu, tarafları ve sebebi aynı olan davadan önce Azerbaycan mahkemelerinde açılmış bulunan davanın sonuçlandığı ve (Azerbaycan 2 nolu Bakü İdari İktisadi Mah. 10.08.2018 tarihli ve 2-2(82) - 62/2018 sayılı kararı ile) davamızın davacısının açtığı davanın reddedildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine .... ATM ... Karar sayılı kararı ile işbu hükmün tanınması ve tenfizine karar verildiği, kararın yargı yolu incelemesinden geçerek yargıtayca onanması suretiyle 20/10/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, artık derdest bir davanın değil kesin hükmün bulunması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi gereğince aynı davanın daha önceden karara bağlanmış ve yargılama sırasında tanıma ve tenfizi nedeniyle Türk Mahkemelerinde geçerli, uygulanabilir bir hüküm haline dönmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK 114/1-i ve 115/2.maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 19.701,41 TL harcın alınması gereken 732,00 TL harçtan mahsubu ile arda kalan 18.969,41 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 45.000,00 TL ücret-i vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı , kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye .. e-imza Katip ... e-imza