T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1020 Esas KARAR NO : 2025/1863 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2022/236 Esas - 2023/276 Karar TARİHİ: 05/04/2023 DAVA: Kefalet Sözleşmesinin Feshi KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1020 Esas KARAR NO : 2025/1863 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2022/236 Esas - 2023/276 Karar TARİHİ: 05/04/2023 DAVA: Kefalet Sözleşmesinin Feshi KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2008 yılında ... Boya ve Tekstil Ürünleri Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ... Boya ... Baskı Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş. ve ... Dayanaklı Tüketim Mal. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı banka'nın Bakırköy Şubesi'nden kullandığı kredilerin teminatı için kefalet sözleşmesi imzalandığını, bu kefalet sözleşmesinden dolayı müvekkilinin ticari yaşamının adeta ipotek alıdığının, anılan (TBK md 598) yasa maddesi gereğince 10 yıllık sürenin geçtiğini, davalı ile yapılan kefalet sözleşmesinin feshi için işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu belirterek, davalı banka ile yapılan kefalet sözleşmesinin feshine, harç, masraf ve avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf hakkında, yasal süresi içerisimde İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 3 adet 1.055.074,29 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri ve 12/08/2008 tarihli protokol ile Bolu 3. Noterliği'nin 05/02/2009 tarihli ... yevmiye numaraları ihtarnamesine konu ilamsız takip başlatıldığını, TTK 5/A maddesine 06/12/2018 maddesi ile ticari davalarda arabuluculuğun zorunlu hale geldiğini, arabuluculuğa başvurmadan açılan davanın reddi gerektiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı defi ve itirazları bulunduğunu, 12/03/2018 tarihli protokolle yeni bir kefalet sözleşmesi imzalandığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, BK md 154 uyarınca 12/03/2018 tarihinde imzalanan protokol ile on yıllık sürenin kesildiğini, davacı tarafın müşterek ve müteselsil kefil olduğu dosya ile ilgili İstanbul 14. ATM'nin 2009/373 E.-2010/692 K. sayılı itirazın iptali davası açıldığını ve müvekkilinin lehine sonuçlandığını, icra dosyasında bir çok hukuk ve ceza davasının söz konusu olduğunu, takip ve davalar ile de zamanaşımının kesildiğini belirterek, davacının davasının reddi ile masraf ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/04/2023 tarih ve 2022/236 Esas - 2023/276 Karar sayılı kararında; ".......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu icra takibinin dayanağı kefalet sözleşmelerinin ve protokolün 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde imzalandığı, ancak Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca sona ermeye ilişkin hükümlerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanacağı, 6098 sayılı Kanun'un 598/3 hükmünde düzenlenen sürenin hak düşürücü süre olduğu, TBK 598/4 maddesinde kefilin on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebileceğinin düzenlendiği, takip tarihi itibarı ile on yıllık sürenin dolmadığı ve açılan itirazın iptali davası ile davacı yönünden takibin devamına karar verildiği, kredi sözleşmelerine ve protokole kefil sıfatıyla imza atan davacı için hak düşürücü süre içinde icra takibi yapılması, takibin mahkeme ilamı ile devamına karar verilmesi ve icra takibinde son işlem tarihi üzerinden on yıllık sürenin geçmemiş bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının kefaletten kaynaklı sorumluluğunun devam ettiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun BK madde 598'e göre kefalet sözleşmesinin feshi talebi olduğunu ve mahkemenin davanın reddine karar verdiğini, gerekçesinde asıl borçlu yönünden takibin kesinleşmiş olduğunu ileri sürdüğünü, oysa müvekkil ile davalı banka arasında akdedilen kefalet sözleşmesinin 2008 yılında yapıldığını, dosya incelendiğinde görüleceği üzere kefalet sözleşmesinin akdedildiği tarihten bu yana yaklaşık 14 yıl geçtiğini, bu nedenle kanunun aradığı şartlara uygun olarak haklı nedenle yapılan kefalet sözleşmesinin feshinin istendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, kefalet sözleşmelerinin feshi istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, ... Boya ve Tekstil Ürünleri Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Boya ... Baskı Tekstil Sanayi ve Tic AŞ. ve ... Dayanıklı Tüketim Mal.Tic.Ltd.Şti'nin Banka'nın Bakırköy Şubesi'nden kullandığı kredilerine kefil olduğunu, kefaletinin TBK md 598 madde uyarınca sona erdiğini belirtmekte, davalı Banka ise, on yıllık sürenin 12.03.2018 tarihli protokol (protokol tarihinin 12.03.2008 olduğu, beyanın maddi yanılgıya dayandığı anlaşılıyor) ve İstanbul 14.ATM'nin 2009/373-E sayılı itirazın iptali davası ile İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ...-E sayılı takip dosyasında çok sayıda ceza ve hukuk davasının söz konusu olması nedeniyle zamanaşımının kesildiğini ifade etmektedir.Davalı Banka tarafından sunulan ... fotokopilerine göre ; davalı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı kredi borçlusu ... Boya Tekstil Ürünleri Tur İnş San ve Tic. A.Ş. Arasında 08.06.2006 - 09.04.2007 - 26.06.2007 - 12.03.2008 tarihli ... sözleşmeleri imzalandığı, yine davalı ... Bankası ile dava dışı kredi borçlusu ... Boya ... Baskı Teks San ve Tic A.Ş. Arasında 31.07.2007 - 31.08.2007 - 06.09.2007 tarihli .... İmzalandığı, davacı ...'ın tüm bu .... Ni müteselsil kefil olarak imzaladığı, Davalı Banka ile dava dışı kredi borçluları ... Boya Tekstil Ürünleri Tur İnş San ve Tic. A.Ş. ve ... Boya ... Baskı Teks San ve Tic A.Ş. arasında düzenlenen 12.08.2008 tarihli, kredi borcunun bir bölümün taşınmaz alımı ile tasfiyesi, kalan bölümün taksite bağlanması ile yeni kredi açılmasını içeren 12.03.2008 tarihli protokolde, davacı ...'ın, diğer kefiller (...) ile birlikte “Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu,Davalı Banka tarafından gönderilen Bolu 3.Noterliği'nin 05.01.2009 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile '... Boya ... Baskı Tekstil San ve Tic A.Ş. ile banka arasında akdedilen 31.07.2007, 31.08.2007 ve 06.09.2007 genel kredi sözleşmelerine göre kullandırılan krediler nedeniyle 05.01.2009 tarihi itibarı ile 232.679,16-TL borç bulunduğunu,diğer muhatapların müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarından borçtan sorumlu bulunduklarını, muhatapların borcunun muaccel olduğunu ve kat edildiğini, borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren ödeneceği tarihe kadar işleyecek faizi ve diğer fer'ileri ile birlikte ödenmesini, bankanın genel kredi sözleşmelerinden, 12.03.2008 tarihli protokolden ve mevzuattan doğan alacaklarının her türlü icra/mahkeme harç, masraf, vekâlet ücreti ve 9672 temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve sair yasal fer'ileri birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağı” ihtar edilmiştir.Davalı banka tarafından İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ...-E sayılı dosyası ile 09/03/2009 tarihinde davacı ile dava dışı borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı borçlunun borca itiraz etmesi üzerine İstanbul 14. ATM'nin 2009/373-Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 01.11.2010 tarih ve 2009/373-E ve 2010/692-K sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararı tarafların temyiz etmemesi sonucunda 19.10.2012 tarihinde kesinleşmiştir.Davalı banka tarafından İstanbul 8.İcra Müdürlüğü'nün ...-E (Yeni No: ...-E) sayılı dosyası ile 13/11/2008 tarihinde davacı ile dava dışı borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, Yine, davalı banka tarafından İstanbul 8.İcra Müdürlüğü'nün ...-E (Yeni No: ...-E) sayılı dosyası ile 13/11/2008 tarihinde davacı ile dava dışı borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafın, 818 sayılı BK. Yürürlükte olduğu, 2006-2007 tarih aralığında imzalanan ve yukarıda belirtilen .... Ni müteselsil kefil olarak imzaladığı anlaşılmıştır. 6101 sayılı Kanunun 1.m.son cümlesi uyarınca TBK'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiili ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye TBK hükümlerine tabi olup, aynı yasanın 5/2. maddesi uyarınca TBK ile hakdüşürücü süre ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuş ise, hak sahipleri TBK'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak bu ek süre, TBK'nda öngörülen süreden daha uzun olamaz. TBK’nun 598/3. maddesinde ''Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.'', 598/4. maddesinde ''Kefalet 10 yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Tüm bu hükümler birlikte değerlendirilerek somut olaya dönüldüğünde; kefalet borcunun sona ermesiyle ilgili olarak 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmelerinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden önce akdedildiği, yukarıda yazılı icra takip tarihleri itibariyle müteselsil kefil olan davacının sorumluluğunun sona ermediği, kefillere başvuru yönünden hak düşürücü sürenin dolmadığı ve davacının kefaletten kaynaklı sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmıştır. Bu tesbitler doğrultusunda İDM tarafından davanın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.