İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... ... ... Limited Şirketi tarafından davalı ... Müdürlüğüne karşı İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 2008/1139 E. sayılı dava dosyasına kayden dava ikame edilmiş oldu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1247 KARAR NO : 2025/2076 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/05/2025 NUMARASI : 2025/51 Esas - 2025/316 Karar DAVA: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... ... ... Limited Şirketi tarafından davalı ... Müdürlüğüne karşı İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 2008/1139 E. sayılı dava dosyasına kayden dava ikame edilmiş olduğunu anılan Mahkemenin kararının bozulması üzerine İstanbul 5. Vergi Mahkemesi 2014/1051E üzerinden yargılamaya devam edildiğini, İstanbul 5. Vergi Mahkemesi 30/06/2014 tarihli, 2014/1051 E. - 2014/1468 K. sayılı kararında, davanın reddine, A.A.Ü.T. uyarınca davalı İdare lehine 1.100 TL avukatlık ücreti ödenmesine karar verildiğini, davacı firma tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğunu ve taleplerin kesin olarak reddedildiğini, söz konusu kararın 09/09/2017 tarihinde kesinleştiğini, Avukatlık ücretinin ödenmemesi üzerine 29/06/2024 tarihinde İstanbul 28. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına kayden icra takibi başlatıldığını, takibin başlatılmasıyla alacak zamanaşımının kesildiğini fakat davacı firma 16/07/2014 tarihinde Ticaret Sicilinden resen terkin edilmiş olduğundan İcra Müdürlüğünce firmaya icra emri tebliğ edilemediğini ve yapılan icra takibinin durduğunu, söz konusu vekalet ücretinin ilk derece Mahkemesi karar tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile beraber tahsili gerektiğini, yine ... ... ... Limited Şirketi tarafından davalı ... Müdürlüğüne karşı İstanbul 13. Vergi Mahkemesi 2015/1116E sayılı dava dosyasına kayden dava ikame edilmiş olduğunu, anılan Mahkemenin 09/03/2017 tarihli, 2015/1116 E. ... K. sayılı kararında, davanın ehliyet yokluğundan reddine, A.A.Ü.T. uyarınca davalı İdare lehine 1100 TL avukatlık ücreti ödenmesine karar verildiğini, bundan sonra davacı firma tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu taleplerin reddedildiğini, söz konusu kararın 30/01/2018 tarihinde kesinleştiğini, Söz konusu vekalet ücretinin ilk derece Mahkemesi karar tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile beraber tahsili gerektiğini, sirketin hukuki varlıgının sona ermis olması nedeniyle, sirketin tasfiye işlemlerinin yapılması suretiyle ihyasının ve yeniden tescilinin saglanması ve ek tahakkuk, para cezasından kaynaklanan kamu alacaklarının yukarıda anılan mevzuat uyarınca asıl borçlu sirket adına kesinlestirilmesi ve kesinlestirmeden sonra sirketten tahsili yoluna gidilmesi, tahsil edilememesi durumunda sorumlulugu çerçevesinde sirket ortaklarına basvurulması gerektiginden Istanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı ... ... ... Limited Şirketinin mahkeme kararları sonucu dogan kamu alacaklarının tebligi,kesinlestirilmesi ve tahsilat işlemlerinin gerçeklestirilmesi amacıyla ihyasını talep etme zarureti hasıl oluğunu belirterek sözü edilen kamu alacaklarının tebliğ ve tahsilatına ilişkin işlemlerin tamamlanabilmesini teminen ... ... ... Limited Şirketi hakkında tüzel kişiliğinin ihyası ile yeniden tesciline, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memuru aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7'nci Maddenin 15'nci fıkrası, "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuk menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmününün haiz olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, 29.05.2024 tarihinde rEsmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı TTK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "..Davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden terkin edilen ... ... ... LİMİTED ŞİRKETİ"nin İstanbul 28. İcra müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında işlemlerin yürütülmesi ve İstanbul 13. Vergi Mahkemesinin 2015/1116 esas 2017/696 karar sayılı dosyanın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere geçici olarak ihyasına," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her ne kadar davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan yargılama ile davacı taraf olarak lehine vekalet ücreti takdirine gidilmediğini, hükmün bu kısım dışında onanmasına ve bu yönüyle incelenerek hükmün vekalet ücreti yönünden bozulmasına diğer kısmı yönünden onanmasına karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti giderlerinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir.23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine "....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesi eklenmiştir.TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halindeDerdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir.Somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından dava dışı şirketin TTK geçici 7. Madde kapsamında 07/07/2014 tarihinde 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, nedeniyle ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest icra takibi bulunduğu görülmüştür. Davacının kesinleşen dava dosyası ve icra takibi işlemleri nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesinde, ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasında (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2022 tarih 2022/2187 E. 2022/3135 K.) ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; İstinaf yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran davacı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1) ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025