T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1006 - 2025/1674 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1006 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1674 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2023 ESAS NO : 2021/714 E 2023/105 K -33482] UETS DAVANIN KONUSU…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1006 - 2025/1674 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1006 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1674 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2023 ESAS NO : 2021/714 E 2023/105 K -33482] UETS DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı şirketten mal satın aldığını ve bu kapsamda fatura düzenlendiğini, davalı şirketin düzenlenen fatura içeriklerine itiraz etmediğini, yine kayıtların yer aldığı mutabakat mektubuna karşı bir itirazda bulunmadığını, ilerleyen süreçte davalının ödemeleri gerçekleştirmediğini, borcun süresinde yatırılmaması üzerine davalı borçlu hakkında Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3987 Esas sayılı dosyası ve Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5752 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takiplere itiraz ettiğini ve icra takiplerinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borçlara itiraz ettiğini belirterek, itirazların iptaline ve takiplerin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından asıl alacağın kabul edildiğini ve icra dosyalarına ödemeler yapıldığını, ancak eldeki davanın işlemiş faiz üzerinden açıldığını ve davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın asıl alacağa ilişkin olmayıp takip tarihine kadar işleyen faize ilişkin olduğu, faturaların her birinde fatura tarihinden itibaren 30 gün eklenmek suretiyle net ve belirli şekilde vade tarihi konulduğu ve gecikme olması durumunda %8 gecikme zammının uygulanacağının açıkça ifade edildiği, sunulan evrak içeriğinden faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK'nın 1530. maddesinin 2. fıkrası ve aynı maddenin 4. fıkrasının a ve b bentleri uyarınca belirlenen vade tarihi itibariyle borcun muaccel hale geldiği ve fatura alacaklarından dolayı davalı şirketin temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sadece faize itiraz ettiğini, talep şartları oluşmayan işlemiş faiz alacağı için takip yapılmasında ve dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, asıl alacağın kabul edildiğini ve icra dosyasına tüm ödemelerin yapıldığını, davacı şirketin icra dosyalarında hangi oranda faiz istenildiğini açıklamadığını, icra dosyasında sadece "faiz" şeklinde bir ibarenin yer aldığını, faizin asıl alacağa bağlı yan hak niteliğinde olduğunu, asıl alacağın sora ermesi ile faizin de sona ereceğini, düzenlenen faturaya itiraz edilmemesinin vadenin, faizin, gecikme zammının vb. kayıtların kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, bahsi geçen faturaların büyük bir kısmında 30 günlük vadelerin yer almadığını, mahkemenin eksikliklerin tamamlanması için süre verdiğini, bunun üzerine davacı şirketin imzasız ve denetlenebilir nitelikte olmayan tek taraflı hazırlanan bir belgeyi sunduğunu, HMK'nın 318. maddesine göre ibraz edilen belgenin hükme esas alınamayacağını, bilirkişinin icra takibinde belirlenen faiz başlangıç tarihini ve faiz oranını tek başına belirlemesinin hatalı olduğunu, İİK'nın 58. maddesinin 3. fıkrasının açık olduğunu, somut olayda TTK'nın 1530. maddesinin uygulanma olasılığının bulunmadığını, ilgili maddenin uygulanabilmesi için belirlenen bir ödeme tarihinin mevcut olması gerektiğini, diğer yandan temerrüt faizinin ancak miktarın ve oranın takip talebinde anlaşılır şekilde yazılması halinde mümkün olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, satın alınan mallar nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine kısmen yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satın alınan mallar nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine kısmen yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3987 Esas sayılı dosyası ile; davacı ... Madencilik İnşaat Nakliye Taahhüt Harfiyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. hakkında, 1.012.119,02 TL asıl alacak ve 40.684,00 TL işlemiş faiz toplamı 1.052,803,87 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.ce asıl alacak kabul edilerek 12/04/2021 tarihinde asıl alacağın ferileri ile birlikte toplamı olan 1.117,819,97 TL tutarın ödendiği, ancak işlemiş faize itiraz edildiği, İcra Müdürlüğünce, yapılan ödemeden sonra 01/05/2021 tarihinde kapak hesabı çıkarılarak 61.778,69 TL bakiye borç belirlendiği, Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5752 Esas sayılı dosyası ile; davacı ... Madencilik İnşaat Nakliye Taahhüt Harfiyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. hakkında, 128.225,79 TL asıl alacak ve 194,34 TL işlemiş faiz toplamı 128.420,13 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.ce asıl alacak kabul edilerek 17/05/2021 tarihinde asıl alacağın ferileri ile birlikte toplamı olan 145.313,87 TL tutarın ödendiği, ancak işlemiş faize itiraz edildiği, İcra Müdürlüğünce yapılan ödemeden sonra 20/05/2021 tarihinde kapak hesabı çıkarılarak 6.183,42 TL bakiye borç belirlendiği, Bunun üzerine, davacı yanca söz konusu kapak hesapları esas alınarak, 61.778,69-TL + 6.183,42 = 67.962,11 TL üzerinden dava açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun "Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" başlıklı 1530. maddesinin 2. fıkrasında, "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer." düzenlemesi ile, Aynı maddenin 4. fıkrasında, "Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda...." düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre, TTK m. 1530/2 uyarınca, tarafların sözleşmede ödeme gününü veya süresini kararlaştırdıkları hallerde, borçlu, alacaklıya herhangi bir ihtarda bulunmasına gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve sözleşmede şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır. Bu hüküm borçlu temerrüdüne ilişkin olarak TBK’da yer alan genel düzenleme ile çelişir. TBK m. 117 uyarınca, borçlunun temerrüde düşmesi için kural olarak alacaklı tarafından temerrüde düşürülmesi şarttır. Bu kuralın tek istisnasını, sözleşmede kararlaştırılan vadenin "belirli bir vade" niteliği taşıdığı haller oluşturur. Bir başka ifadeyle, TBK m. 117 uyarınca, sözleşmede belirli bir vadenin öngörülmediği her durumda, borçlunun temerrüde düşebilmesi için, alacaklı tarafından temerrüde düşürülmesi gerekir. Oysa, TTK'nın 1530. maddesi, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılan durumlarda, alacaklının ihtarına gerek kalmaksızın borçlunun temerrüde düşmesini öngörür. Diğer yandan, mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. Bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterlidir. Eldeki dosyada davacı şirket vekili dava dilekçesi ile, davalı şirketten mal satın aldığına ve bu kapsamda fatura düzenlendiğine, ancak davalının ödemeleri gerçekleştirmediğine, bunun üzerine davalı borçlu hakkında alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığına dair iddiada bulunmuş, davalı şirket vekili ise cevap dilekçesi ile, davanın işlemiş faiz üzerinden açıldığı ve davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı yönünde açıklama yapmıştır. Dolayısıyla, somut olayda, davacının istemi açık olup, dava dilekçesinde taraflar arasındaki mal satımı nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili amacıyla başlatılan her iki icra takibi için asıl alacağın dava konusu yapılmadığı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen işlemiş faizler için itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin tetkikinde, taraflar arasında mal alım satımına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı tespit edilmekle birlikte, satın alınan ürünlere ilişkin faturaların düzenlendiğinin görüldüğü, söz konusu faturaların bir kısmının üzerinde "30 gün" ibaresinin bulunduğu, bir kısım faturalarda ise herhangi bir sürenin yer almadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, yukarıda yer alan madde metni ve dosya içeriğindeki açıklamalardan, iş bu davanın mal satımından kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemini içerdiği ve buna göre davalı tarafından söz konusu icra takibi nedeniyle Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3987 Esas sayılı dosyasında yapılan 1.117,819,97 TL ödemenin ve Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5752 Esas sayılı dosyasında yapılan 145.313,87 TL ödemenin, mal satımı nedeniyle düzenlenen takibe konu faturalara ilişkin olduğu, yine itiraz edilen kısmın da bu doğrultuda oluşturulan faize yönelik bulunduğu, bu hali ile, mahkemece hükme esas alınan TTK'nın 1530. maddesinin (2. fıkra), mal tedarik sözleşmesine ilişkin olması nedeniyle somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, aynı zamanda davacı ... Madencilik İnşaat Nakliye Taahhüt Harfiyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından takipten önce davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ye ihtarda bulunulmadığı ve bu kapsamda davalının temerrüde düşürülmediği dikkate alındığında, davacı yanca işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmıştır. Kaldı ki, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların bir kısmının üzerinde yer alan "30 gün" ibaresi nedeniyle fatura tarihinden itibaren 30 gün sonrası için vadenin dolduğu iddia edilmektedir. Ne var ki, davacı şirketin alacağının dayanağı olan faturalar yönünden "30 gün"lük sürenin geçerli olabilmesi için taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşme ya da teamül olması gerektiği açıktır. Ancak, davacı yanca taraflar arasında vadeye ilişkin yazılı bir sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilmediği gibi vade uygulanmasına ilişkin teamül olmadığı dosya kapsamı ile anlaşılmış olup, bu haliyle faturaların bir kısmı üzerinde yer alan "30 gün" şeklindeki açıklamanın davalıyı bağlamadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davacı ... Madencilik İnşaat Nakliye Taahhüt Harfiyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ye karşı açtığı itirazın iptali istemli davada, davanın mal tedarikinden kaynaklanmadığı ve davalı şirkete karşı yapılan bir temerrüt ihtarının bulunmadığı, bu durumda temerrütün oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, somut olayda uygulanma yeri olmayan TTK'nın 1530. maddesi esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabet bulunmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/714 Esas, 2023/105 Karar sayılı ve 13/02/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-Davanın REDDİNE a)Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE, b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 1.160,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 545,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, c)6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydedilmesine, d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, e)Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi dikkate alınarak yatıran tarafa iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 5-Davalı tarafça yapılan 91,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a. maddesi gereğince kesin olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."