11. Hukuk Dairesi 2011/14284 E. , 2013/16468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.10.2010 tarih ve 2009/10-2010/534 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av. Ferhat Çolak dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/14284 E. , 2013/16468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.10.2010 tarih ve 2009/10-2010/534 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av. Ferhat Çolak dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, halka açık bir anonim şirket olan davalı şirketin sermaye artırımında ihraç edeceği hisse senetlerinin SPK tarafından 07.11.2003 tarih ve 57/1315 sayılı kararla kayda alındığını, sermaye artırımı kapsamında rüçhan haklarının kullanılmasından sonra kalan 90.424.764.000 TL nominal değerindeki hisse senetlerinin 17-18 Şubat 2004 tarihinde, iki iş günü içinde halka arzı gerçekleştirildikten sonra “hisse sened alım taleplerinin karşılanmadığı, hisse senedi alımı için şirkete faksla başvuruların dikkate alınmadığı, T.C. kimlik numarası bulunmayan bazı tasarruf sahiplerine dağıtım yapıldığı” yönünde müvekkili Kurul’a şikayetler olduğunu, yapılan incelemede davalının, Kurul’un halka arzlarda dağılımı en fazla sağlamak ve dağıtımda küçük tasarruf sahiplerinin öncelikle satın almasını sağlamak amacıyla yaptığı düzenlemelere aykırı davrandığı ve bu nedenle halka arz ve hisse senedi dağıtım işlemlerinin güvenirliğinin ortadan kalktığının tespit edildiğini, Kurul’un 26.03.2004 tarihli kararıyla, SPK’nın 7/son ve 46'ncı maddeleri uyarınca yatırımcıların hak ve yararlarının korunması için 90.424.764.000 TL değerindeki hisse senedinin halka arz ve dağıtım işleminin iptal edilerek işlemin yeniden yapılmasının şirketten istenmesine karar verdiğini, davalı şirketin Kurul kararlarının gereğini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalı şirketin sermayesinin 254.027.840.000 TL’den 1.270.139.200.000 TL’ye artırılmasının ticaret siciline tesciline ilişkin işlemin, sermaye artırım ve hisse senetlerinin satışının mevzuata ve usulüne uygun yapılmaması nedeniyle hukuka aykırılığının tespit ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin sermaye artırımının ticaret siciline tesciline ilişkin işlemlerin yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olup, sermayenin azalmasına veya kaybına yol açan bir işlem niteliğinde olmadığından SPK’nın 46/1-c maddesine dayanılarak davacının dava açma hakkı olmadığını, davacı tarafın işlemlerin iptalini gerektirir herhangi bir sebep göstermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, ortak olmayanların başvurularının faksla kabul edilmesi, bazı yatırımcıdan talep formlarının ve belgelerinin halka arz süresinden sonra tespit edilmiş olmasına rağmen başvuruların kabul edilmesi, rüçhan hakkı kullanımına ilişkin talepleri halka arz kapsamında değerlendirilen yatırımcıların, kimisinin pay bedelini ne zaman yatırdığına ilişkin dekont bulunmaması, talep formlarının tamamına yakınının tarihsiz olması, bazı banka dekontlarının tarihlerinin halka arz süresinden sonra olması halleri ciddi ihlaller olarak olarak kabul edildiği, halka arz ve satış işleminin iptali sonucuna götürecek ve müdahaleyi gerektirecek derecede önemli usulsüzlük ve aksaklıklar olduğu kanaatine varıldığı ve sermaye artırım işlemlerinin kısmen iptalinin de mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.