7. Hukuk Dairesi 2023/1650 E. , 2024/2091 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/603 E., 2022/2632 K. DAVA TARİHİ : 16.10.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/561 E., 2020/300 K. Taraflar arasındaki ivazlı mirastan feragat sözleşmesinin hata ve hile nedenleriyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın …
**7. Hukuk Dairesi 2023/1650 E. , 2024/2091 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/603 E., 2022/2632 K. DAVA TARİHİ : 16.10.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/561 E., 2020/300 K. Taraflar arasındaki ivazlı mirastan feragat sözleşmesinin hata ve hile nedenleriyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.10.2017 tarihinde ölen tarafların ortak murisi ile davacının 20.10.2015'te noterde mirastan ivazlı feragat sözleşmesi akdettiklerini, müvekkilinin sözleşmede ivaz olarak gösterilen 760.000TL'yi almadığını, murisin farklı tarih ve miktarlarda "mirastan feragat karşılığında" açıklamasıyla bankadan müvekkiline paralar gönderdiğini, murisin geri istemesi üzerine müvekkilinin davalı ...'a paraları iade ettiğini, havale açıklamalarındaki "mirastan feragat karşılığında" ibarelerine hiç dikkat etmediğini, bu ibareleri ancak ayrıntılı hesap dökümünü temin ettiği tarih olan 04.10.2018'de fark ettiğini, davalı ve murisin bu şekilde müvekkilini kandırdıklarını, bu hususta davalı ...'a yemin teklif etmek istediklerini, ayrıca davacının murisin işlerinin kötü gitmesi nedeniyle kendisini koruduğunu zannederek hataya düştüğünü ve bu hata sonucunda mirastan feragat sözleşmesini akdettiğini, murisin ölümünden sonra ise terekenin düşündüğünden çok daha fazla olduğunu öğrendiğini, ivazlar arasında aşırı oransızlık olduğunu, müvekkilinin çeşitli söz ve işlemlerle kandırılarak mirastan çıkarıldığını, açıklandığı üzere ivazı alma hususunda ve terekenin miktarına ilişkin olarak müvekkilinin hem kandırıldığını, hem de hataya düşürüldüğünü, mirasçılık hakkının olmadığını ve kandırıldığı hususlara ilişkin gerçekleri murisin ölümünden sonra öğrendiğini ileri sürerek mirastan feragat sözleşmesinin hata ve hile nedenleriyle iptalini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın esastan ve hak düşürücü süreden reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belge ve banka hesapları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde mirastan feragat sözleşmesi nedeniyle davacıya 1.041.427,20 TL ödendiğinin anlaşıldığı, davacının paraları davalı ...'a özgür iradesiyle gönderdiği, sözleşmenin tarafı olmayan davalı ...'a yemin teklifinin kabul edilemeyeceği, sonuç olarak hata ve hilenin ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, mirastan feragat sözleşmesinden önce murisin hediye maksadıyla davacıya bir ev ve bir araba aldığını, bunların dışında davacıya başka hiçbir kazandırma yapılmadığını, davacının banka havalelerindeki "mirastan feragat bedeli" açıklamalarına hiç dikkat etmediğini, zaten gönderilen paraların elden/banka aracılığıyla murise/ davalı ...'a iade edildiğini, kararda iadelerin özgür iradeye dayandığına değinilmişse de davacının kardeşine ve babasına güvenerek dekonta açıklama yazmayı düşünmemesinin aleyhe yorumlanamayacağını, davalı ...'un sözleşmenin imzalandığı noterde, davacıya alınan araba için gidilen galericide, davacıya imzalattırılan dekontta bizzat hazır olduğunu, ayrıca yaşlılığı nedeniyle internet bankacılığı kullanamayan murisin hesabından davacıya gönderilen paraların aslında davalı tarafından gönderildiğini, sonuç olarak tüm işlemlerin davalı ...'un kontrolünde yapıldığını, buna karşın sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı ...'a yemin tekliflerinin Mahkemece reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hata ve hile nedenleriyle mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ve 528 inci maddeleri. 2. Mirastan feragat sözleşmesi, feragat eden açısından sağlar arası bir işlem sayıldığından; feragat edenin irade sakatlığı sebebiyle iptal hakkı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 30 ve devamı hükümlerine tâbidir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.