11. Hukuk Dairesi 2012/18870 E. , 2013/17099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2010/462-2012/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2012/18870 E. , 2013/17099 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2010/462-2012/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki taşıma sözleşmesi gereğince gönderinin teslim edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin davalı tarafa teslim etmiş olduğu bu gönderinin alıcı firmaya teslim şartlarının da firma çalışanına 29.03.2010 tarihinde çekmiş olduğu faks talimatı ile bildirdiği, bu talimatta gönderinin alıcıya tesliminin müşterinin bankasına 23.532,00 TL nakit yatırılması, kalan 46.783,00 TL'ninde banka garantili draft için yatırdığı makbuz görüldükten sonra serbest bırakılması şartını içerdiğini, ancak teslimat esnasında faks ile bildirilen talimata riayet edilmediği, bu ihmal neticesinde müvekkili şirketin zarara uğradığını, ileri sürerek, şimdilik 70.312,53 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin taşıyıcı sıfatı ile üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği, müvekkili şirkete iddia edildiği gibi bir talimat verilmediği gibi müvekkilinin taşıma sözleşmesi ve kurallarına aykırı böyle bir talimata uyma yükümlülüğünün de bulunmadığını, müvekkilinin gönderici ile alıcı arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, yurt dışındaki alıcı şirketin mal bedeli ödememesindeki sorumluluğunun müvekkili şirkete yükletilemeyeceği savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme uluslararası havayolu ile eşya taşıma sözleşmesi niteliğinde olup ihtilafın Varşova-Lahey Konvansiyonu açısından değerlendirilmesi gerektiği, taşıma konusu eşyaların tam ve hasarsız olarak süresinde teslim edildiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, Varşova-Lahey Konvansiyonu 12. maddesinde davacı tarafın iddia edildiği şekilde bir talimatın göndericinin taşıma sırasındaki hakları arasında sayılmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede ödemeli gönderi hizmetinin sadece yurt dışı hizmetlerinde mevcut olduğu, davacı tarafından davalıya aksine bir talimat verilmediği sürece tüm yurt dışı alıcı ödemeli gönderilerin davalı tarafından derhal alıcıya gönderileceğinin hükme bağlandığı, sözleşmenin bu maddesi dikkate alınsa dahi davalıya gönderildiği iddia edilen faksın davalıya tebliğ edildiği konusunda bir belge sunulamadığı gibi taşıma senedi tarihinin 27.03.2010, faks tarihinin 29.03.2010 tarihli olduğu, Varşova-Lahey Konvansiyonunun 10. maddesi uyarınca havayük senedinin düzenlenmesinin göndericiye ait olup göndericinin yüke ilişkin bilgileri ve talimatları hava yük senedine yazması gerektiği, ancak havayük senedinde gönderici davacının gönderilen ticari malların bedellerinin ödendiğinin kontrol edilerek malın teslim edilmesi yönünde bir talimatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.