11. Hukuk Dairesi 2023/2812 E. , 2024/5690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1214 Esas, 2023/55 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1583 E., 2021/464 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adl
**11. Hukuk Dairesi 2023/2812 E. , 2024/5690 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1214 Esas, 2023/55 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1583 E., 2021/464 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin son hamili davalı banka olarak görülen 23.02.2016 keşide tarihli, 41.000 euro bedelli, 31.03.2016 keşide tarihli 89.850,00 TL bedelli ve 20.04.2016 keşide tarihli 74.750,00 TL bedelli çeklerden harici olarak haberdar olduklarını, çeklerde müvekkili şirketler adına atılı gözüken imzaların müvekkili şirketlerin yetkililerine ait olmadığını, bunun yanında davalıyla müvekkilleri arasında çek düzenlenmesini gerektirir bir hukuki ilişki de bulunmadığını ileri sürerek müvekkillerin davaya konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların bu konu ile ilgili çalıntı veya kayıp ilanı vermemiş olmasının ve özellikle aynı vekil aracılığı ile ve aynı iddiaları içeren davayı daha önceden de ikame etmelerinin keşideci ile birlikte hareket ettikleri hususunu açıkça ortaya koyduğunu, davacıların imzaya itirazının afaki olup ifayı geciktirme amacını taşıdığını, davacı şirketlerin aynı imza kombinasyonlarıyla keşide edilmiş yüzlerce çeki herhangi bir itirazda bulunmaksızın ödediklerini, bu hususta araştırma yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketlerin imza inkarında bulunması nedeniyle çeklerde şirketlere atfen atılan imzalar konusunda imza incelemesi yapılması gerektiği, dava konusu çeklerin sırasıyla 05.11.2015, 06.07.2015 ve 05.11.2015 tarihlerinde davalıya tevdi edildiği gözetildiğinde, davacı şirketlerin bu tarihteki yetkililerinin belirlenmesi gerektiği, davacı ... şirketinin 09.06.2014-16.11.2015 tarihleri arasında ..., ... ve ... tarafından çift imza ile; 16.11.2015-10.12.2015 tarihleri arasında ... ve ... tarafından çift imza ile; 10.12.2015-10.10.2017 tarihleri arasında ... ve 10.10.2017 tarihinden sonra ... ... ... tarafından temsil edildiği ve çek tevdi tarihi esas alındığında imza incelemesinin ..., ... ve ... bakımından yapılması gerektiği, diğer davacının ise 09.06.2014-02.12.2015 tarihleri arasında ... ve ... tarafından münferiden; 02.12.2015 tarihinden sonra ... tarafından temsil edildiği ve imza incelemesinin çek tevdi tarihi esas alındığında ... ve ... bakımından yapılması gerektiği, Jandarma Kriminal Labaratuvarının 10.06.2020 tarihli raporunda, çeklerde davacı .....A.Ş adına ve kaşe üzerinde atılan soldaki imzanın ... eli ürünü olduğunun ve yine aynı kaşe üzerinde sağdaki imza ile .....Ltd. Şti. adına atılar imzaların basit tersimli olduğunun mütala edildiği, daha sonra Üniversitelerden akademisyen heyetten alınan raporda ise, .....A.Ş adına ve kaşe üzerinde atılan soldaki imzanın ..., sağdaki imzanın ... eli ürünü olduğu ve .....Ltd. Şti. adına atılan imzanın da ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, her ne kadar bu rapora itiraz edilmiş ise de yapılan itirazların somut bir olguya dayanmaması ve raporların denetime elverişli olması nedeniyle ilk raporda ... ve ikinci raporda bütün imzalar bakımından yapılan değerlendirmelerin esas alındığı, yine ilk raporda ... İnşaat... Ltd. Şti. ibareli kaşe üzerindeki imza ile ... Plast. ...A.Ş'ye ilişkin kaşede sağ tarafta atılı bulunan imzaların basit tersimli olduğu, bu nedenle imzaların aidiyetine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı gözetildiğinde iki rapor arasında bir çelişki bulunmadığı, ... bakımından benzer tespitler yapıldığı, davacı tarafın imza inkarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin son celse bildirdikleri ve gerekçelendirdikleri mazeretlerini reddetmesi doğru olmadığı gibi sözlü yargılama duruşması yapılmadan karar verilmesinin de doğru olmadığını, davalı yanın cevap dilekçesinde, çeklerin ileri keşide tarihli olduğuna dair bir savunmada bulunmayıp bu savunmasını ilk defa tahkikat aşamasında dile getirdiğini, bu hususun savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğunu, açıkça muvafakat etmedikleri halde bu savunmaya itibar edilmesinin doğru olmadığını, kaldı ki davalı tarafından sunulan çek çıkış belgelerindeki imzaları da kabul etmediklerini, ancak belirtilen belgelerde yer alan imzaların müvekkillerine ait olup olmadığının araştırılmadığını, imza incelemesine ilişkin olarak ayrı heyetlerden alınan iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verildiğini, sözü edilen raporlarda imza incelemesinin de yöntemince yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi. 3. Değerlendirme Davacılar vekili İlk Derece Mahkemesine hitaben sunduğu dilekçeyle, 08.07.2021 tarihinde yapılacak olan duruşmaya aynı gün Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılacak olan duruşmaya katılacak olmasından dolayı katılamayacağını bildirerek mazeretinin kabulü ile duruşmanın başka bir tarihe ertelenmesini talep etmiş, dilekçe ekinde anılan Mahkemenin 29.04.2021 tarihli duruşma zaptını ibraz etmiştir. Sözü edilen duruşma zaptı incelendiğinde, Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin, bir sonraki duruşmanın 08.07.2021 tarihinde yapılmasına karar verdiği görülmektedir. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince, davacının adil yargılanma hakkını ihlal eder şekilde, belgelendirilmiş mazeretin reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi yazılı yargılama usulüne tabi olan davada sözlü yargılama duruşması yapılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.