11. Hukuk Dairesi 2012/1415 E. , 2013/3558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2011 tarih ve 2002/1214-2011/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler o
**11. Hukuk Dairesi 2012/1415 E. , 2013/3558 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2011 tarih ve 2002/1214-2011/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin eski müdürler kurulu başkanı ve üyeleri olan davalıların, görev yaptıkları sırada ...-... 128 konut çarşı inşaatı işinin yapımı konusunda Akfen İnş. A.Ş.'nin teklifini kabul ettiklerini ve buna ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmede yükleniciye avans verilmesinin ve bu avansın hakedişlerden, hakediş miktarının işin tamamına ...tısı ile eşit ...da kesilerek mahsup edilmesinin öngörüldüğünü, avans bedelinin yükleniciye 04.04.1990 tarihinde ödendiğini, ancak avanstan ilk iadenin inşaat ruhsatlarının geç alınması nedeniyle yaklaşık 7 ay sonra yapıldığını, bu tarihe kadar getirisiz kalmış kaynağı %80 faizle bankadan karşılayan müvekkili şirketin zarara uğradığını, basiretli biçimde davranmayan davalıların bu zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, ....408,98 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilleri ile ... ve ... zamanaşımı definde bulunmuş ve davanın esastan da reddini istemişlerdir. Diğer davalılar ... ve ..., davaya yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ...’nun 309. maddesine göre, davacının zararı ve sorumlularını öğrendiği tarihten itibaren ... yıl ve herhalükarda 5 yıl içinde, eylem cezayı gerektiriyor ve ceza kanununa göre cezası daha uzun zamanaşımına tabi bulunursa o süre içinde dava açması gerektiği, davanın 16.03.1990 tarihli müdürler kurulu kararı nedeniyle açıldığı, ceza davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı ve 18.05.2000 tarihinde kararın kesinleştiği, davanın ise ...’nun 309.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi dolduktan sonra ....8.2002 tarihinde açıldığı, davalılar ..., ..., ... ve ...’nun zamanaşımı definde bulundukları, zamanaşımı definde bulunmayan diğer davalıların ise kusurlu eylemleri ile dava dışı yükleniciye ödenen avansın faizsiz bir şekilde mahsup edilmesine ve bu suretle söz konusu avansın yasal faizden mahrum kalmasına yol açarak temsilcisi oldukları davacı şirketi zarara uğrattıkları gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 6.967,55 TL’nin, 929,42 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte anılan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, anonim şirket yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davası olup dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya ilanen tebliğ olunmuştur.Tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu’nun .... maddesi uyarınca tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Tebliği alacak kişi bu adreste bulunamamışsa, yeni adresin tebliğ memuru ve tebliği çıkaran kuruluş tarafından, Tebligat Tüzüğü’nün .... maddesinde belirtilen usule göre araştırılması gerekir. Bu soruşturmaya rağmen ikametgahı, oturduğu yer veya işyeri bulunamamış ise, o kişinin adresi meçhul kabul edilerek, Tebligat Kanunu’nun 28. ve Tebligat Tüzüğü’nün 46. maddeleri uyarınca ilanen tebliğe karar verilebilir. Ancak belirtilen soruşturma biçimi sınırlayıcı değildir. Nitekim anılan Tüzük hükmünün .... fıkrasında durum açıklığa kavuşturulmuş, tebliği çıkaran merciin lüzum görmesi halinde resmi ve özel kuruluşlardan da adres soruşturması yapabileceği vurgulanmıştır. Bu kuruluşların içinde, nüfus, vergi ve tapu idareleri ile belediyeler gibi kuruluşlar da vardır. Adres araştırmasının sadece zabıta ile sınırlı tutulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak bir durum yaratabilir. O nedenle adres araştırmasının titizlikle ve kararlılıkla yapılması bir zorunluluktur. Somut olayda, davalının adresi açıklanan usule uygun bir biçimde araştırılmamış, yalnızca zabıta araştırılması ile yetinilmiş ve davalıya ilanen tebligat yapılmıştır. Bu haliyle, dava dilekçesi mümeyyiz davalıya usulünce tebliğ edilmemiş olup anılan davalının anayasal savunma hakkı kısıtlanmış bulunduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.