TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2023 NUMARASI : 2022/823 Esas 2023/198 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf veki…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1068 Esas 2026/321 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1068 KARAR NO : 2026/321 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2023 NUMARASI : 2022/823 Esas 2023/198 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlunun konkordato talebinde bulunduğunu, kefil sıfatı bulunan müvekkillerine hesap kat edilerek ödeme talebine ilişkin ihtarname gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlunun konkordato talebinde bulunmasının haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümlerin, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanamayacağını, müvekkilinin davacı bankaya borcunun bulunmadığını, müvekkillerinin asıl borçluya ait doğmuş ve doğacak kredi borçlarından dolayı banka tarafından ibra edildiğini, kefaletlerinin sonlandırıldığını bildirerek davanın reddini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı tarafça kabul edilen ibranamelerin 302, 1000 ve 2001 proje numaralı kredilere ilişkin olduğu bildirildiği, bu ibranamelerin biri 10/02/2021 tarihi olan ve diğeri de tarih yazılı olmayıp yine bu proje numaraları belirtilen erken kapama yapılanlara ilişkin ibranameler olduğu, diğer ibraname proje numarası belirtilmeyip ... Lojistik...A.Ş.'ye ait geriye ve ileriye yönelik kredi borçlarında davalıların ve dava dışı ... ... A.Ş.'nin herhangi bir yükümlülüğünün kalmadığının belirtildiği ibraname olduğu, bu ibranameye itiraz, içerik (hangi alacak ve hangi miktar belirtilmediği) ve imzalar yönünden, banka şubesinin yetkisi kapsamında çift imza ile şubenin temsil edildiği, ancak tek imza olduğuna dayandırıldığı, kabul edilen diğer iki ibranamenin de aynı şekilde imzalı olup kabul edildiği, bu durumda aynı şekilde imzalanan ibranamelerden ikisinin kabul edilip diğerinin kabul edilmemesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu, bu ibranamenin de geçerli olup, dava dışı asıl borçlu ... Lojistik A.Ş.'ye ait geriye ve ileriye yönelik kredi borçlarında kefillerin yükümlülüğünün kalmadığı belirtilmiş olmakla bu şekliyle dava konusu krediye ilişkin borcu da kapsadığı, davacı bankanın kötü niyetle takibe geçilme hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili bankaya olan borcu devam etmesine rağmen mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiğini, taraflarınca kabul edilmiş herhangi bir ibraname söz konusu olmadığını, davalı yanca sunulan yazılar için ibraname ifadesi kullanılsa da bu yazıların hukuki anlamda ibraname niteliği taşımadığını, bu hususun yargılamanın önceki safhalarında da belirtildiğini, müvekkili tarafından verilen ve davalıların yükümlülüğünün kalmadığına ilişkin yazıların 302, 1000 ve 2001 nolu proje kredilerine ilişkin olarak verildiğinin vurgulandığını, hesap kat ihtarnamesine bakıldığında da muaccel hale gelen borcun 301 ve 2000 nolu proje kredilerinden kaynaklandığının açıkça görüleceğini, verilen yazıların davalıların 302, 1000 ve 2001 nolu proje kredileri dışındaki borçları için ibra mahiyetinde olmayıp, sadece 302, 1000 ve 2001 nolu proje kredilere ilişkin ibra edildiğine dair yazı olduğunu, dolayısıyla davalıların 301 ve 2000 nolu proje kredilerine ilişkin sorumluluklarının devam ettiğini, alacaklının borçluyu hangi alacak türünden ve hangi miktardan ibra ettiğini açıkça belirtmesinin gerektiğini, ibranın, alacaklı ile borçlunun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanını içeren, iki taraflı bir hukuki işlem olduğu için taraflarca imzalanması gerektiğini, sunulan ibranamelerin müvekkili bankanın Çukurambar şubesi tarafından verilmiş olup, anonim şirketlerin çift imza ile temsil edilmesi söz konusu olduğundan ilgili yazıda çift imza bulunması gerektiğini, tek imza ile düzenlenen ibranamenin müvekkili banka nezdinde geçersiz olduğunu, davalı yanca sunulan yazıların ibraname şartlarını sağlamadığını, her üçünün de çift imza kuralına uymadığı için geçerliliğinin ve kabulünün mümkün olmadığını, ibraları kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı yanın sadece 302, 1000 ve 2001 nolu proje kredilere ilişkin sorumluluğunun kalmadığını, davalı yanın ihtarnameye konu 301 ve 2000 nolu projelere konu borcunun devam ettiğini, verilen yazıların bu projeleri kapsamayıp 301 ve 2000 nolu projeler için davalıların sorumluluklarının devam ettiğini, uyuşmazlığa konu süreçte davalılarca ihtarname yoluyla kefillikten istifa ettiklerini bildirildiğini, davalılar aleyhine takip başlatılan projeler ticari araç taksitli ticari finansmanı kapsamında kullandırılmış olup, (301 ve 2000 nolu projeler) projelerin kullandırım tarihi istifaname tarihinden önce olduğunu, devam eden diğer projeler tarih itibariyle davalılar tarafından gönderilen istifaname tarihinden (31.12.2020) sonra olduğu için ilgili projeler için yalnızca dava dışı ... Lojistik ... A.Ş. firmasına takip başlatıldığını, davalıların taraf olmadıkları hiçbir sözleşme için kullandırılan kredilere ilişkin haklarında takip yapılmadığını, istifanın kefaleti sona erdirmediğini, kefalet iki taraflı bir akit olup, kefaletin sona erme şeklinin kanunda belirlendiğini, tek taraflı irade beyanı ile kefaletin sona ermesinin mümkün olmadığını, söz konusu ibranamelerin sadece belirtilen numaralardaki projelere ait olduğunu, davalı yanca iddia edildiği üzere geriye ve ileriye yönelik bir ibranın olmasının söz konusu olmadığını, tarih dahi bulunmayan bir yazı ile ileriye yönelik bir ibranın söz konusu olamayacağını, zaten ibra müessesinin geleceğe yönelik olması hukuken mümkün bulunmadığını, kaldı ki davalılara ... ... A.Ş.'nin kefilliğinden istifa edildikten sonra da kullandırılan krediler bulunduğunu, böyle bir beyan içeren yazının hukuki anlamda geçerli ibraname olarak kabul edilmeyeceğini, mahkemece banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin yok sayıldığını, dava konusu takibin, yukarıda belirtilen projelerdeki borçlarla sınırlı olup, borç miktarlarının banka kayıtları ile sabit olduğunu, yargılama neticesinde tespit edilecek hususun davalıların müvekkili bankaya borcunun bulunup bulunmadığı olduğunu, bunun ise banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, mahkemece yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın davalı yanın beyanları doğrultusunda karar verildiğini, müvekkilinin kullandırdığı yüksek meblağdaki kredi alacağını tahsil etmesinin engellendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, banka tarafından müvekkilleri ibra edildiği ve borçlu olmadığı halde, müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatılmasının, itirazın iptali davası açılmasının kötüniyetli olduğunu, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, davacı banka tarafından usul ve yasaya aykırı olarak müvekkillerinden ... Gıda ... A.Ş'nin Çukurambar şubesi'ndeki hesabına bloke konulduğunu, hesaptaki paraya hesap haczi uygulanarak hesaptan çekildiğini, bankanın kötüniyetli olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilerek, ... ... A.Ş'nin davacı bankanın Çukurambar şubesi'nde bulunan tüm hesaplarındaki blokenin/hesap haczinin kaldırılması, vadesiz TL hesabından çekilen paranın müvekkiline iadesine karar verilmesi yönünde ihtiyati tedbir talepleri bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılmasına, kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulüne, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2022/13567 sayılı takip dosyası sureti, genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarları, davalılar tarafından davacıya gönderilen ihtarname suretleri, ibraname suretleri, istifaname sureti dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2022/13567 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 1.603.856,36 TL nakit alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Anılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile dava dışı ... Yapı ... A.Ş. arasında 17/02/2020 tarihli 30.000.000,00 TL limitli akdedildiği, davalıların sözleşmede anılan limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu görülmüştür. Davacı bankanın kaşe ve kaşe üzerinde tek imzanın bulunduğu bila tarihli ve ... Gıda ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... Danışmanlık ... A.Ş., ... ... Ltd. Şti., ... Teknoloji ... AŞ.'ye hitaben hazırlanan belgede, bankanın müşterisi olan ... Lojistik ... A.Ş, ... Grubundan ayrıldığından ... Lojistik ... A.Ş.'ye ait kefilliği ve avalliği bulunan ..., ... Gıda ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... Danışmanlık ... A.Ş., ... ... Ltd. Şti., ... Teknoloji ... AŞ.'nin herhangi bir yükümlülüğü kalmamıştır ibarelerinin yer aldığı görülmüştür. Davacı bankanın kaşe ve kaşe üzerinde tek imzanın bulunduğu 10/02/2021 tarihli ve ... Gıda ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... Danışmanlık ... A.Ş., ... ... Ltd. Şti., ... Teknoloji ... AŞ.'ye hitaben hazırlanan belgede, bankanın müşterisi olan ... Lojistik ... A.Ş'ye ait 302, 1000 ve 2001 proje nolu krediler için sırası ile 196.292,00 TL, 15.170,00 TL, 187.992,00 TL tutarında erken ödemeler/kapamalar yapılmış olup, bu krediler kapsamındaki kredi borçlarıyla borçlandırıcı işlemlere ilişkin herhangi bir hak ve alacaklarının kalmadığını, 302, 1000 ve 2001 proje no'lu kredilere ilişkin olarak kredi müşterisi olan ... Lojistik ... A.Ş. İle kefil sıfatıyla krediye taraf olan ..., ... Gıda ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... Danışmanlık ... A.Ş., ... ... Ltd. Şti., ... Teknoloji ... AŞ.'yi söz konusu krediler kapsamında ibra ettiklerini, bu krediler kapsamındaki kredi borçlarıyla borçlandırıcı işlemlere ilişkin olarak geriye ve ileriye yönelik herhangi bir haklarının, alacaklarının ve menkul kıymet taleplerinin bulunmadığını, yükümlülüğün kalmadığını gayri kabili rücu beyan ve kabul ettikleri ibarelerinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı bankanın kaşe ve kaşe üzerinde tek imzanın bulunduğu bila tarihli ve ... Gıda ... A.Ş. ve grubu müdürlüğüne hitaben hazırlanan belgede, daha önce grupta yer alan ... Lojistik firmasın ait 302, 1000 ve 2001 projelerde sırası ile 196.292,00 TL, 15.170,00 TL, 187.992,00 TL tutarında erken kapamalar yapılmış olduğu, yapılan ödemeler nedeniyle ... grubunun ve ...'ın bu projelerde herhangi bir yükümlülüğünün kalmadığı ibarelerinin yer aldığı görülmüştür. Davalı şirketler yetkilisi ... tarafından davacı bankaya gönderilen istifaname ile, ... ... A.Ş'ye şirketleriyle kefil olduğu, şirket hissesini devrettiği, her türlü kefillikten vazgeçtiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davalılar tarafından davacıya gönderilen 23/06/2022 tarihli ihtarname ile, hesap kat ihtarına konu genel kredi sözleşmesine ilişkin asıl alacağa ve fer'ileri itiraz ettikleri, talep edilen borç tutarının kabul edilmediği bildirilmiş, 02/12/2022 tarihli ihtarname ile de 7 adet araç üzerindeki rehnin kaldırıldığı, davalıların muvafakatinin alınmadığı, davalıların borcunun bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı kefillerin haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı banka ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacı tarafından davalıların takibe konu borç nedeniyle ibra edilip edilmediği, ibra edilmiş ise davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, davalıların cevap dilekçesinde davacı bankanın kredi borcu nedeniyle kendilerini ibra ettiğine ilişkin savunması karşısında davacı vekilince dosyaya ibraz edilen cevaba cevap dilekçesinde banka tarafından verilen ibranamelerin hesap kat ihtarına konu kredi projeleri olmayıp, takibe esas tutardaki rakama da dahil edilmediğini, banka tarafından verilen ve davalıların yükümlülüğünün kalmadığına ilişkin yazıların 302, 1000, 2001 no'lu proje kredilerine ilişkin olarak verildiğini, hesap kat ihtarnamesinde ise muaccel hale gelen borcun 301 ve 2000 no'lu kredi projelerinden kaynaklandığının açıkça görüleceğini, ibra akdinin geçerli kabul edilebilmesi için alacaklının borçluyu hangi alacak türünden ve hangi miktardan ibra ettiğini açıkça belirtmesi gerektiğini, verilen yazıların davalıların 302, 1000 ve 2001 no'lu proje kredileri dışındaki borçları için ibra mahiyetinde olmadığını, 302, 1000 ve 2001 no'lu proje kredilerine ilişkin ibra edildiğine dair yazı verildiğini, davalıların 301 ve 2000 no'lu proje kredilerine ilişkin sorumluluklarının devam ettiğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilen bila tarihli bir adet belge ile 10/02/2021 tarihli ibraname niteliğindeki belgede davalı kefillerin 301, 1000 ve 2001 no'lu projeler kapsamında ibra edildikleri yazılı olduğu gibi, bila tarihli diğer ibranamede ise herhangi bir proje numarası belirtilmeden bankanın müşterisi olan asıl borçlu ... ... A.Ş.'nin, ... Grubundan ayrılması nedeniyle davalıların kefilliklerinin kaldırıldığı, ... .... A.Ş'ye ait doğmuş ve doğacak kredi borçlarından dolayı davalıların herhangi bir yükümlülüğünün kalmadığı açıkça belirtilmiştir. Davacı banka sunulan 3 adet ibranameden proje numarası belirtilen ibranamelere yönelik bir itiraz ileri sürmediği ve bu belgeler kapsamında davalı kefillerin 301, 1000 ve 2001 no'lu projeler yönünden ibra edildiklerini kabul ettiği halde proje numarasının belirtilmediği ve davalıların kefilliklerinin kaldırıldığı, herhangi bir yükümlülüklerinin kalmadığına ilişkin bila tarihli ibranamenin ise, bankanın çift imza ile temsil edildiği halde belgede tek imza bulunduğunu, belgenin davacı bankayı bağlamayacağını ileri sürmüş ise de, dosyada yer alan ibranamelerin tümünde tek imza bulunup, tek imza bulunan belgelerden iki adedinin kabul edilip diğerinin ise tek imza bulunduğu ileri sürülerek kabul edilmemesi hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu durumda mahkemece, davacının bila tarihli belge ile davalıların dava dışı asıl borçlunun kredi borcuna ilişkin kefaletini kaldırdığı, davalıların kredi borcu nedeniyle yükümlülüğünün kalmadığını kabul ettiği, anılan belgenin ibraname niteliğinde bulunduğu, davacı bankanın kaşe ve tek kişinin imzasının bulunduğu ibranamenin bankanın çift imza ile temsil edilmesi nedeniyle davacı bankayı bağlamayacağına yönelik itirazının aynı şekilde hazırlanan diğer iki adet ibranameyi kabul etmesi nedeniyle hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu, anılan ibranamenin dava konusu borcu da kapsadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalılar vekilinin istinaf itirazına gelindiğinde, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacı bankanın davalılar aleyhine icra takibini başlatmakta kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, bila tarihli ibraname dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen kredi alacağını da kapsamaktadır. Bir başka anlatımla, davacı davalılar aleyhine ibra ettiği alacağın tahsili için davalı kefiller aleyhine dava konusu icra takibini başlatmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı bankanın ibra etmesi nedeniyle alacaklı olmadığını bildiği halde davalılar aleyhine dava konusu icra takibini başlatmakta, takip tarihi itibarıyla haksız olduğu gibi kötüniyetli bulunduğu, mahkemenin ret gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere ibranamedeki tek imzanın davacı bankayı bağlamayacağına yönelik davacı itirazının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gözetilerek davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde kötüniyet tazminatına yönelik istinaf itirazlarını ileri sürdüğü gibi, davalı ... Gıda ... A.Ş.'nin davacı bankanın Çukurambar Şubesinde bulunan tüm hesaplarındaki blokenin/hesap haczinin kaldırılmasına, vadesiz TL hesabından çekilen paranın iadesine karar verilmesi yönünden ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Anılan talepler ve eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu gözetildiğinde ayrı bir davanın konusu olabileceğinden davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, mahkemenin kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararında isabet görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılmasına, davanın reddine, davalılar lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-Esasa ilişkin yargılama nedeniyle ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar tarafından ihtiyati tedbir talebi yönünden istinaf aşamasında yapılan ayrı bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, C)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2023 tarih ve 2022/823 Esas 2023/198 Karar sayılı kararının kötüniyet tazminatı yönünden KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen 1.603.856,36 TL alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 320.771,27 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 27.389,86 TL harç ile icra dosyasında peşin alınan 8.019,28 TL'den mahsubu ile fazla alınan 34.677,14 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan 34,50 TL vekalet tasdik harcına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden, davalılar hakkındaki kararın kötüniyet tazminatı talebi yönünden kaldırıldığı ve kötüniyet tazminatı miktarının vekalet ücretinin matrahına dahil olmadığı gözetilerek, ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT gereğince 176.308,51 TL takdir olunan vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 10-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde yatıran tarafa iadesine, D)1-Davalılar tarafından tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine, 2-Davalıların istinaf aşamasında yatırdığı 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile anılan davalılara verilmesine, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.