T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1834 - 2026/1048 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1834 KARAR NO : 2026/1048 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2024 NUMARASI : 2022/340 Esas, 2024/488 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar S…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1834 - 2026/1048 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1834 KARAR NO : 2026/1048 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2024 NUMARASI : 2022/340 Esas, 2024/488 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 06/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.05.2024 tarih ve 2022/340 Esas, 2024/488 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31/12/2020 tarihinde bisikleti ile yolun kenarında seyir halinde ekin plakasını bilmediği, yolun sağında park halinde bulunan bir araçta şoför konumunda bulunan şahsın aynalarını kontrol etmeden aracının kapısını açıp müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, müvekkilinin omzunda ve bakacaklarında kırıkların meydana geldiği, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren aracın plakasının ve sürücüsünün tespit edilemediğinden davalının sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenlerle davanın kabulü ile 900,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.664,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti olmak üzere toplam 2.664,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dileçesinde özetle; Davacının dava dilekçesi ekinde kaza tespit tutanağı ya da kamera kaydının bulunmadığı, davacının soyut iddialarının ispat edilemediği, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığı, davacının müterafik kusurunun sabit olduğu, hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesinin gerektiği, aleyhlerine karar verilecek ise Sgk'dan ödenmiş olan tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesinin gerektiği, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kabulü ile; 173.078,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 8.555,19 TL geçici iş göremezlik tazminatının 04/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı tarafından kuruma gerektiği şekilde başvuru yapılmadığını, kazanın ne şekilde meydana geldiğinin davacı tarafından ispatlanamadığını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, işletilme halinde olmayan aracın sebep olduğu kazaların müvekkili kurumun teminatı kapsamında olmadığını, alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusur bilirkişi tarafından eksik araştırma ve inceleme neticesinde rapor düzenlendiğini, raporda yer alan kusur oranlarını kabul etmediklerini, yapılacak yargılama aleyhe karar verilmesi halinde SGK'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek hükmedilecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesap raporunda TRH 2010 %1,65 teknik faiz uygulanması gerekirken %10 iskonto faizli prograsif rant tekniği kullanılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmolunacak faizin dava tarihi olması gerektiğini, davacının kask vb. güvenlik önlemlerini almayarak zararın meydana gelmesinde müterafik kusuru sabit olup hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan kaynaklı kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararının tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile; 173.078,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 8.555,19 TL geçici iş göremezlik tazminatının 04/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili her ne kadar yukarıda belirtilen nedenler ile istinaf başvurusunda bulunmuş ise de; Eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili tarafından 19.02.2021 gününde teslim edilen yazılı başvuru ile başvuru yapıldığı, davalı ... tarafından 22.02.2022 tarihinde başvurunun reddine karar verildiği bu şekilde davacının usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı, ... C. Başsavcılığının 2021/13501 Soruşturma sayılı dosya içerisindeki beyan ve tutanaklar, hastane kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının araç çarpması nedeni ile yaralandığı, söz konusu motorlu aracın sürücüsü ve plakasının tespit edilemediği anlaşılmakla davalıya husumet yöneltilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda verilen Yargıtay 4. Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereğince ZMMS poliçe teminatı içerisinde kabul edilmiş olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir yanlışlık bulunmadığı, davalı vekili her ne kadar aracın park halinde olduğunu işletilme halinde olmadığını, kusuru kabul etmediğini ileri sürmüş ise de, Kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 14/04/2023 tarihli kusur raporu ile kazanın meydana gelmesinde plakası bilinmeyen doblo veya connect türü aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, bisiklet sürücüsü ...'un ise kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiş olması, ... SGK İl Müdürlüğünden gönderilen 25.05.2022 günlü cevabı yazıya göre davacıya işbu kaza nedeni ile rücuya tabi bir ödeme yapılmadığına dair bilgi verilmiş olması, davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, yaralanmasının omuz bölgesinde bulunduğu, davacının yaralanmasının kask takılması zorunlu baş bölgesinden olmayıp sol bacak bölgesinden kaynaklandığı, davacının kask takmaması ile yaralanması arasında illiyet bağının bulunmadığı, mahkemesince müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi olan 31/12/2020 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olması, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda kalıcı iş göremezlik zararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile yapılmış olması, davacı vekili tarafından davalıya 19.02.2021 tarihinde başvuruda bulunduğu, faiz başlangıç tarihinin başvuru tarihi olan 19.02.2021 olduğu, mahkemece bu tarihten sonrası olan 04.04.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin davalının lehine olduğu, bu yönde davacının istinafının bulunmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.05.2024 tarih ve 2022/340 Esas, 2024/488 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 12.407,41 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 3.101,86 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 9.305,55 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.06.04.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır