11. Hukuk Dairesi 2009/1735 E. , 2010/7428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.08.2008 tarih ve 2006/1270 - 2008/1099 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi
**11. Hukuk Dairesi 2009/1735 E. , 2010/7428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.08.2008 tarih ve 2006/1270 - 2008/1099 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılar tarafından konut poliçesi ile sigortalanan müvekkiline ait taşınmazın hasarlanmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 5.000,00-YTL hasar bedelinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili,dava konusu edilen hasarın taşınmazın dış cephesindeki kayrak taşlarının düşmesinden meydana geldiğini, sigorta hukuku anlamında bir hasarın riziko olarak nitelendirilebilmesi için önceden bilinmeyen beklenmedik, ani gelişen olaylardan olması gerektiğini, davaya konu zararın ise ani gelişen beklenmedik olmayıp iklim mevsim koşulları, zaman, binanın oturması, inşaat özellikleri, kalitesiz malzeme işçilik vs. gibi sebeple zaman içinde gelişen nitelik taşıdığı bu nedenle sigorta teminat kapsamında olmayan istemin reddedildiğini, isteme konu miktarın makul dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı taşınmazın ikinci katında bulunan üstü açık terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmamasından dolayı taştığı, taşan yağmur suyunun binanın dış cephe kaplaması olan kayrak taşlarının bir bölümünü kaldırarak düşürdüğü, ayrıca birinci kat bina ön bölmesine su akıntısından dolayı zarar verdiği, terasta sürpürgeliklerin mevcut olması halinde dahi bu durumu önlemeyeceği, tahliye edilmeyen yağmur suyunun taşmasına süpürgeliklerin engel teşkil etmeyeceği, hayatın olağan akışı içinde evini sigorta ettiren kişinin dış cephesini ayrık tutmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davalılardan sigorta şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.700 YTL maddi tazminatın bu davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılardan sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir. 1-HUMK.nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL.sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır. Somut olayda davacı taraf 5.000,00-YTL.nın tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.700-,00-YTL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup,yargılama sonucunda davacının ret edilen alacak miktarı, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 3-Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıya sigortalı taşınmazın terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmaması nedeniyle taşan yağmur sularının binanın dış cephe kaplamasına ve birinci kat bina ön bölmesine zarar verdiği dosya kapsamı ile sabit olup, uyuşmazlık, binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile sigortalı binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davanın dayanağını oluşturan poliçede dahili su klozu için teminatı verilmiş olup, meydana gelen hasarın bu kloz kapsamında değerlendirilmesi için hasarın yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların çatı veya saçaktan sızması, su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucu bina içine girmesi şeklinde meydana gelmesi gerekmektedir. Somut olayda, yukarıda açıklandığı ve dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere sigortalı tripleks taşınmazda oluşan hasarın yağmur sularından kaynaklandığı sabit ve çekişmesiz olup, anılan kloz çerçevesinde sigortalı binanın dış kısmında oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığının kabulü ile bu kalem hasar bedelinine ilişkin istemin reddi yerine , mahkemece, uyuşmazlık konusuyla örtüşmeyen yazılı gerekçelerle, bu kalem isteminde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 4-Öte yandan davanın kısmen kabul edilmesine rağmen kendisini vekile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de kabul şekli bakımından keza doğru görülmemiştir. 5-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin yargılama giderine ilişen temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (5) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin yargılama giderine ilişen temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 46.35 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı sigortaya iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.