Hukuk Genel Kurulu 2010/9-711 E. , 2011/26 K. "" MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 04/10/2010 Taraflar arasındaki “Kıdem ve ihbar tazminatı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 1.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.2.2008 gün ve 2006/1252 E. 2008/118 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 25.3.2010 gün ve 2008/21880 E. 2010/8101 K. sayılı ilamı ile; (...Davacı; davalı meyve s…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/9-711 E. , 2011/26 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 04/10/2010 Taraflar arasındaki “Kıdem ve ihbar tazminatı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 1.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.2.2008 gün ve 2006/1252 E. 2008/118 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 25.3.2010 gün ve 2008/21880 E. 2010/8101 K. sayılı ilamı ile; (...Davacı; davalı meyve suyu üretimi yapılan işyerinde,01.08.1997/03.07.2006 tarihleri arasında şurup hazırlama elemanı olarak çalıştığını, 30.06.2006 tarihinde meyve suları hazırlanmasında tatlandırıcı koymadığı iddiası ile zarara uğradığını gerekçe gösteren işverenin iş sözleşmesini fesih ettiğini Üretim aşamasında üstlerinde gıda mühendisi ile vardiya amiri bulunduğunu; sorumluğunun bulunmadığını, ayrıca feshin süresinde yapılmadığını savunmuştur. Davalı; davacının eylemi ile 10.000.TL zarara uğradığını, feshin haklı nedene dayandığını savunmuştur. Mahkemece; feshin altı günlük yasal süreden sonra yapıldığı ayrıca davacının meydana gelen zararda sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 II- ( ı ) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır. Örneğin işverene ait iş makinesi paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren işçinin ve trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir. Bu noktada zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin 30 günlük ücretinin bürüt ya da net ücret olduğu noktasında 4857 sayılı İş Kanununda herhangi bir açıklık olmasa da, bu durumda işçi lehine yorum ilkesi uyarınca bürüt ücretin esas alınması gerekir. 30 gün, bir aydan farklı bir kavramdır. Bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin 30 katı tutarı dikkate alınmalıdır.