İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ithalat işlemlerinde ü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1313 KARAR NO : 2025/1163 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ: 16/01/2024 NUMARASI : 2023/171 Esas - 2024/13 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ithalat işlemlerinde ülkemiz limanlarına giren mallar için davalı şirketten ordino, depo, indirme hizmeti gibi hizmetler aldığını, bu kapsamda davalı şirkete free out, local masraf, ordino ve depo avans ödemeleri gibi ödemeler yapmakta (Free Out: Limanda konteynerin gemiden indirilmesi masrafıdır.), işlem neticesinde davalı tarafından masraflar faturalandırılarak müvekkili şirkete gönderildiğini, ekli muavin defter kayıtları incelendiğinde müvekkili tarafından yapılan bir kısım avans ödemeleri kullanılmamasına ve tam karşılığı fatura kesilmemesine rağmen artan avans ödemeleri iade edilmediğini, Ekli muavin defter kayıtları uyarınca 2021 ve 2022 yılları için müvekkilice davalıya toplam 26.618 $ ve 25.935,74 € avans ödemesi yapılmasına rağmen davalı tarafından toplamda 7.520$ ve 22.388,81 € tutarlı faturalar keşide edildiğini, bu kapsamda ticari defterlere göre müvekkili davalı yandan 19.098 $ ve 3.546,93 € tutarında alacaklı durumda iken İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi üzerine davalı itiraz etmiş ve müvekkili şirkete haricen 21/09/2022 tarihinde 8.800,00 $ ödeme yaptığını, davalı yaptığı ödeme ile, icra takibine itirazının kötüniyetli olduğunu ve davalı müvekkiliin alacaklı olduğunu bir nevi kabul ettiğini, Her ne kadar dava konusu asıl alacak bakiyesi dava tarihi itibariyle 10.298,00 $ ve 3.546,93 € ise de, davalı tarafından icra takibine haksız ve kötüniyetle itiraz edildiğinden 8.800,00 $ açısından da kötüniyet tazminatı ile icra vekalet ücreti ve masrafı talebi yönünden de itirazın iptaline karar verilmesini Borçlu itirazında işlemlerin hangi taşımalara ilişkin olduğunun belirtilmediği yönünde bir itirazda bulunmuşsa da takip dayanağı gösterilen ve davalıya tebliğ edilen fatura, dekont ve muavin defter kaydında tüm işlemlerin detayları yer aldığından, davalı itirazında açıkça kötüniyetli olup, ödeme konusunda zaman kazanma amacı güttüğünü, anılan nedenlerle borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ile davanın kabulü ile, Davalının İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, yetkili Mahkemenin İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemelerin Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin navlun hasılat defteri dışında başkaca ticari defter ve cari hesaplarını tutmadığını, TTK 1246 maddesi gereğince davanın 1 yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin limandan limana konteyner taşımaları yaptığını, bu nedenle taşıma sorumluluklarında yükün tahliye limanında gemiden indirilmesi ile sona erdiğini beyanla öncelikle görevsizlik nedenli ile davanın reddine, akabinden milletlerarası yetki şartı uyarınca yetkisizlik nedeni ile reddine, TTK 1246 maddesi uyarınca davanın zamanaşımı yönünden reddine ve her halükarda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davalı vekili tarafından konişmentolarda bulunan yetki kaydı nedeniyle Milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerektiği, dava konusu taşımaların... numaralı konişmentolar tahtında yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlemesinin bulunduğu, konişmentoların arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddede "işbu konişmento İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır " şeklinde yetki şartının bulunduğu, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentoların davalı taşıyan ... Lıne A/S adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, Türk acentenin taşımaya aracılık ettiğine dair delil bulunmadığı, davacının gönderilen, davalının taşıyan sıfatını haiz olduğu, TTK'nun 1237.maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, gönderilen konumundaki davacının dosyaya sunulan konişmento örneği üzerinde cirosunun bulunduğu, cirolu konişmentoyu ibraz ederek yükü teslim aldığı anlaşıldığından konişmentodaki yetki şartının gönderilen açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmekle, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin verdiği kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarınca dosya kapsamında sunulan deliller, beyanlar, yargı kararları dikkate alınmadan mahkeme tarafından davanın usulden reddedilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arası işlemlere davalının Türk mevzuatına göre kurulan acentesinin aracılık etmesi ve tarafların aralarında yaptıkları anlaşma ile Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıramayacağından Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu hizmetlerin ... Denizcilik A.Ş. aracılığı ile verildiğini, bu duruma ve Mahkeme'nin "davalının boşaltma limanında vermiş olduğu hizmetler sonucu faturalandırılmayan kısmın ifasından ibaret olduğu, talebe konu alacağın davalının Türk acentesinin ülkemizde vermiş olduğu hizmete ilişkin olması sebebiyle" şeklinde gerekçeyle reddedilmiş olmasına rağmen son celsede milletlerarası yetki itirazını kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, yabancılık unsuru içeren sözleşmelerde taraflar aralarında yetki sözleşmesi yapılabilmekteyse de taraflar arasında bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın davalı şirketin Türkiye acentesi olan ... Denizcilik A.Ş.'nin aracılık ettiği taşıma işlemlerinden kaynaklandığından işbu olay TTK'nın 105. Maddesindeki münhasır yargı yetkisi kapsamında olduğunu, MÖHUK madde 29/3 kapsamında Türk hukukunun daha sıkı ilişkili olduğunu, uyuşmazlık konusu olayda, davalı şirketin işyerinin Türkiye olduğunu, boşaltma işleminin Türkiye'de yapıldığını, müvekkilinin esas işyerinin Türkiye olduğunu, bu noktada davalı taraf, her ne kadar yetki anlaşması gereği İngiliz Hukuku'nun uygulanması gerektiğini beyan etmişse de Türk Hukuku'nun daha sıkı ilişkili olduğu ve uygulanması gereken hukukun Türk Hukuku olduğu hususunda şüpheye yer kalmadığını, mahkeme tarafından verilen usulden ret kararının kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/171 E. 2024/13 K. Sayılı 16.01.2024 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne, bu neticede davacı müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti kararının kaldırılmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, davacının davalıya free out masrafı (yükün gemiden çıkartılması ücreti), lokal masraf, ordino ve depo avans masrafları adı altında yaptığı ödemelerin davalı tarafından kullanılmadığı ve tam karşılığı fatura kesilmediği iddiasına dayalı olarak artan avans ödemelerinin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince milletlerarası yetki itirazı kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında, "fazla yapılan free out avans ödemeleri, ekli fatura ve dekontlar " sebebine dayalı olarak 19.098 USD ve 3.546,93 Euro alacağın tahsili istemiyle 12.09.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67.maddesi uyarınca davadan önce ödenen 8.800 USD düşüldükten sonra 10.298 USD ve 3.546,93 Euro üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamında mevcut dava konusu taşıma işine ilişkin konişmentolar incelendiğinde, 209*** *** ****92941-208455408-208445235 numaralı konişmentoların doğrudan doğruya taşıyıcı olan davalı ... Line A/S tarafından, 213972787 - 214258731 - 213972534 - 214258745 - 213972710 - 213972705 - 213972680 - 213972777 - 213972696 - 214920644 - 215177206 - 215177584 - 215735611 - 1KT390482 - 1KT385381 - 1KT390480 numaralı konişmentoların ise taşıyıcı olan davalı ... Line A/S adına Hindistan Acentesi ... Pvt. Ltd. şirketi tarafından düzenlendiği, konişmentolarda yükleme limanlarının Sudan, Mundra (Hindistan), Pipapav (Hindistan); tahliye limanlarının ise İzmir ve Aliağa olarak belirlendiği, gemilerin yabancı bayraklı gemi olduğu, konişmentoların düzenleme yerlerinin Yeni Delhi, Sudan limanı olduğu görülmüş olup, uyuşmazlıkta yabancılık unsuru bulunmaktadır. Ayrıca davalı ... A/S'nin, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı olmayıp, Kopehag/Danimarka merkezli bir limited şirket olduğu gözetildiinde taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu açıktır. Her ne kadar davalı, Türkiye'de dar mükellef olarak vergilendirmeye tabi ise de 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3/2. maddesine göre dar mükellefiyet, Türkiye'de elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi amacına yönelik olarak sermaye şirketlerinin kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmaması halini ifade eder. Bu nedenle davalının Türkiye'de dar mükellef olması uyuşmazlığın yabancılık unsuru içermesi özelliğini ortadan kaldırmaz.Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümlerine göre tespit edilmelidir.5718 Sayılı MÖHUK 24/1 m. uyarınca, sözleşmeden doğan borç ilişkileri ve 29/1 maddesi uyarınca eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabi olup aynı Yasanın 47. Maddesi uyarınca Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir.MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir.Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1237.maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu, a.g.e, s.193). TTK'nın 1228. Maddesine göre ise; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi şirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdigi, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildiğini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Konişmento içeriği TTK'nın 1229. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. Konişmentonun kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır.Somut olayda dava konusu taşıma işine ait konişmentoların ekinde taşıma şart ve koşulları'nın 26. maddesinde Amerika Birleşik Devletlerine/Devletlerinden yapılacak taşımalar bakımından konişmento ile ilgili her türlü ihtilaf Amerika Birleşik Devletleri yasalarına tabi olacağı ve Amerika Birleşik Devletleri New York Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi bu ihtilafları görme konusunda tek yargı yetkisine sahip olacağı, tüm diğer durumlarda işbu konişmento İngiliz Yasasına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıkların Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından herhangi başka bir ülke mahkemelerinin yargı yetkisi hariç olmak suretiyle karara bağlanacağı düzenlenmiştir.Davaya konu konşimentolar, davalının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmemiş olup,davacının ödemelerine konu bir kısım faturada "faturanın ... A/S adına Türkiye Acentesi ...Denizcilik A.Ş nin İstanbul adresinde düzenlendiği" kaydı bulunmakta ise de davalının Türkiye acentesinin faturayı tanzim etmesi, tek başına, taşıma sözleşmesinin yapılmasına davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğini ispata yeterli değildir. Bunun gibi konşimentolara konu taşımalara ilişkin deniz taşıması aşamasından sonra davalının Türkiye acentesi tarafından gümrük beyan özeti, yük teslim talimat formu gibi belgelerin düzenlenmesi ve konişmentoların arka sayfasında varış acentesi olarak "... Denizcilik A.Ş'nin belirtilmiş olması da taşıma sözleşmesinin yapılmasına davalının Türkiye acentesinin aracılıkta bulunduğunu ispata yeterli değildir. Buna göre eldeki davada, acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin uygulanma olanağı yoktur.Konişmentonun meşru hamili, TTK'nın 1230/1. maddesi uyarınca eşyayı teslim almaya yetkili olup, TTK'nın 1237. maddesi uyarınca taşıyan ile konşimento hamili arasındaki hukuki ilişki ve eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, konişmentoya göre belirleneceğinden gönderilen, konişmentoyu ciro ile alıp, bunu ibrazla yükü teslim almada kullandığı anda konişmentonun şartları ile bağlanmış olur. Buna göre gönderilen taraf olmadığı konşimentoda konşimentonun 3. şahıs hamili olması nedeniyle yetki şartı ile bağlı olmadığını iddia edemeyecektir. (YHGK 27.02.1997 tarih ve 1996/6876E-1997/754 K)Somut olayda davacı, yükün teslimi için konşimentoları ciro yolu ile devralarak konşimento hamili haline gelmiş ve konşimentonun şartları ile bağlanmıştır. Davacının konişmentoda yer alan ... Line S/A hüküm ve koşullarına itiraz etmemiş olduğu gözetildiğinde davalı ... Line S/A ve ... Line S/A adına Hindistan Acentesi ... Pvt. Ltd. Şirketi tarafından imzalanan kıymetli evrak niteliğindeki konişmentolar arkasında yer alan ve konşimentonun ön yüzünde "arka sayfada bulunan 1'den 26. maddeye kadar numaralandırılmış şart ve koşullar taşıyanın tarifesine dahildir." şeklindeki şerh karşısında 26. maddede düzenlenen yetki şartının, davacı ve davalı yönünden geçerli olduğunun kabulü gerekmiştir.Davanın konusu, münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, taraflar arasında bağlayıcı olan konşimentoların arka sayfasında bulunan taşıyanın şart ve koşullarının 26. maddesi ile Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin inhisari yetkisinin kabul edilmesi karşısında MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi ile davaya konu uyuşmazlıkta yetkili mahkeme İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olarak belirlenmiş olup, Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece , süresinde yapılan milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025