11. Hukuk Dairesi 2012/3172 E. , 2012/5985 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2009 gün ve 2008/419-2009/533 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.10.2011 gün ve 2009/12299-2011/12517 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dos…
**11. Hukuk Dairesi 2012/3172 E. , 2012/5985 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2009 gün ve 2008/419-2009/533 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.10.2011 gün ve 2009/12299-2011/12517 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, davalı limitet şirketin aile şirketi niteliğinde olduğunu, müvekkilleri ve kendisinin, babalarının ölümü ile ortaklık sıfatını kazandığını, %29.17 pay sahibi olduklarını, yönetimin %70.82 pay sahibi ortağa kaldığını, bu ortakla bir takım davaların devam ettiğini, anılan ortağın şirketin nev’inin değiştirilmesi yönünde ortaklar kurulu toplantısı çağrısı yaptığını, bu çağrının davacı ortak ...’na ulaşmadığını, 16.05.2008 tarihinde gerçekleştirilen ortaklar kurulunda alınan şirketin nev’inin değiştirilmesine ilişkin kararın toplantı ve karar nisabını içermediğini, 8.000.000 TL sermayeli ortaklıkta 5.333.000 TL sermayeyi temsil eden ortakların oy kullanmasının zorunlu olduğunu, anasözleşmede bir ortağın bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3 ünden fazlasına sahip olamayacağı kuralının bulunduğunu, her ne kadar dava dışı müdür ortak %70.8 oranında pay sahibi ise de oyunun ancak 2.666.000 YTL sermayeyi temsil edebileceği, alınan kararın toplantı ve karar nisabı bakımından yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, geçersizliğinin tespit ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/12299 E,2011/12517 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur. Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.