Hukuk Genel Kurulu 2013/1188 E. , 2014/414 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 3.İş Mahkemesi TARİHİ : 12/02/2013 NUMARASI : 2012/718-2013/68 Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3.İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.04.2011 gün ve 2009/35 E.- 2011/214 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin 08.10.2012 gün ve 2011/9919 E.-2012/16636 K. …
**Hukuk Genel Kurulu 2013/1188 E. , 2014/414 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3.İş Mahkemesi TARİHİ : 12/02/2013 NUMARASI : 2012/718-2013/68 Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3.İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.04.2011 gün ve 2009/35 E.- 2011/214 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin 08.10.2012 gün ve 2011/9919 E.-2012/16636 K. sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, 08.08.2008 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat davasının reddine,manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile davacı anne için 15000,00TL,davacı kardeşler için ise ayrı ayrı 10.000,00'erTL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 ) Bu ilkeler gözetildiğinde ölen sigortalının kardeşleri olan davacıların tümü yararına hükmedilen 10.000,00'er TL manevi tazminatların fazla olduğu ortadadır.