11. Hukuk Dairesi 2012/6337 E. , 2013/12257 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2011 tarih ve 2007/1314-2011/1170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2012/6337 E. , 2013/12257 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2011 tarih ve 2007/1314-2011/1170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin İtalya'dan ithal ettiği emtianın ...'ye davalı tarafından taşındığını, ancak davalının kararlaştırılandan daha fazla navlun için icra takibi yaptığını, süresinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, oysa takipte istenen tutarın davalının teklifine ve varılan mutabakata aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olduğu tutarın tespitine, takibe konulan fazla kısım kadar davalının inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin matbu teklifinde kütle ve hacim olmak üzere iki farklı esasa göre fiyatlandırma yapıldığını, dava konusu taşımada gönderici tarfından yükün üst üste istiflenemeyeceğinin belirtildiğini, istiflenemeyen yükün araçta daha fazla yer kapladığını, bu nedenle navlunun hacim esasına göre hesaplandığını, öte yandan fiyat teklifi Fob teslime göre verildiği halde taşımanın Ex Works olarak gerçekleştirildiğini, bundan doğan fazla maliyetin ücrete yansıtıldığını savunarak, davanın reddi ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, uygun güvenlik önlemleri alınması koşuluyla paletlerin üst üste istiflenmesinin mümkün olduğu, yükün istifleme yapılmak suretiyle taşınması ve taşıma ücretini de kütle esasına göre hesaplanması gerektiği, kütle esasına göre navlunun 758,03 Euro olacağı, 150 Euro gümrükleme ücreti ilavesi ile davalının alacağının 908,03 Euro karşılığı 1.688,93 TL olduğu, ancak davalının takipten önce 3.356 TL olarak faturalandırdığı alacağını 2.859,06 TL olarak takibe koyduğu, bu durumda alacağın 496,94 TL'sinin takipten önce ödendiğinin davalı tarafından kabul edildiği, 496,94 TL'nin mahsubu ile davalının takipte isteyebileceği alacağın 1.191,99 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının icra takibinde davalıya 1.191,99 TL asıl alacak tutarında borçlu olduğunun tespitine, bu miktar ve fer'ileri üzerinden takibin devamına, fazla kısım için takibin iptaline, fazlaya ilişkin istem ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. ... Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, 14.07.2011 hüküm tarihi itibariyle bu miktar 1.540,00 TL'ye çıkarılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili 3.535,18 TL harca esas değer üzerinden ikame ettiği davasında, kabul ettikleri borç tutarını belirtmeksizin, icra takibine konu edilen kadar davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürerek, gerçek borç tutarın tespitini istemiş, mahkemece davacının borcunun takibe konulan 2.859,06 TL'nin 1.191,99 TL'si kadar olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.191,99 TL yönünden takibin devamına, aşan kısım yönünden takibin kısmen iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, istemin reddedilen, başka bir ifade ile takibinin devamına karar verilen kısım yukarıda anılan kanun maddesi gereğince temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 46,50 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.