T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/04/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GERE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/04/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası üzerinden konkordatonun tasdiki talepli dava açtığını, mezkur dosya kapsamında davalı şirket hakkında 01/10/2018 tarihinde geçici mühlet kararı, 27/02/2019 tarihinde kesin mühlet kararı ve yargılama neticesinde tesis edilen 09/12/2020 tarihli hüküm ile de konkordatonun tasdiki kararı verildiğini, bildirilen konkordato dosyasında müvekkili tarafından alacak beyanları dikkate alınmaksızın hazırlanan projede müvekkili bankanın alacak miktarının gerçek alacak miktarından düşük gösterilmesine rağmen, mahkemece tasdik kararı verilmiş olup kararın 12. maddesi ile "alacakları itiraz uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren İİK'nın 308/b-i maddesi gereğince dava açabilecekleri" şeklinde hüküm tesis edildiğini, davalı şirket hakkında konkordatonun tasdiki hükmünü tesis eden Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi kararında konkordato projesi kapsamında müvekkili bankanın alacak miktarının gerçek alacak miktarından düşük gösterildiğini, taraflarınca konkordato komiserliğine yapılan alacak bildirimlerinde müvekkili bankanın davalı şirketten rotatif kredi, ticari çek, ihtiyaç kredisi, ticari KMH, gayri nakit alacak kaynaklı olmak üzere 291.008,54 TL alacağının olduğunun belirtildiğini, dosya kapsamında alınan konkordato komiser raporlarında ve nihai raporda belirtildiği şekilde 126.180,25 TL olarak nisaba dahil edildiğini, iş bu raporlara karşı yapılan alacak miktarlarına itirazlara yönelik taleplerin ise reddine karar verildiğini, müvekkili bankanın alacağının 17.600,00 TL gayri nakit alacak hariç olmak üzere ve davalılara teslim edilen çekler sebebiyle ödemiş olduğu 3 adet çek sorumluluk bedeli olan 4.800,00 TL dahil olmak üzere kesin mühlet tarihine kadar temerrüt faizi oranlarıyla 284.697,09 TL alacağının bulunduğunu belirterek, müvekkili bankanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı konkordato davası kapsamında itiraza uğramak suretiyle projeye dahil edilmeyen 17.600,00 TL gayri nakit alacak hariç 158.516,84 TL ana para ve hesap kat tarihi itibarıyla mevcut olan alacağının tamamına kesin mühlet tarihine kadar (yapılan tahsilatlar da gözetilmek suretiyle) kademeli olarak işlemiş olan 20.003,34 TL için %30,24 ve 253.405,20 TL için %90 oranında temerrüt faizinin davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine ve bu suretle belirlenen gerçek alacak tutarının konkordato projesine dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili, davacı tarafın taleplerinin konkordato mevzuatına aykırılık teşkil etmesi sebebiyle davanın ve taleplerinin reddine karar verilmesini, davacı tarafın çekişmeli hale gelen alacaklarının işlemiş ve işleyecek faizi ve ferileri ile beraber İİK'nın 308/b maddesi uyarınca konkordato talep eden borçludan tahsil edilerek davacıya verilmesini taleplerinin, ... Esas sayılı dosyasından yapılan araştırma ve değerlendirme neticesinde ... A.Ş.'nin alacağının tespit edilmiş olması ve konkordato nihai projesinde eksiksiz olarak yer verilmiş olması, tüm alacağının adi alacak olarak konkordato nisap hesaplamasında dikkate alınmış olması, İİK'nın 294. maddeye göre davacı tarafın faiz ve feri talep haklarının bulunmaması, alacaklı tarafın alacağının tamamının adi alacak kapsamında kalması ve konkordatoya tabi adi alacaklara mühlet tarihi itibariyle (01/10/2018) faiz işletilemeyeceği İİK'nın 294. maddesi kapsamında sabit olması, davacı tarafın dava açmasında hukuki bir menfaati bulunmamakla, konkordato mevzuatına aykırılık teşkil etmesi sebebi ile davanın ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirketin konkordato teklifinin tasdikine karar verildiği, davalı şirket tarafından davacının alacağının bir kısmının kabul edilip bir kısmının reddedildiği, reddedilen kısım yönünden çekişmeli hale gelen alacağın İİK'nın 308/b maddesi kapsamında konkordato tasdik şartları altında davalıdan tahsilini talep ettiği, dosya arasına alınan denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, bakiye 67.159,73 TL davacı bankanın davalılardan alacaklı olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 308/b-1. maddesi uyarınca açılan bu dava alacaklının konkordatodaki payını belirleyecek olup, mahkemece genel hükümlere göre çözülecek olan uyuşmazlık ile ilgili kabul kararı verilmesi halinde konkordatonun yürürlükte bulunduğu sürece alacağın konkordato koşullarına göre tahsili sonucu ortaya çıkacaktır. Bu dava ile çekişmeli alacağın konkordato projesi kapsamına dahil olup olmayacağı hususu belirlenecektir. Davanın kabul edilmesi belirli bir para alacağının tahsilini değil sadece konkordato projesine dahil edilmesi sonucunu doğuracaktır. Nitekim dava bir aylık hak düşürücü süreye tabi tutulmuş olup, bu haliyle davanın alacaklı ile borçlu arasında geçen gerçek anlamda bir eda davası olmadığından, dava sonunda verilen hükmün yalnız konkordato talep eden borçlunun konkordato projesine katılıp katılmayacağı veya ne miktarda katılacağını belirlemeye yönelik olacağından davanın bu niteliğine göre alacak davasından farklı olarak maktu harç ile açılmıştır. Bu dava, niteliğine göre de maktu harca tabidir. Her ne kadar davanın başında nispi harca tabi olduğu kanaatine varılarak nispi harç tamamlatılmış ise de, en son tarihli emsal yüksek mahkeme kararlarına göre maktu harç ve maktu vekalet ücreti takdir edilmesine, fazla yatırılan harcın iadesine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının konkordato projesine dahil edilen 126.180,25 TL alacağının yanında 67.159,73 TL alacağı bulunduğunun tespitine, bu alacağın konkordato projesine dahil edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Esas sayılı konkordato dosyasında müvekkili bankanın alacağının eksik ve hatalı hesaplandığını, müvekkilinin alacak miktarının raporda belirtilen rakamdan daha fazla olduğunu, 01/10/2018 tarihindeki alacak miktarının 291.008,54 TL olduğunu, davalıların konkordato dosyasından kesin mühlet verilme tarihine kadar faiz işletilmesi hususuna ilişkin hesaplamaların yapılmadığını, raporun eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin talebinin, eksik hesaplanan asıl alacak ve kesin mühlete kadar işleyecek faiz alacağı olduğunu, bu anlamda hesap kat ihtarnamesinde bildirdikleri ve eksik hesaplanan alacaklara ihtarname faiz oranları uygulanarak bir alacak hesaplaması yapılmasının gerektiğini ancak bilirkişi raporunda yalnızca kredinin normal işleyişi içerisindeki faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili banka alacağının, kredinin düzenli olarak ödenmemesi ve hesabın kat edilmesi ile ihtarname faiz oranları üzerinden hesaplanacak oranda alacaklı olacağının açık olduğunu, eksik hesaplanan faiz ve asıl alacakları yönünden raporun eksik kaldığını, mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İİK'nın 308/b. maddesi uyarınca çekişmeli alacağın konkordato projesine dahili istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 301. maddesine göre, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra, komiser tarafından yapılacak ilanda yer alan alacaklının bir başka deyişle, konkordato projesine alacağı kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde bu alacak “çekişmeli alacak” vasfını kazanır. İcra ve İflas Kanunu'nun 302/IV. bendi gereği mahkeme, çekişmeli alacağın hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına yaklaşık ispat ölçüsünde ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak karar verecektir. Bu şekilde inceleme yapan mahkemenin vereceği karar, maddi hukuk bakımından sonuç doğurmaz. Çekişmeli alacağın oylamaya katılmasına ve katılacağı orana karar veren mahkeme, İİK’nın 308/b-II. bendi gereği tasdik kararında konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebileceği gibi çekişmeli alacağın oylamaya hiç katılmamasına da karar verebilir, ancak ne yönde karar verilirse verilsin bu karar bağlayıcı olmayıp tasdik kararının ilanından itibaren İİK’nın 308/b-I. bendi gereği alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararından itibaren bir ay içinde dava açabilir. Süresi içerisinde dava açılmaması durumunda alacaklıların tasdik kararı veren mahkemenin çekişmeli alacağa karşılık olarak ayrılan ve bankaya yatırılan payı talep etmeleri de mümkün değildir. Buna karşın alacakları itiraza uğrayan alacaklıların genel hükümlere göre her zaman dava açmaları mümkündür. Bu durumda alacakların itiraza uğrayan alacaklıların bir ay içinde dava açmaları halinde çekişmeli alacak olarak İİK'nın 308/b maddesinden yararlanacağını, bir aylık süre içinde dava açmaması halinde ise, davanın genel hükümlere tabi olacağını ve çekişmeli alacak olarak bu hükümden yararlanamayacağını söyleyebiliriz. Çekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabi olacaktır. Örneğin çekişmeli alacak kira sözleşmesinden kaynaklanmakta ise uyuşmazlık sulh hukuk mahkemesinde, işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık ise iş mahkemesinde, ticari olmayan bir alacağa dayalı uyuşmazlık ise asliye hukuk mahkemesinde, ticari nitelikte bir alacak ise, asliye ticaret mahkemesinde görülecektir. Kanun koyucu burada her uyuşmazlığın uzman mahkemelerde görülmesine ilişkin genel ilkeye bağlı kalmıştır. Genel hükümlere tabi olma sadece bu konularda söz konusudur. Buna karşılık, alacağın tahsili genel hükümlere tabi değildir. Yukarıda değinildiği üzere tasdik edilen konkordato genel olarak bütün alacaklılar için mecburi ve bağlayıcı olduğundan çekişmeli alacağın mukadderatı da konkordato hükümlerine tabidir. Bir başka deyişle çekişmeli alacak hakkında karar veren mahkeme, konkordato projesini göz önünde bulundurarak alacağın tasdik edilen vade, tenzilat ve diğer ödeme koşullarına göre, tahsil edilmesi yönünde hüküm kuracaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davalı şirket hakkında 09/12/2020 tarihinde verilen konkordato tasdik kararı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarihli kararıyla konkordato tasdik talebinin reddine ve şirketin iflasına karar verilmiştir. Bir başka deyişle çekişmeli alacak davasının istinaf incelemesinin yapıldığı tarihte davalı şirket hakkında verilen konkordatonun tasdikine dair bir karar mevcut değildir. İİK’nın 308/b maddesinde düzenlenen çekişmeli alacaklar için açılacak davadan söz edebilmek için “geçerli konkordato talebi ve tasdik kararının bulunması” bu davanın ön koşuludur. Hal böyle olunca, davalı şirketin konkordato talebi ile ilgili verilen kararın akıbeti araştırılarak; a) Konkordato talebi reddedilmesi halinde çekişmeli alacak davası için “konkordatonun kabulü” ön koşulu ortadan kalktığı için HMK’nın 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak işbu davaya genel hükümlere göre alacak davası olarak devam edilmesi gerekir. Zira çekişmeli alacak davasında alacak talebi hakkında yapılacak yargılama genel hükümlere tabi ise de; verilecek hüküm ve sonuçlar konkordatonun yürürlükte olup olmamasına göre farklıdır. Konkordato yürürlükte iken alacağın konkordato projesi kapsamında, tasdik edilen konkordato hükümlerine göre ödenmesi gerekecek, örneğin konkordato faizsiz ise faiz uygulanmayacak, buna karşılık konkordato yürürlükte değil ise faiz de dahil tamamen genel hükümlere göre tahsil hükmü kurulacaktır. b-) Konkordato talepli davada davalı şirketin iflasına karar verilmesi halinde ise davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek hüküm kurulmak üzere yeniden esas hakkında bir karar verilmesi için kararın re’sen nedenlerle kaldırılması gerekmiştir (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/2615 Esas - 2024/3215 Karar sayılı ilamı ). Kararın kaldırma nedenine, göre davacı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk derece mahkemesi kararı yukarıda açıklanan sebeple kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...