İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin Türkiye'de yerleşik satıcılar ile Avrupada yerleşik alıcılar arasında sözleşme kurulmasına aracılık ettiğini, davalı şirket ile Portekiz’de yerleşik ... şirketi arasında değişik tarihleri kapsayan medikal malzeme satışına konu sözleşmelerin kurulmasına aracıl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1950 KARAR NO : 2025/1795 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin Türkiye'de yerleşik satıcılar ile Avrupada yerleşik alıcılar arasında sözleşme kurulmasına aracılık ettiğini, davalı şirket ile Portekiz’de yerleşik ... şirketi arasında değişik tarihleri kapsayan medikal malzeme satışına konu sözleşmelerin kurulmasına aracılık ettiğini, davacının faaliyetinin 2020 yılının Ağustos ayında başladığını ve 30.03.2021 tarihli proforma faturaya konu "Mutabakat Zaptının" imzasına kadar devam ettiğini, müvekkilinin faaliyeti neticesinde, 30.03.2021 tarihli ve MY2021303 sayılı proforma fatura ile, toplam 25.712.780-Euro tutarında 277.976.000 adet nitril muayene eldiveninin 15.03-31.07.2021 tarihleri arasında 6 parti halinde davalı tarafından alıcıya satılarak sevkiyatının yapılmasının öngörüldüğünü, her bir eldiven için KDV hariç 0,0065-Euro aracılık ücreti kararlaştırıldığını,toplam 43 konteyner içeriği emtianın, ilk dört partisini oluşturan 23 konteynerin satışının yapıldığı ,komisyon faturasının davalı tarafından ödendiğini,yazılı mutabakata bağlanan proforma fatura uyarınca 5. parti ürünlerin en geç 30.06.2021 tarihine kadar, son partinin ise en geç 31.07.2021 tarihine kadar sevkinin kararlaştırılmasına aracılık ettiğini,proforma faturada son iki parti konusu 128.000.000 adet eldivenin birim fiyatının proforma faturada 0,0925-Euro olarak belirlendiği,davacının her bir eldiven için 0,0065-Euro aracılık ücretine hak kazandığı, davacının son iki parti tutarı 128.800.000 adet eldiven nedeniyle net 837.200-Euro ve bunun %18'i oranında KDV ilave olmak üzere toplam 987.896-Euro alacağının tahakkuk ettiğini ücret alacağının doğması için asıl sözleşmenin kısmen dahi ifasının şart olmadığını,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000-Euro alacağın temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4-a maddesi uyarınca faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 27.01.2022 tarihli dilekçesiyle, dava değerini 987.896-Euro'ya yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve teamüle istinaden davacının verdiği hizmetlerin bedelini davalıya fatura ettiğini, fatura bedellerinin de davalı tarafından davacıya muntazaman ödendiğini, sonrasında davacı tarafından davalıya herhangi bir hizmet verilmediğini, satıcı davalı ile dava dışı alıcı arasında 4 parti mal sevkiyatı gerçekleştiğini, tüm sevkiyatlarda satıcı tarafından sevkiyatların yapılıp dava dışı alıcıdan mal bedeli tahsil edildiğinde, davacıya fatura karşılığı komisyon ödendiğini, alıcıya yapılan bu 4 parti satış ve sevkiyat dışında herhangi bir mal satışı ve sevkiyatının gerçekleşmediğini, bu nedenle davacının başkaca bir alacağının doğmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 30/03/2021 tarihli mutabakat zaptında, alıcı sıfatıyla dava dışı ..., satıcı sıfatıyla davalı ve tanık sıfatıyla da davacı şirketin yer aldığı, Malezya'dan gelen taşıma belgelerinin %90'ına karşılık gelen sözleşmenin toplam tutarının %10'unun peşin olarak ödeneceği,Malezya'dan yapılacak taşımanın gecikmesi durumunda satıcının alıcıyı zamanında bilgilendireceğinin kararlaştırıldığı, proforma faturada sözleşme konusu ürünlerin 15-31 Mart 2021, 01-30 Nisan 2021, 01-31 Mayıs 2021, 01-30 Haziran 2021, 01-31 Temmuz 2021 tarihleri arasında partiler halinde dava dışı satıcıya gönderileceği,ilk dört parti sevkiyatın tamamlandığı ve davacı şirketin bu sevkiyatlara ilişkin simsarlık ücretini aldığı , davacının, 1-30 Haziran 2021 ile 1-31 Temmuz 2021 tarihlerinde yapılacak olan son iki sevkiyata ilişkin simsarlık ücretini talep ettiği, davalının ise son iki sevkiyata ilişkin satışın gerçekleşmediğini savunduğu,taşınır mal simsarlığına ilişkin sözleşmelerin sözlü olarak da kurulabileceği, TBK'nın 521.maddesi uyarınca simsarlık ücreti alacağının doğabilmesi için kural olarak asıl sözleşmenin kurulmasının şart olduğu, sözleşmede bu durumun aksinin kararlaştırılabileceğini, alınan bilirkişi raporunda, 5 ve 6. parti malların sevkiyatının yapılmadığı, bu mallara ilişkin davalı satıcı şirkete ödeme yapılmadığının tespit edildiği, taraflar arasında sözlü şekilde kurulan simsarlık sözleşmesinde, simsarın ücretinin malların dava dışı alıcıya teslimi ve alıcı tarafından bedelin davalı satıcıya ödenmesinden sonra davacı simsara ödendiği,tarafların uyguladıkları fiili duruma göre davacının simsarlık ücretine hak kazanıp kazanmadığını tespit edilmesi gerektiği, 5 ve 6. parti malların sevkiyatının gerçekleşmediği, satım bedelinin de davalı tarafından tahsil edilmediği anlaşıldığından davacı simsarın komisyon ücretine hak kazanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; uyuşmazlığın, davalı şirketin komisyon masrafı ödememe saikiyle müvekkilini aradan çıkarmasından kaynaklandığını, 6 parti halinde sevk edilecek mallardan ilk 4 partinin alıcıya gönderilmesinden sonra müvekkilinin simsarlık ücretinin ödendiğini, TBK'nın 521/1 maddesi gereğince, simsarın, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanacağını, somut olayda sözleşmenin davacının çabaları ile kurulduğunu, simsarın aracılığı sonucunda simsarın, üçüncü kişiyle asıl sözleşmeyi bağıtlamasının, simsarlık ücretinin doğumu için yeterli olduğunu,mahkemenin mal sevkıyatı yapılarak bedeli ödenmedikçe simsarlık ücret hakkı doğmayacağı şeklindeki gerekçenin dayanaksız olduğunu,Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre ticari teamülün varlığı veya yokluğu ilgili Ticaret Odasından sorulmadan hüküm verilmesinin usule aykırı olduğunu, 30.03.2021 tarihli mutabakat zaptı başlıklı belgede ve aynı tarihli proforma faturada ihracat bedelinin toplam tutarının %10'unun peşin ödeneceği ve peşin ödemenin iade edilemeyeceğinin hükme bağlandığını, ayrıca davalı şirketin tek yetkilisi ...ın Gaziosmanpaşa C Başsavcılığı'nın 2021/35247 sayılı soruşturma dosyasında verdiği 24.03.2022 tarihli ifadesinde de peşinat alındığını kabul ettiğini, bu durumda gerçekleşmeyen 5. ve 6. parti sevkıyatların konusu olan 128.800.000 adet eldiven ithalatçıya teslim edilmediği halde mal bedeli olan 11.914.000-Euro'nun %10'una tekabül eden 1.191.400-Euro peşinat tutarının davalının uhdesinde kaldığını, davalı şirket yetkilisi tarafından alıcıya gönderilen 24.06.2021 tarihli mailde, simsarlık ücretinden kaçınmak adına sözleşme konusu son iki parti malın sevkiyatının simsarsız yapılması gerektiği ifadesinin yer aldığını,işbu emtiaların yüklemeye hazır olduğunu, ancak komisyon ödememek adına aracı olan müvekkilini devre dışı bırakmak istediğini, bu nedenle dava konusu emtiaların sevkiyatının gerçekleşip gerçekleşmemesinin simsarlık ücretinin kazanılmasında önemi olmadığını,uyuşmazlık konusu son iki parti ürünün satışının gerçekleşip gerçekleşmediğinin müvekkili tarafından tespitinin mümkün olamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, simsarlık ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı satıcı ile dava dışı alıcı ... arasında, davalı satıcı tarafından yurt dışında bulunan alıcıya sözleşme ekindeki proforma fatura içeriği 277.976.000 adet nitril muayene eldiveninin 0,0925-Euro birim fiyat üzerinden toplam 25.712.780-Euro bedelle satılarak, proforma faturada belirlenen tarihlerde 6 parça halinde sevk edilmesinin kararlaştırıldığı, bedelin %10'luk kısmının ne geç 04.03.2021 tarihinde ödeneceği, ayrıca proforma faturada peşin ödemenin iade edilmeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede davacının da tanık olarak yer aldığı, proforma faturada belirlenen ilk dört parti sevkiyatın gerçekleştirildiği, buna istinaden davacı simsar tarafından keşide edilen fatura bedellerinin davalı tarafından davacıya ödendiği, proforma faturada kararlaştırılan son iki parti sevkiyatın yapılmadığı, bu iki sevkiyata ilişkin olarak davacı tarafça komisyon faturası düzenlenmediği, sonrasında davacı tarafından keşide edilen 06.08.2021 tarihli ihtarname ile her bir eldiven için 0,0065-Euro birim fiyat üzerinden son iki parti sevkiyat tutarı olan 128.800.000 adet eldivenden kaynaklanan toplam 837.000-Euro simsarlık ücreti ile 150.696-Euro KDV bedeli olmak üzere toplam 987.896-Euro simsarlık ücretinin 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine de işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ki uyuşmazlık fiilen yerine getirilmeyen son iki sevkiyat konusu mallar bakımından davacının simsarlık ücreti alacağı talep edip edemeyeceği noktasındadır. Taşınır mallara ilişkin simsarlık sözleşmesinde yazılı şekil şartı öngörülmediğinden, bu tür sözleşmelerin sözlü olarak da kurulması mümkündür. Simsarlık ücretini talep hakkı ise, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. TBK'nın 521. maddesi gereğince; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Ancak bu hüküm emredici nitelikte olmadığından, aksinin kararlaştırılması mümkündür. Somut olayda davalı ile dava dışı alıcı arasında kurulmuş olan satım akdinin, davacı simsarın aracılığıyla kurulduğu sabittir. Taraflar arasında, nispi emredici nitelikte ki TBK'nın 521. maddesinin aksine, yani sözleşme kurulmasa da davacı simsara ücret ödeneceğine dair bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki fiili uygulamada, sevkiyat gerçekleşip bedeli tahsil edildikçe simsarlık ücret faturası düzenlendiği ve davalı tarafça ödendiği sabit olup, proforma fatura konusu malların tümü bakımından sevkiyat ve bedelinin tahsilinin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın davacının tüm proforma fatura konusu mallar yönünden simsarlık ücretine hak kazanacağına dair bir sözleşme hükmü veya davalının bu yönde bir taahhüdü bulunmamaktadır. Bu durumda tarafların simsarlık ücretini, proforma fatura konusu malların yurt dışındaki alıcıya sevk edilmesi ve bedelinin tahsili şartına bağladıkları sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle,son iki sevkiyatın davalının kusuruyla gerçekleşmediği veya davalı tarafça kötü niyetli olarak gerçekleştirilmediğinin kanıtlanamadığı , tarafların, ancak malların sevki ve bedelinin davalı tarafça tahsili halinde davacının simsarlık ücretine hak kazanacağı konusunda anlaştıklarının kabulü gerektiği ,davacı simsarlık ücretine hak kazanmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/11/2025