İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı borçluya 12.08.2020 tarihinde kestiği son e-fatura ile birlikte 06.11.2020 tarihi itibariyle 461.236,32-TL alacaklı olduğunu, e-faturalar ile sevk irsaliyeleri (imzalı sipariş fişleri) ve cari hesap dökümünden borcun varlığının sabit old…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2317 KARAR NO : 2025/2133 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2022 NUMARASI : 2021/79 Esas - 2022/771 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı borçluya 12.08.2020 tarihinde kestiği son e-fatura ile birlikte 06.11.2020 tarihi itibariyle 461.236,32-TL alacaklı olduğunu, e-faturalar ile sevk irsaliyeleri (imzalı sipariş fişleri) ve cari hesap dökümünden borcun varlığının sabit olduğunu, sevk irsaliyelerinde, borca konu malların borçlunun çalışanları tarafından teslim alındığına dair borçlu firma çalışanlarının isim ve imzaları bulunduğunu, faturalara karşılık kumaşların 19.02.2019 tarihinden 03.07.2020 tarihine kadar işbu fişler ile imza karşılığı borçlu şirkete teslim edildiğini, işbu fişler incelendiğinde 89.338,44-USD’lik sipariş teslim edildiğinin, buna karşılık cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere, çekler verildiğinin, en son 06.11.2020 tarihinde 30.000-TL’lik ödeme yapıldığının anlaşıldığını, ancak işbu ileri tarihli çek bedelleri düşüldükten sonra kalan 461.236,32-TL borcun ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul 18. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile icra başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından aynı alacak için müvekkili aleyhine işbu dava konusu İstanbul 18. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası dışında aynı zamanda İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile de icra takibi başlattığını, İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki icra takibine 08.09.2020 tarihinde itiraz edildiğini, ancak davacı tarafın bu dosyadaki itirazın iptali için dava açmadan davaya konu İstanbul 18. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine yeni bir icra takibi başlattığını, dolayısıyla davacının kötü niyetli olarak mükerrer takip başlattığını, fatura tek taraflı düzenlenebilen bir belge olup ispat yükü altında olan davacı tarafın faturaya konu hizmeti verdiğini de yazılı delillerle ispatlamak zorunda olduğunu, davacının iddia ettiği 12.08.2020 tarihli faturaya ilişkin olarak davacı tarafça müvekkiline bir mal veya hizmet verilmediğini, sevk irsaliyelerinin müvekkili tarafından kabul edilen ve ödemesi yapılan 17/07/2020 tarihli fatura ile çeliştiğini, ayrıca bazı sevk irsaliyelerinde imza bulunmadığını, müvekkili şirkete 17/07/2020 tarihinde davacı tarafça e-fatura düzenlendiğini, bu faturaya karşılık müvekkilinin de toplamı 90.000-TL ve 20.000-USD olan ileri vadeli çekler ile 06/03/2020 tarihinde avans olarak verdiği 2.000-USD ile davacı tarafa ödeme yaptığını, 17/07/2020 tarihli e-faturadan sonra davacı tarafından verilen hizmet veya davacı tarafın sevk irsaliyelerinin tarihlerinin dahi 17/07/2020 tarihinden önceki tarih olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı satıcının davalıya yönelik olarak düzenlediği faturaların davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmaksızın ticari defterlerine kaydedilmesi nedeniyle, faturalara konu mal ve hizmetin uhdesine geçtiğinin kabul edildiği, bu kabule rağmen davalının yaptığı 2.000-USD (12.154,40-TL) ödemeyi yazılı delil ile ispat edemediği,davalının davacıya yönelik olarak düzenlediği iade faturasına konu malları davacıya iade ve teslim ettiğini ispat edemediği gözetilerek, taraf defter ve belgelerindeki kayıtlar ile ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının 461.236,32-TL asıl alacak, 9.243,94-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 470.480,26-TL bakımından iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, 94.096-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının müvekkiline herhangi bir hizmet veya mal vermediğini, iddiasını ispatlayamadığını, sadece fatura ve davacıya ait ticari defter ve kayıtlar ile müvekkilinin davacıya borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını,icra takibinin mükerrer olduğunu, ancak mahkemece bu konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, davacının işbu dava konusu İstanbul 18. İcra Dairesinin... esas sayılı dosya öncesinde aynı alacak için İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile de icra takibi başlattığını, bu takibe müvekkilince itiraz edilmesine karşılık davacının itirazın iptali için dava açmadan işbu davaya konu İstanbul 18. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine yeni bir icra takibi başlattığını, davacının müvekkilinin iade faturasına itiraz ettiğine dair mail görüntüsü davacı tarafça delil ibraz süresinde sunulmadığından, bu delile muvafakat etmediklerini, bu nedenle söz konusu delilin mahkeme tarafından hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, kaldı ki söz konusu mail içeriği de muğlak ifadeler içermekte olup, açık ve net bir itiraz iradesi içermediğini, söz konusu mail değerlendirmeye alınacak dahi olsa, iki tarafın da tacir olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu şekilde alelade bir mail ile fatura itirazı yapılamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, ticari satıma dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı tarafça davalıya kumaş satışı yapıldığı, oluşan alacağın ödenmediği iddiasıyla davacı tarafça 12.08.2020 tarihli toplam 435.192,52-TL tutarlı e-faturaya dayalı olarak, faturada Dolar hesabı olarak gösterilen 59.615-USD alacak için davalı aleyhine 04.09.2020 tarihinde İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça bu dosyaya dayalı olarak davalı aleyhine itirazın iptali davası açılmadığı, sonrasında işbu takip konusu faturanın da dahil olduğu toplam 461.236,32-TL asıl alacak ve 9.243,94-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 470.480,26-TL alacağın tahsili için bu kez 05.01.2021 tarihinde İstanbul 18. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine davacı tarafça işbu dava açılmıştır.Davacı tarafça İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 12.08.2020 tarihli toplam 435.192,52-TL tutarlı e-faturaya dayalı olarak, faturada tutarının yabancı para karşılığı olarak gösterilen 59.615-USD alacak için davalı aleyhine 04.09.2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı ve davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, sonrasında ise davacı tarafça açık hesap alacağı için daha sonraki tarihte işbu davanın konusu olan İstanbul 18. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. İlk takip faturaya dayalı iken ikinci takip açık hesap alacağına dayalı olduğundan, takip sebepleri farklıdır. Tarafları aynı ise de ikinci takipde ilk takipdeki faturaya dayanılmadığı ;itirazın iptali davasında icra takibindeki borcun sebebine bağlılık esas olduğundan takip mükerrer sayılamayacaktır. Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerine göre takip tarihinde davacının davalıdan 461.388,32-TL alacaklı olduğu,davalının ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya 14.003,41-TL borçlu göründüğü,ticari defterler arasındaki farkın, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ve karşılığı 2.000-USD olarak ödenen 12.154,40-TL ile yine davalının davacı adına düzenlediği 24/08/2020 tarihli 435.192,52-TL miktarlı iade faturası ve 7,99-TL'lik kur farkından kaynaklandığı, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde kayıtlı olan 12.154,40-TL karşılığı 2.000-USD ödemesine ilişkin 06.03.2020 tarihli tediye makbuzunda davacının kaşe ve imzası bulunmadığı, ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının iade faturasına davacının yasal sürede itiraz ettiği, 26/08/2020 tarihli e-postalarda davacının iade faturasına yasal süresinde itiraz ettiği nazara alındığında,iade faturası davacı aleyhine sonuç doğurmayacaktır.Davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 461.388,32-TL alacaklı olduğu, 26/08/2020 tarihli e-posta ile bakiye borcun 1 hafta içinde ödenmesi talep edilmekle davalının bu miktar bakımından 02/09/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının ise 06.11.2020 tarihinden itibaren işlemiş faiz talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereği bu tarih ile takip tarihi olan 06/01/2021 tarihleri arası 61 günlük süre için 9.243,68-TL işlemiş faiz tahakkuk ettiği bildirilmiştir. Buna göre davacı tarafça düzenlenen faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı ve davalı tarafça BA formuyla da vergi dairesine bildirildiği anlaşılmakla,faturalar içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Faturalara davalı tarafça 8 gün içinde itiraz edilmemiştir. Davalı tarafça itiraz süresi geçtikten sonra 24.08.2020 tarihli iade faturası düzenlenmiş ise de, söz konusu iade faturası davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Bu durumda söz konusu iade faturasının davalı lehine sonuç doğurması mümkün değildir. Yine davalı tarafça 06/03/2020 tarihinde davacıya 2.000-USD ödeme yapıldığı ileri sürülmüştür. Söz konusu ödeme davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Davalı tarafça bu konuda delil olarak sunulan tediye makbuzunun üst kısmında davacı şirketin unvanı, ödemeyi alan kısmında da imza bulunmaktadır. Ancak davacı şirketin kaşesi bulunmadığı gibi ödemeyi alanın ismi de yer almamaktadır. Bu durumda davacıya aidiyeti kanıtlanamayan belgeye istinaden davacıya ödeme yapıldığının kabulü mümkün değildir.Açıklanan nedenlerle,davacı davalıdan 461.236,32-TL alacaklı olduğunuı kanıtladığından itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 32.138,51-TL istinaf karar harcından peşin yatan 8.034,63-TL harcın mahsubuna kalan 24.103,88-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 93-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2025