11. Hukuk Dairesi 2011/11288 E. , 2012/12003 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2011 tarih ve 2010/120-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2011/11288 E. , 2012/12003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2011 tarih ve 2010/120-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi ..., muhatabı davalı banka olan toplam 30.500,00 TL bedelli 4 adet çekin hamili olduğunu, keşidecisinin kimliğinin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını, davalının çek hesabı açarken üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, keşideci hakkında icra takibi yapılıp aciz vesikası alındığını, karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunulduğunu, daha sonra gerçek kimliği tespit edilen ... hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından dava açıldığını, meydana gelen zararın %50'sinden davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.250,00TL’nin keşide tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, Çek Kanunu uyarınca alınması gerekli tüm belgelerin alındığını, ibraz edilen belgelerin sahte olmasının belirlenmesinden sonra bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığını, davacının da müterafik kusuru bulunduğunu, çeklerin keşide tarihi ve ibraz tarihlerinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra dava açıldığını, dava haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin olduğundan zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.