6. Ceza Dairesi 2009/11452 E. , 2010/12950 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; Sanık ... ve savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi…
**6. Ceza Dairesi 2009/11452 E. , 2010/12950 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; Sanık ... ve savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü; Sanıklar ..., ..., ... savunmanlarının süresinden sonra olan duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318 (5271 sayılı CMK’nun 299/1.)maddesi uyarınca REDDİNE, Sanıkların, katılan ...'ün el, ayak, ağız ve gözlerini bağlamak suretiyle etkisiz hale getirip yağma suçunu işlediklerinin anlaşılmasına göre, eylemlerinin yağma suçundan ayrı olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu da oluşturduğundan, haklarında zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yağma suçunun 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a)-(c)-(d) bentlerine aykırı biçimde, silahla, konutta ve birden fazla kişi tarafından işlendiği, hükmün gerekçesinde oluşa uygun olarak kabul edildiği halde, uygulama sırasında (a) bendinin gösterilmemesi ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken değerlendirilmeye esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- 5237 sayılı TCK.nun 38/3.madde hükmü cezadan indirim yapılmasını gerektiren bir şahsi sebebe ilişkin düzenleme niteliğini taşımaktadır. Bu husus iştirak ilişkisinde suç ortaklarının sorumluluk statüsüyle alakalı değildir. Ayrıca etkenin suç işlemekten menfaati olmayan edilgenin, etken olanın elde olunmasında ciddi yardımda bulunmasını da içerdiği dikkate alındığında; sanıkların önceden verdikleri karar uyarınca 5237 sayılı TCK.nun 37. maddesi kapsamında suça doğrudan fail olarak katılıp birlikte işledikleri, anılan Yasanın 38/3. maddesinde düzenlenen indirim hükmünün uygulanabilmesi için, ismi açıklanan failin suça doğrudan katılmayıp azmettiren konumunda bulunması gerektiği gözetilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık ... hakkında TCK.nun 38/3. maddesi uyarınca indirim yapılması, 3-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... savunmanları ve katılanlar ..., ...'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 07/07/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.