T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/866 Esas KARAR NO : 2025/1858 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/826 Esas - 2022/917 Karar TARİHİ: 24/11/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan incelem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/866 Esas KARAR NO : 2025/1858 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/826 Esas - 2022/917 Karar TARİHİ: 24/11/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Elektrik Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 2019/2 Esas sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığını ve davada verilen karar ile firmanın konkordatosunun tasdik edildiğini, davalı firma tarafından hem mahkemeye hem de konkordato komiserine bildirmiş oldukları alacaklarının kabul edilmediğini, konkordato alacaklılar toplantısında da oy kullanamadıklarını, bu sebeple alacaklarına kavuşma ihtimalinden yoksun kaldıklarını, müvekkili banka nezdinde yapılan incelemeler neticesinde 30/12/2020 tarihi itibariyle 100.447,15 TL. Anapara, 10.154,25 TL. Masraf, 111.928,51 TL. Tahakkuk etmemiş faiz ve 1.099,49 TL. BSMV olmak üzere 223.629,40 TL alacakları bulunduğunu, söz konusu alacaklarının mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkabileceğini beyanla konkordato davası kapsamında verilen tasdik kapsamında çekişmeli hale dönüştüğü tespit edilen 223.629,40 TL. alacakları açısından öncelikle İİK Md.308/b-2 kapsamında söz konusu konkordato kararı kesinleşinceye kadar mahkememizce belirlenen bir hesaba depo edilerek nemalandırılmasını, çekişmeli hale dönen alacaklarının kabulüne karar verilerek söz konusu alacaklarının tasdik edilen proje kapsamında değerlendirmeye alınmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça "Davalı firma tarafından hem mahkemeye hem de konkordato komiserine bildirmiş oldukları alacağının kabul edilmemiş olduğunu, konkordato alacaklılar toplantısında da oy kullanılamadığını" iddialarında bulunmuş ise de bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından dava konusu iddiaların ispatına dair vakıalar, davacı tarafından sunulması gereken somut deliller ile ilişkilendirilmemiş olduğunu, yalnızca soyut iddialardan oluştuğunu, HMK m.194 uyarınca taraflar dayandıkları vakıaları elverişli şekilde somutlaştırmakla yükümlü olduğunu, davacı tarafça bu yükümlülük yerine getirilmeksizin kötü niyetli ve soyut iddiaların, mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/2 Esas sayılı konkordato tasdik kararı verilen dosyasının tetkiki halinde, davacı bankanın 22.04.2019 tarihinde, müvekkilden 1.177.457,00-TL (Bir Milyon Yüz Yetmiş Yedi Bin Dört Yüz Elli Yedi Türk Lirası) alacak iddiasında bulunduğu alenen gözler önüne serileceğini, davacı banka tarafından, dosyaya alacak bildirimi yapıldığı ancak müvekkil şirket ve atanmış olan konkordato komiseri tarafından alacak kaydının kabul edilmediği iddiasında bulunulmuşsa da davacının banka tarafından davaya konu 223.629,40-TL alacak hakkında hiçbir bildirimin anılan konkordato dosyasına yapılmadığı izahtan vareste olduğunu, Anılan konkordato dosyası incelendiği zaman, ayrıca adresi bilinen davacı bankaya posta yoluyla da ilanın bir örneğinin gönderilmiş olduğu, bu bakımdan davacı bankanın herhangi bir bilgi edinme hakkından yoksun kaldığının iddia edilemeyeceği de izahtan vareste olduğunu, anılan konkordato dosyası kapsamında davacı bankanın öne sürdüğü 1.177.457,00-TL alacak iddiasına ilişkin olarak, komiser heyeti tarafından müvekkil şirket kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde; davacı bankadan müvekkilin kullandığı kredi miktarının, 4.629.662,78-TL olduğu, kayıtların incelendiği tarihe kadar müvekkil tarafından davacı bankaya 3.685.885,41-TL ödendiği, inceleme tarihi itibariyle müvekkil şirket tarafından davacı bankaya tahsile verilen ve ekte bir listesi sunulan çek bedelleri toplamının 1.012.028,83-TL olduğu, Bu durumda, müvekkil şirketin davacı banka ile arasındaki kredi ilişkisine istinaden 68.251,46-TL alacaklı bulunduğu, müvekkil şirketin, davacı bankaya ek hesaptan kaynaklanan 49.191,62-TL borcu bulunduğu, netice olarak; müvekkil şirketin davacı bankadan 68.251,46-TL - 49.191,62-TL = 19.059,84-TL alacaklı olduğunun, izahtan vareste olduğu, taraflara ait ticari defter ve kayıtlarla, bankaya teslim edilen çeklerin incelenmesi neticesinde açıklığa kavuşacağını, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/2 E., 2020/900 K. sayılı dosyasında, davacı banka tarafından 22/04/2019 tarihinde ibraz edilen beyan dilekçesi ile 22/04/2019 tarihi itibariyle müvekkil şirketten 1.177.457,00-TL alacaklı olduğu beyan etmiş ise de davacı banka tarafından ikame edilen davada 223.629,40-TL alacak iddiasında bulunduğunu, Davacının her iki davada talep ettiği alacak miktarları arasında maddi hatanın ötesinde tutarsızlık bulunduğunun alenen gözler önüne serildiğini, davacı bankanın önce anılan konkordato dosyasında haksız çıkar elde etme amacıyla hareket ederek yüksek miktarda alacaklı olduğunu iddia ettiğini, ardından bu dava ile başkaca bir bedel miktarınca alacaklı olduğu iddiasına dayandığını, Davacı bankanın tutarsız rakamlar telaffuz ederek müvekkil şirketi, konkordato komiserlerini ve konkordato tasdik kararını veren mahkemeyi yanıltmaya çalıştığının izahtan vareste olduğunu, bahsi geçen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/2 Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyanın incelenmesi ve uygun görülmesi halinde konkordato komiserlerine müzekkere yazılarak bu hususta cevap alınması ile birlikte müvekkilin, davaya konu miktar üzerinden davacı bankaya borçlu olmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin davacıya iddia edilen miktarda borcu bulunmadığını, Davacı bankanın, fahiş ve hiçbir yasal gerekçesi bulunmayan alacak iddiaları ile müvekkil şirketin ticari hayatına devam etmesini engellemek ve konkordato müessesesini etkisiz kılmak maksadıyla kötü niyetli olarak bu davayı ikame ettiğini, davacının sunacağı delillere karşı delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/11/2022 tarih ve 2021/826 Esas - 2022/917 Karar sayılı kararında;"......Dava dilekçesi ,cevap dilekçesi ,Bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek rapor ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ; davalı ... Elektrik Elektronik San. Ve Tic.Ltd.Şti. tarafından 2019/2 Esas sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığı ve davada verilen karar ile firmanın konkordatosunun tasdik edildiği,davacının, davalı firma tarafından hem mahkemeye hem de konkordato komiserine bildirmiş oldukları alacaklarının kabul edilmediğini, konkordato alacaklılar toplantısında da oy kullanamadıklarını,bu sebeple alacaklarının tasdik edilen proje kapsamında değerlendirmeye alınmasına karar verilmesini talep ettiği ,Taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden davalı asıl borçlu ... Elektrik Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye davacı bankanın Kartal Ticari şubesinde 264403174 müşteri numarası tanımlandığı ve davalı firmaya ,Borçlu Cari Hesap (BCH) Rotatif Kredisi kullandırıldığı, Kredili Mevduat Hesabı (KMH) ve Ticari Business Kredi Kartı tahsis edildiği,Bilindiği üzere geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, bu nedenle, rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa; geçici mühlet tarihi itibariyle faiz işlemesinin duracağı, Davacı bankanın alacağının rehinle temin edilmediği, bu nedenle yapılan hesaplamada bankadan kullanılan bankacılık ürünleri için geçici mühlet tarihi olan 04.01.2019 tarihine kadar taraflar arasında belirlenen akdi ve gecikme faizi işletildiği, Bu tarihten sonra yapılan ödemeler ve tahsilatlar hesaplanan toplam tutardan düşüldüğü, Geçici mühlet tarihinden sonra yapılan ödemeler borç tutarından düşüldüğünde, davacı bankanın ilgili krediden kaynaklı olarak 208.906,53 TL tutarında alacağı kaldığı anlaşılmakla, davanın Kısmen Kabulü ile 208.906,53 TL. banka alacağının davalının konkordato projesine dahil edilerek İstanbul Anadolu 2.ATM'nin 2019/2 Esas-2020 /900 Karar sayılı 28.12.2020 tarihli tasdik kararındaki ödeme planına uygun şekilde davalıdan tahsiline, Fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın Kısmen Kabulü ile 208.906,53 TL. banka alacağının davalının konkordato projesine dahil edilerek İstanbul Anadolu 2.ATM'nin 2019/2 Esas-2020 /900 Karar sayılı 28.12.2020 tarihli tasdik kararındaki ödeme planına uygun şekilde davalıdan tahsiline, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından yürütülen yargılamada taraflarınca dosyaya sunulan deliller tartışılmadan, dosyada mezkur bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazları değerlendirilmeden usul ve yasaya aykırı olacak şekilde hüküm tesis edildiğini ve müvekkilin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, dosya kapsamında alınan 04.03.2022 tarihli kök bilirkişi raporu ile 30.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamaların açıkça hatalı olduğunu, uyuşmazlığa konu alacak miktarı hakkında konkordato komiseri tarafından yapılan hesaplamada anılı borçlara ilişkin tüm faiz ve fer'iler silinerek hesaplama yapılmış olmasına rağmen mezkur raporlarda nakdi alacağın hesaplamasına ilişkin faiz ve fer'ilerin de eklenerek hesaplama yapılmasının açıkça hatalı olduğunu, 30.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda davacı banka nezdinde kullanılan bankacılık ürünleri için 04.01.2019 (geçici mühlet) tarihine kadar taraflar arasında belirlenen akdi ve gecikme faizi işletilerek bir sonuca varılmış ise de anılı raporlarda nakdi alacağın hesaplamasına ilişkin faiz hesaplanmasının hatalı olduğuna dair itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, Yerel mahkeme tarafından anılı beyan ve itirazlarına gerekçeli kararda hiç değerlendirilmemiş olduğunu, yalnızca dosyada alınan bilirkişi raporları doğrultusunda "Davacı bankanın alacağının rehinle temin edilmediği, bu nedenle yapılan hesaplamada bankadan kullanılan bankacılık ürünleri için geçici mühlet tarihi olan 04.01.2019 tarihine kadar taraflar arasında belirlenen akdi ve gecikme faizi işletildiği, Bu tarihten sonra yapılan ödemeler ve tahsilatlar hesaplanan toplam tutardan düşüldüğü" gerekçesi ile usul ve yasaya aykırı olarak hüküm tesis edildiğini, izah edilen hususların anılı kararda hiç değerlendirilmediğini, taleplerinin hangi gerekçeler ile reddedildiğinin ise hiç tartışılmadığını, açıkça müvekkilin gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, Davacı tarafın müvekkil şirketten 208.906,53 TL nakdi alacağının bulunduğunun hukuken kabulünün mümkün olmadığını, 30.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen çek listesi uyarınca, keşideci ...’a ait 10.000,00-TL bedelli iade edilen çek bedeli düşüldüğünde dahi toplam 34 adet çekin tahsilinden ötürü davacı bankaya 1.002.028,83-TL ödeme yapıldığının alenen ortada olduğunu, bu doğrultuda, dosyada alınan ek raporda bahsi geçen ve geçici mühlet sonrasında toplam 931.776,74 TL çek tahsilatı yapıldığı sonucuna varılmasının eksik ve hatalı incelemenin bir tezahürü olduğunu, zira mezkur ek raporda bahsi geçen çekler arasından 8 adet çek bedeli toplamı olan 65.000,00 TL’nin 30.09.2018 tarihli 3. devre sonu faizinden düşülmesinin açıkça hukuka ve yerleşik içtihatlara da aykırılık teşkil ettiğini, davacı bankanın tahsilat bedelinin tamamını mezkur dönem sonu faizine mahsup etmesinin açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu itibarla mahke tarafından dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesi ile nakdi alacağa ilişkin faiz hesaplaması yapılmadan rapor oluşturulması gerektiğini, işbu durum gözetilmeksizin hüküm tesis edilmesinin açıkça hatalı olduğunu, Dosya kapsamından müvekkil şirketin davacı bankadan alacaklı olduğunun sabit olduğunu;-Davacı bankaya ek hesaptan oluşan bakiye : 49.191,62 TL-Davacı bankadan kullanılan toplam kredi tutarı: 4.629.662,78 TLGenel Toplam: 4.678.854,40 TLKullanılan Kredi ve KMH hesabın ilişkin bakiye borca karşılık;-Yapılan ödeme tutarı : 3.685.885,41 TL-Tahsil edilen çeklerin tutarı: 1.002.028,83 TLGenel Toplam: 4.687.914,24 TL4.687.914,24 – 4.678.854,40 TL : 9.059,84 TL tutarında müvekkil şirketin davacı bankadan alacaklı olduğunu, müvekkil şirket davacı bankadan 9.059,84-TL alacaklı olmasına rağmen bilirkişi tarafından 208.906,53 TL olarak hesaplanan nakdi alacak miktarına konu borç kalemleri hakkında eksik ve hatalı tespitler yapılmış olduğunu, bu itibarla işbu hesaplamaya itiraz ettiklerini, itirazlarının karşılanması amacıyla banka hukukunda uzman hukukçu bir bilirkişinin de olduğu yeni bir bilirkişi heyeti yetkilendirilerek dosyada yeniden bilirkişi raporu tanzim edilmesini talep ettiklerini, anılı talep ve itirazlarının giderilmediğini, eksik yargılama yürütülerek usul ve yasaya aykırı olarak hüküm tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, İİK'nun 308/b maddesine dayalı, konkordato nisabına dahil edilmeyen çekişmeli alacağın konkordato nisabına dahil edilmesi istemiyle açılan alacak davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, bankacı bilirkişiden alınan kök raporda; geçici mühlet tarihi itibariyle davacının davalı şirketten davacı bankanın 122.692,39 TL. alacaklı olduğu belirtilmiştir. Kök rapora taraf vekillerinin itiraz etmesi üzerine mahkemece aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, banka kayıtları incelenmek suretiyle düzenlenen ek raporda; davacı bankanın ilgili krediden kaynaklı olarak 208.906,53 TL tutarında alacağı kaldığı belirtilmiştir.Mahkemece, alınan ek bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından kök rapora yönelik verdiği itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlığa konu alacak miktarı hakkında konkordato komiseri tarafından yapılan hesaplamada anılı borçlara ilişkin tüm faiz ve fer'ileri silinerek hesaplama yapılmış olmasına rağmen mezkur raporda nakdi alacağın hesaplamasına ilişkin faiz hesaplaması açıkça hatalı olduğunu ileri sürdüğü, bilirkişi ek raporunda; bankadan kullanılan bankacılık ürünleri için 04.01.2019 (geçici mühlet) tarihine kadar taraflar arasında belirlenen akdi ve gecikme faiz işletildiğini, bu tarihten sonra faiz işletilmemiş ve yapılan ödemeler hesaplanan toplam tutardan düşüldüğünü, davalı vekilinin rapora “alacak miktarı hakkında konkordato komiseri tarafından yapılan hesaplamada anılı borçlara ilişkin tüm faiz ve fer'ileri silinerek hesaplama yapılmış olmasına rağmen mezkur raporda nakdi alacağın hesaplamasına ilişkin faiz hesaplaması açıkça hatalıdır.” İtirazı ile ilgili takdir ve hukuki yorumun mahkemeye ait olduğu belirtildiği, mahkemece verilen hüküm gerekçesinde;''.... Kredili Mevduat Hesabı (KMH) ve Ticari Business Kredi Kartı tahsis edildiği,Bilindiği üzere geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, bu nedenle, rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa; geçici mühlet tarihi itibariyle faiz işlemesinin duracağı, Davacı bankanın alacağının rehinle temin edilmediği, bu nedenle yapılan hesaplamada bankadan kullanılan bankacılık ürünleri için geçici mühlet tarihi olan 04.01.2019 tarihine kadar taraflar arasında belirlenen akdi ve gecikme faizi işletildiği, Bu tarihten sonra yapılan ödemeler ve tahsilatlar hesaplanan toplam tutardan düşüldüğü, Geçici mühlet tarihinden sonra yapılan ödemeler borç tutarından düşüldüğünde, davacı bankanın ilgili krediden kaynaklı olarak 208.906,53 TL tutarında alacağı kaldığı,'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Yukarıdaki açıklamalar ve mahkemece gerekçesinde belirtilen tesbitler gözetildiğinde davalı vekilinin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında da ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporu ile mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddiaların değerlendirildiği, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.270,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.090,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.