11. Hukuk Dairesi 2010/8377 E. , 2011/15864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 tarih ve 2006/400-2010/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22/11/2011 gününde davacılar avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan v
**11. Hukuk Dairesi 2010/8377 E. , 2011/15864 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 tarih ve 2006/400-2010/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22/11/2011 gününde davacılar avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı olduğu davalı şirketin 27.03.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda şirket karının fevkalade ihtiyatlara ayrılmasına, sermayenin artırılmasına ve ortaklarca kullanılmayan rüçhan hakkı bulunduğu takdirde bunları istediği hisselere kullandırmaya, başkalarını iştirak ettirmeye ve satış bedellerini tespit etme hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararların alındığını, aynı tarihte yapılan imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda da olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin kararın onaylanmasına karar verildiğini, her iki genel kurulda alınan kararlara karşı müvekkillerinin red oyu kullanarak muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırdıklarını, alınan kararların kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı bulunduğunu, hakim ortak tarafından kar dağıtım kararı alınmaması, gereksiz ölçüde yüksek miktarlarda sermaye artırımına gidilmesi ve rüçhan haklarının kendisi veya kontrolü altındaki şirketlere kullandırılması suretiyle müvekkillerinin sermaye içindeki paylarının düşürüldüğünü ve holding sermayesinin tümünün ele geçirildiğini, bu tutum ve davranışların hakkın suistimali olup, kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, anılan kararların hukuken yokluğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketçe ekonomik zorunluluk icabı yapılan sermaye artırımının kanuna, şirket anasözleşmesine ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu, kullanılmayan rüçhan haklarının diğer hissedarlara veya hissedar olmayan gerçek ve tüzel kişilere kullandırılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararın da tamamen şirketler hukukuna, cari uygulama ve anasözleşme hükümlerine uygun bulunduğunu, şirket karının dağıtılmayarak ihtiyatlara alınmasının da tamamen ekonomik nedenlere dayandığını, bu yönde alınan kararda da bir usulsüzlük olmadığını, davacıların iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurullarda alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı şirketin 27.03.2006 tarihli olağan genel kurulunda alınan bir kısım kararlar ile aynı tarihte yapılan imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda olağan genel kurulda alınmış olan sermaye artırımını onaylayan kararın iptali istemlerine ilişkindir.Davalı şirketin 27.03.2006 tarihli olağan genel kurulunda gündemin 10. sırasında alınan karar ile sermayenin artırılmasına, 11. sırada alınan karar ile de sermayeye nakit olarak ilave edilecek kısım için ortaklarca kullanılmayan rüçhan hakkı bulunduğu takdirde bunun üçüncü kişilere kullandırılmasına ilişkin esasların tespiti hususunda yönetim kurulunun yetkili kılınmasına karar verilmiştir.Mahkemece, yazılı gerekçe ile davacıların sözkonusu kararların iptaline ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiş ise de davalı şirketin daha önceki yıllarda yapılan genel kurullarında alınan sermaye artırımına ilişkin kararlarla ilgili olarak da iptal davaları açılmış olduğu ve bu davaların devam edip, henüz kesinlik kazanmadığı anlaşılmıştır. Bu davaya konu sermaye artırımına ilişkin kararın geçerli olabilmesi için en başta gelen koşul geçmişte alınan sermaye artırımlarına ilişkin genel kurul kararlarının geçerliliğini sürdürmesi, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının geçerli bir sermaye miktarı üzerinden yapılmasıdır. Geçmiş yıllarda yapılan genel kurullarda alınan sermaye artırımına ilişkin kararların iptal edilmesi ve bu hususun kesinleşmesi halinde davaya konu genel kurullarda görüşülen ve değiştirilen anasözleşmede yazılı sermaye miktarı da değişeceğinden alınan sermaye artırımına ilişkin karar sırf bu nedenle dayanaksız kalacaktır.O halde mahkemece, olağan genel kurulda ve imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin kararlar ile sermaye artırım kararı ile bağlantılı olan rüçhan haklarının kullandırılmasına ilişkin olarak olağan genel kurulda alınan kararın geçerliliğinin geçmiş yıllarda yapılan genel kurullarda alınan ve iptali istenen sermaye artırım kararlarına bağlı olması nedeniyle mahkemece anılan kararların iptali yönünden geçmiş yıllara ait genel kurullarda sermaye artırımına ilişkin olarak verilen kararlara karşı açılmış bulunan iptal davalarında verilecek kararların bu davayı etkileyecek olması nedeniyle sözkonusu kararların kesinleşmesinin beklenmesi, bu davalarda verilen kararlar kesinleştikten sonra ortaya çıkacak hukuki duruma göre işbu davaya konu sermaye artırımıyla ilgili genel kurul kararlarının iptali isteminin değerlendirilmesi gerekirken, anılan hususlar yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, sermaye artırımıyla ilgili olarak alınan kararlara ilişkin olarak verilen red kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu bentte açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.