11. Hukuk Dairesi 2018/4666 E. , 2020/2012 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28/04/2016 gün ve 2014/404 - 2016/89 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/06/2018 gün ve 2016/11798 - 2018/4630 sayılı kararı aleyhinde davalı TPMK vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya içi…
**11. Hukuk Dairesi 2018/4666 E. , 2020/2012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28/04/2016 gün ve 2014/404 - 2016/89 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/06/2018 gün ve 2016/11798 - 2018/4630 sayılı kararı aleyhinde davalı TPMK vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin 2010/22808 sayılı "OSMANLI ÇİNİ ATÖLYESİ BEKİR ..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “OSMANLI ÇİNİ ...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2011/83311 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine itirazda bulunulduğunu, itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davacıların murisi ...’ın 1989 yılında “Osmanlı Çini Atölyesi ...” ismiyle çalışmalarına başlamış olduğunu ancak faaliyetini “Osmanlı Çini” olarak sürdürdüğünü, her iki işletmenin de çini satmakta olduğunu, Osmanlı Çini ibareli ticaret unvanının 1973 yılından itibaren davacıların murisi adına tescilli olduğunu, davalının ...’ın 2010 yılında ölümünden sonra 2011 yılında söz konusu unvanı kendisine mal etmeye çalıştığını, iyi niyete aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPMK vekili, markalar arasındaki müşterek “Osmanlı çini” ibaresinin ayırt ediciliği olmadığını, markalar arasındaki ayırt ediciliği tesis edecek unsurun ... ve Bekir ... olduğunu, karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin yaptığı iş ile davacının yaptığı işin kapsamının farklı olduğunu, ticaret siciline tescil ettirmiş olduğu “Osmanlı çini” unvanı ile “Osmanlı Çini Atölyesi Bekir ...” arasında iltibasa neden olacak bir durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.