T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2622 KARAR NO : 2025/2813 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2622 KARAR NO : 2025/2813 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 16/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.11.2021 günü müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu, müvekkilinin yaralandığını, zarara uğradığını, plakası tespit edilemeyen plakası tespit edilemeyen aracın belirsiz sürücüsünün kusurunun bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 1.000,00 TL (100,00 TL geçici, 900,00 TL kalıcı) işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen geçici işgöremezlik ödeneğini 2.076,00 TL'ye 900,00 TL talep edilen sürekli işgöremezlik tazminatını, 98.523,00 TL'ye arttırarak; toplamda 100.599,00 TL maddi tazminatın, Güvence Hesabının temerrüt tarihi olan 14.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Güvence Hesabının teminat limiti ile sınırlı olarak sorumluluk altında bulunduğunu,kusur ve maluliyet konularında rapor aldırılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemelerin tazminattan indirilmesi gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 2.076,00 TL geçici iş göremezlik, 98.523,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 100.599,00 TL'nin 14.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; faili meçhul aracın varlığının kanıtlanamadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, yönetmeliğe uygun rapor düzenlenebilmesi için kişinin sağlık kurulunca bizzat muayene edilmesi gerektiğini, dosyada bulunan kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, söz konusu çelişki giderilmeden hüküm tesisinin yerinde olmadığını, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluklarının bulunmadığını, hükme esas alınan hesap raporunda teknik faiz indirimi uygulanmadan prograsif rant yöntemi ile yapılan hesabın hatalı olduğunu, davacının koruyucu elbise, kask kullanmaması nedeni ile zararın artmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca hükmolunan tazminata başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle meydan gelen yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile; 2.076,00 TL geçici iş göremezlik, 98.523,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 100.599,00 TL'nin 14.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili her ne kadar yukarıda belirtilen nedenler ile istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olması, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda verilen Yargıtay 4. Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereğince poliçe teminatı içerisinde kabul edilmiş olması, davacının kaza sırasında ... plakalı motosiklette yolcu konumunda olup, kaza anında kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olması nedeni ile zararın artmasına herhangi bir müterafik kusurunun bulunmamış olması, mahkemesince hüküm kurulurken kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitlerine uygun şekilde karar verilmiş olması, dosya içerisinde bulunan kusur bilirkişi raporlarına göre plakası ve kimliği belirsiz araç sürücüsünün %20, dava dışı sürücü ...'nın %80 oranında kusurlu, davacının ise kusursuz kabulünde bir yanlışlık bulunmaması, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda kalıcı iş göremezlik zararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile yapılmış olması, temerrüt tarihinin başvuru tarihi olarak kabul edilmiş olmasının yerinde olması nazara alındığında mahkemece usul ve yasaya uygun olarak karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili kazanın üçüncü bir aracın kusuru ile gerçekleştiğinin ispatlanamadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirildiğinde; Davacının kazadan sonra emniyette vermiş olduğu ifadesinde kendisine beyaz renkli bir aracın çarptığını ifade etmiştir. Davacı ile akrabalığı olmayan tarafsız kamu tanığı Mertkan Adem emniyette vermiş olduğu ifadesinde davacının motosiklet ile seyir halinde iken plakası ve modelini hatırlayamadığı beyaz renkli bir aracın kavşakta çarpıştıklarını gördüğünü belirtmiştir. Davacının yaralanmasına bağlı olarak Adana C. Başsavcılığı tarafından soruşturma işlemi başlatılmıştır. Dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları incelendiğinde ise davacının trafik kazası neticesinde yaralandığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı tanığının gerçeğe aykırı şekilde beyanda bulunduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmamış olması, tanığın ve davacının ifadesinin aksine davalı Güvence Hesabı tarafından bir delil sunulmamış olması nedeni ile davacının dava dışı plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği kaza nedeni ile yaralandığı kanaatine varılmıştır. Son olarak, davacının tedavi görmüş olduğu hastane kayıtlarında "Motosiklet binicisi yaralanması, durağan veya sabit cisimle çarpışmada" ibaresinin yazılı olduğu, bu nedenle davacının yaralanmasının üçüncü bir aracın kusuru nedeni ile olmadığı ileri sürülmüş ise de, söz konusu tedavi evrakındaki ifade incelendiğinde motosikletin durağın ya da sabit bir cisme çarptığı açıklanmıştır. Zaten davacı da seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir araca çarptığını ifade etmiştir bu yönü ile tedavi evrakındaki söz konusu ifadenin kim tarafından ne şekilde yazıldığı anlaşılamamış ise de, davacının kazaya karıştığı belirlenmiş olduğundan davalının bu yöndeki istinafının reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 6.871,91 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 1.718,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 5.153,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.16.12.2025 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır