T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/543 - 2026/781 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/543 KARAR NO : 2026/781 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2022/452 E. - 2023/439 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahke…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/543 - 2026/781 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/543 KARAR NO : 2026/781 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2022/452 E. - 2023/439 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2023 Tarih ve 2022/452 Esas - 2023/439 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1-2-..........44-45. sınıflarda tescilli “...” müstakil ve asli unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile iltibas yaratacak şekilde 2020/74630 sayılı “ŞEKİL+...” ibareli markanın adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK'nın 2022-M-12929 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, isim ve sıfat olarak kullanılabilen bir renk olan "..." ibaresinin tek başına marka olarak tescili mümkün bulunmayan bir ibare olup, davalı markasının tali unsurunu oluşturduğunu, ... rengin halk arasında ... rengi olarak bilinirliği karşısında, bu rengin "..." ibaresine yapılan vurguyu artırdığını, taraf markalarında ... şekli de görsel olarak kullanıldığından, markaların birbirinden farklılaşamadığını, davacının özellikle 2008/34249 sayılı "... holding şekil", 2016/47602 sayılı "... holding" ve 2013/103103 sayılı "... holding" markaları ile dava konusu markanın hem marka işaretleri hem de tescil edilmek istendiği emtia listesi açısından aynı/benzer olduğundan iltibas ihtimalinin gerçekleştiğini, davacı tarafından “...” esas unsurlu markalarını uzun yıllardan beri tüketiciler nezdinde bilinirliği arttırılarak kullanıldığını ve bu yaygın kullanım ile markalara ilişkin tanınmışlık sağlandığını, davalı tarafın ise davacının bu tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç sağlamaya yönelik hareket ettiğini, davalının 25/29/30/31/35. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetler için davacı markalarından ayırt edilemeyecek kadar benzerini tercih etmesinin ise başvuru sahibinin kötü niyetini ispatladığını ileri sürerek, davalı ...'in 27.09.2022 tarih ve 2022-M-12929 sayılı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, davacı ve davalının apayrı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, ürünler/hizmetler birbirinden çok farklı olduğundan, ilgili sektörlerde mal/hizmet alacak olan kişilerin bilgi seviyeleri çok düşük olsa bile herhangi bir karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağını, zaten markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerliğin de bulunmadığını, itiraz markalarında yer almayan “...” ibaresi ile birlikte farklı renklerde tasarıma sahip "..." ibaresinin markanın bütünü olup, dava konusu markanın bir bütün olarak bambaşka algılanan bir marka halini aldığı savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, benzerlik bulunmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibasında oluşmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin "Şekil+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, iltibas oluşmadığı için kullanım ispatının yerine getirilip getirmediğinin de önem arzetmediği, tarafların marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporları kural olarak hakimi bağlamaz ise de somut uyuşmazlıkta alınan tek bir bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesinin hakkaniyetli olmadığını, zaman içerisinde "..." ibaresinin zayıf bir ibare olmaktan uzaklaşarak, müvekkilinin kullanımıyla ayırt ediciliği yüksek bir ibareye dönüştüğünü ve müvekkili şirket ile özdeşleştiğini, davalının "..." şeklindeki marka başvurusunda "..." ibaresinin baskın bir ibare olmayıp, dava konusu markanın tali unsurunu oluşturduğunu ve bütünsel algıyı değiştirmediğini, markanın ayırt ediciliğini sağlayan esas unsurun müvekkili şirketinkiyle birebir aynı olan “...” ibaresi olduğunu, taraf markalarında ... şeklinin görsel olarak da kullanıldığından markaların birbirinden farklılaşmadığını, yerel mahkeme kararında her ne kadar taraf marka işaretleri benzer görülmediğinden mal/hizmet benzerliği değerlendirmesine gerek duyulmamış ise de davalı marka başvurusunun tescil edilmek istendiği 25/29/30/31/35. sınıflarda müvekkilinin markalarının tescilli olup, davalı marka başvurusunun kapsamındaki mal/hizmetlerin de müvekkili markalarının kapsamındaki mal/hizmetlerle ayniyet taşıdığını, tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurma ihtimalinin bulunması durumunda, iki emtia sınıfı bakımından “aynı veya benzer mallara ilişkin olma” şartının gerçekleşmiş olacağını, işitsel veya görsel benzerlikle birlikte markanın aynı emtia grubunda alınmak istenmesinin, karıştırılma ihtimali için yeterli iken bir de müvekkilinin markalarının seri marka ailesi olduğu hususları göz önüne alındığında, aynı seriye veya aynı grup şirketlerine ait yeni bir marka çıkartıldığı izleniminin tüketici tarafından markaların ve işletmelerin ilişkilendirilmesi ihtimalinin de ortaya çıkartacağını, müvekkili şirket tarafından “...” ibareli ve esas unsurlu markaların uzun yıllardan beri tüketicilerin nezdinde bilinirliği arttırılarak kullanılmakta olduğunu ve yalnızca tescil ile değil bu yaygın kullanım ile de markalara tanınmışlık sağlandığını, bu nedenlerle müvekkilinin normal markalardan daha geniş bir şekilde korunmasının gerektiğini, davaya konu marka sahibinin sınırsız sayıda marka belirleyebilecekken, müvekkili şirkete ait markanın ayırt edilemeyecek kadar benzerini tercih etmesinin de başvuru sahibinin kötü niyetini ispatlar nitelikte olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1) Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5.maddesinde düzenlenen şartların ortaya çıkacağının ve davalı başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2) Ancak, davalı Şirketin "Şekil+..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvurunun yayınlanmasından sonra davacının yukarıda belirtilen markalarını gerekçe göstererek başvuruya itiraz ettiği, itirazların önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiği, bu bağlamda dosya kapsamındaki uyuşmazlığın davalının başvurusuna konu markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Bu durumda önemli olan, halkın işaretler arasında herhangi bir şekilde herhangi bir nedenle bağlantı kurma ihtimali olup, buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelimedir ve şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ile bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir (Yargıtay HGK, 15/11/2013 Tarih, 2013/11-202, 2013/1587). İlk derece mahkemesince her ne kadar davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de dava konusu "Şekil+..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, zira davacının markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu markanın da asli unsurunu oluşturduğu, başvurudaki "..." ibaresinin rengini belirten "..." ibaresinin ve "... şeklinin" yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/694 E-2024/4487K, 2018/261 E.- 2019/2370 K., 2017/5446 E.- 2019/2120 K., 2017/5441 E.- 2019/1977 K., 2017/2791 E.- 2019/145 K., 2017/2172 E.- 2018/7613 K., 2016/9716 E.- 2018/2609 K., 2016/6569 E.- 2018/505 K., 2016/2402 E.- 2017/4654 K. ilamlarında da "..." ibaresinin ayırt edici olduğu kabul edilerek, "..." ibarelerinin davacının markaları ile benzer olduğunun belirtildiği anlaşılmakla Dairemizce ilk derece mahkemesinin anılan tespitine iştirak edilmemiştir. Mal ve hizmet benzerliği konusunda yapılan incelemeye gelince; davalı Şirketin marka tescil başvurusu 25, 29, 30, 31 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde yapılmıştır. Davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında 25. sınıf mallar bulunmamaktadır. Davacının markaları ile dava konusu başvuru kapsamında kalan mallar 29, 30, 31. sınıf mallarda aynı, 35. sınıf mallarda kısmen benzerdir. Ancak davacının itirazının davalıya 23.12.2020 tarihinde bildirilmesi üzerine, davalı tarafından 15.01.2021 tarihli İtiraza Karşı Görüş Bildirme Formu ile “Davacının 2004/16260, 2013/103103, 2008/34249, 2004/16262 ve 2004/08555 sayılı markalarının tescil kapsamında olan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanımının ispatı” talep edilmiştir. YİDK'nca davacının kullanım ispatına tabi markaları için sunduğu deliller kullanım ispatı için yeterli bulunmamış, kullanım ispatına tabi olmayan markaları ise davalı başvurusu ile benzer görülmemiştir. Oysa Dairemizce yukarıda açıklandığı üzere, taraf markaları ibareler yönünden benzer görüldüğünden, davacının kullanım ispatına tabi olmayan ve itirazına mesnet gösterdiği markalardan 2013/103103 ve 2016/47602 sayılı markaların kapsamındaki 29, 30, 31. sınıf mallar ile davalının marka tescil başvurusundaki 29, 30,31. sınıf mallar ve anılan malların satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri benzer kabul edilmiştir. Davacı diğer markalarının kullanıldığını ise ispatlayamamıştır. Davalı Şirket vekili işbu davada ise kullanım ispatı talebinde bulunmamıştır. Oysa SMK’nın 29/2. maddesi uyarınca, bu talebin, açık, net ve koşulsuz olarak yapılması, kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu durumda davacının hükümsüzlük davası yönünden itirazına dayanak 2004/08555, 2004/16260 ve 2008/34249 sayılı markaları ile ilk kez hükümsüzlük davasında dayandığı 88/105124, 2004/36352, 2007/06864, 2008/07912, 2010/82936 ve 2018/28669 sayılı markaları nazara alındığında, karşılaştırılan taraf markaları arasında hükümsüzlük davası yönünden, başvuru markasının tesciline karar verilen 25, 29, 30 ve 31. sınıfa konu mallar ile aynı malların 35. sınıfta toptan veya perakende pazarlanması hizmetleri ve 35. sınıfa konu “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi y atırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” yönünden de işaret ve emtia benzerliği şartlarının gerçekleştiği, böylece SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2023 gün ve 2022/452 Esas - 2023/439 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2022-M-12929 sayılı YİDK kararının 29, 30 ve 31. sınıfa konu malların tamamı ile başvuru markasının tesciline karar verilen 35. sınıfa konu hizmetlerden “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) hizmetleri" yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Dava konusu 2020/74630 sayılı “ŞEKİL+...” ibareli markanın 25, 29, 30 ve 31. sınıfa konu malların tamamı ile başvuru markasının tesciline karar verilen 35. sınıfa konu hizmetlerden “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri ile Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) hizmetleri" mal ve hizmetleri yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 229,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 250,00 TL posta ve tebligat masrafı, yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 4.717,50 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 2.358,75-TL'ye, 80,70-TL peşin harç ile 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 2.520,15- TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 11-Davacılardan peşin olarak alınan 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.