6. Ceza Dairesi 2023/11950 E. , 2025/2087 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/610 E., 2021/464 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir old
**6. Ceza Dairesi 2023/11950 E. , 2025/2087 K.** **"İçtihat Metni"** BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/610 E., 2021/464 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Meşru müdafaanın kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. A- Saldırıya ilişkin koşullar; a) Bir saldırı bulunmalıdır; burada somut bir saldırının varlığı gerekmekte ise de, başlayacağı muhakkak olan ve başladığı takdirde savunmayı olanaksız kılacak veya güç hale getirecek bir saldırıyı başlamış, keza bitmiş olmasına rağmen tekrarından korkulan bir saldırıyı da henüz sona ermemiş saymak zorunludur. b) Saldırı haksız olmalıdır. c) Saldırı 765 sayılı Yasaya göre, nefis ya da ırza; 5237 sayılı Yasaya göre ise herhangi bir hakka yönelik olmalıdır. d) Saldırı ile savunma eşzamanlı bulunmalıdır. B- Savunmaya ilişkin koşullar; a) Savunma zorunlu olmalıdır, b) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır. CGK 2007/1-281 2008/37 5237 sayılı Yasanın 27/2. maddesinin uygulanabilmesi için; 1-Meşru savunma ile korunabilecek bir hakkın bulunması, 2-Saldırıya ilişkin koşulların var olması, 3-Savunmaya ilişkin koşullardan “ölçülülük” şartının, savunma lehine ihlal edilmesi suretiyle sınırın aşılması, 4-“Sınırın aşılmasının” mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi, Gerekmekte olup, tüm bu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, meşru savunmada sınırı aşan faile ceza verilmeyecektir. CGK 2007/1-281 E, 2008/31 K CGK 2015/6-1219 E, 2019/13 K; “...5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir...”şeklindedir. Söz konusu şartlar; - Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, - Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, - Failin işlediği suç, bu ruhi durumun tepkisi olmalı, - Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır. Daireminizin uygulamalarında da sıralamanın bu şekilde olması gerektiği, eylemin niteliği ve deliller birlikte değerlendirilip örnek, 6. CD 2022/4023 E, 2024/276 K sanığın savunmalarında üzerine atılı yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmemesi, sanığın aşamalarda ''kaçmak için silah çektiğini ancak katılanı tehdit edip para istemediğini'' ifade etmesi, katılan S.K.'nin, şikâyetçiler F.Ö., İ.G.'nin beyanları, işyeri önündeki kamera kayıtları, dosyadaki bilgi ve belgeler karşısında; sanığın kaçmasını engellemeye çalışan şikâyetçiler F.Ö., İ.G. S.K.'ye karşı olay yerinden kaçıp kurtulmak için silah çekmesinin meşru müdafaa veya meşru müdafaa sınırlarını aşıp aşmadığı, meşru müdafa sınırlarında değil ise ağır tahrik altında silahla tehdit suçunun işlenip işlenmediği hususları tartışılmadan, yağma suçunu işlediğine ilişkin, katılanın soyut beyanı ve diğer katılan S.K.'nin mahkemede doğrulamadığı iddiası dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın nitelikli yağma suçundan beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi... Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA...” şeklindeki kararlarında da görüldüğü üzere meşru müdafaanın şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği meşru müdafaa şartlarının oluşmadığına kanaat getirilmesi halinde meşru müdafaada sınırın aşılması hususunun tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği, olayın niteliği itibariyle bu kapsamda da kalmadığı değerlendirilmesi halinde bu kez tahriğe ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmamasının tartışılması gerektiği açıktır. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelecek olursak olaydan 4 yıl kadar önce, mağdur ...'in evinin yanına çöp dökülmesini önlemek için sinkaflı bir yazı yazdığı, olaydan bir kaç ay kadar önce diğer sanıkların bu mahalleye taşındıkları, bu yazının kendilerine karşı yazıldığını düşünen sanık ...'in İbrahim ile konuşmaya gittiği, alkollü olduğu, İbrahim'e sinkaflı küfür ettiği, İbrahim'in karşılık verdiği, bu nedenle taraflar arasında tartışmanın başladığı, küfürü duyan İbrahim'in yakınlarının ve mahalle sakinlerinin diğer sanıkların oturduğu eve taş ve benzeri cisimler atmaya başladıkları, onların da aynı şekilde cevap verdiği sonrasında sanık Güler'in kendisine ait olan bulundurma ruhsatlı tabancasını yanında taşıdığı sırada sanık ...'in bu tabancayı alarak havaya doğru ateş etmeye başladığı olayda sanığın evine doğru kalabalık bir grubun taş ve sopalarla gelmeye çalıştığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin meşru müdafaada kapsamında olup olmadığı veyahut meşru müdafaada sınırın aşılmasını düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 27. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının tartışılması, meşru müdafaada sınırın aşılması kapsamında da kalmadığının belirlenmesi halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.