11. Hukuk Dairesi 2014/4505 E. , 2014/10454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2013 tarih ve 2013/303-2013/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gere
**11. Hukuk Dairesi 2014/4505 E. , 2014/10454 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2013 tarih ve 2013/303-2013/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından devir alınmış olan Yurt Bank A.Ş. görevlilerince davacının mevduatlarının .... Ltd. Şti. hesaplarına yönlendirildiğini, açılan hesapların niteliği hakkında bilgi verilmediğini ileri sürerek, 5.000,00 USD alacağın 29.11.1999 tarihinden itibaren, ....'nin bankalarca döviz parası olarak açılan mevduata uygulanacağı bildirilen azami faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı banka ve TMSF vekilleri, ... A.Ş. ile .... Bank Ltd. Şti'nin ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, aralarında hiçbir organik bağ bulunmadığını, davada zaman aşımı süresinin sona erdiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak .... Bank Ltd’yi tercih ettiğini, davalı banka tarafından davacının bilgisi dışında işlem yapılmasının ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın husumet yönünden, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, aksi halde esas yönünden reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 5.000,00 USD'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsi para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.