11. Hukuk Dairesi 2024/722 E. , 2024/8511 K. MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1358 Esas, 2023/1325 Karar DAVA TARİHİ :11.03.2020 HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/76 E., 2021/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekç…
**11. Hukuk Dairesi 2024/722 E. , 2024/8511 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1358 Esas, 2023/1325 Karar DAVA TARİHİ :11.03.2020 HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/76 E., 2021/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... AVM'de bulunan satış mağazasında müvekkilinin tanınmış "..." markasını izinsiz olarak 35. sınıfta yer alan mağazacılık hizmetlerinde kullandığının tespit edildiğini, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı yanın mağazacılık sınıfı olan 35. sınıfta "..." markasının kullanımını haklı kılabilecek herhangi bir tescilinin bulunmadığını, davacı dışında hiç kimsenin "..." markasını mağaza ismi olarak tabelasında kullanma hakkının bulunmadığını, müvekkili şirketin 35.08 (yeni 35.05) sınıfındaki marka tescillerinin kapsamının 2011 yılı öncesindeki sınıf tebliğleri uyarınca bütün mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı yanın 35. sınıfta tescilli herhangi bir "..." markası olmadığı gibi kendisi ile grup şirketi olduğu düşünülen dava dışı ... Mutfak Eşyaları Ltd. Şti.’nin de "..." ibareli marka tescillerinin çoğunlukla 08. ve 21. sınıfları kapsadığını, bu firmanın mağazacılık alanında hiçbir marka tescilinin bulunmadığını davalının mağaza tabelasında kullandığı markanın müvekkilinin markasıyla neredeyse birebir aynı olduğunu ve iltibas yaratacak kadar benzediğini, davalının kullanımında kırmızı renk yerine altın rengi kullanılmasının da benzerliği ortadan kaldırmaya yeterli olmadığını, bu nedenle de kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve men'ini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Mutfak....Ltd. Şti.'nin kardeş şirketi olduğunu ve dava konusu kullanımlarının kardeş şirketinin marka tesciline dayandığını, anılan şirket adına tescilli "..." ibareli markaları muvafakati ile yasal olarak kullandığını, müvekkilinin ... AVM’deki mağazasında "..." markalı ürün dışında herhangi bir marka altında ürün satmadığını, davalının yasal olarak kullandığı "... "markalarının 07, 08, 11, 21 sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilinin kullanımının davacı yanın 35/05 sınıfta tescilli markalarına tecavüz oluşturmadığını, bir marka altında üretilen malların satımı için ilgili emtia sınıfında yapılan tescilin yanı sıra bir de 35/05 alt grubunda tescil yaptırılması zorunluluğunun bulunmadığını, üretilen malın satımının 35/05 alt grubuna giren bir hizmet olmadığını, bir ticari işletme bünyesi içinde üretilen ürünlerin satılmasının, zaten işletmesel faaliyetin doğal sonucu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar taraf markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi arasında benzerlik bulunsa da davalının dava konusu kullanımın gerçekleştiği mağazasında sadece dava dışı grup şirketine ait "..." markalarının tescilli olduğu markalarında yer alan malların satıldığı, davacının dayanak markalarını davalı kullanımının gerçekleştiği ve grup şirketi olan dava dışı şirketin "..." markalarının koruma kapsamında bulunan zücaciye ürünlerinin satışında kullandığını da ispat edemediği, açıklanan nedenlerle somut olayda davalıya ait "..." ibareli markasal kullanımların, davacıya ait "..." ibareli markalarla iltibas tehlikesi oluşturmadığı, yine davacıya ait "..." markalarının tanınmışlığından haksız avantaj sağlama, onun itibarını lekeleme ya da ayırt ediciliğini zedeleme olgularından birinin somut olayda mevcut olmadığı, davalıya ait markasal kullanımların dava dışı grup şirketin muvafakati ile gerçekleştiği ve davaya konu mağazada yer alan "..." ibareli tabelanın aynı zamanda "..." ürün markalarının fonksiyonlarını yerine getirdiği, davalıya ait markasal kullanımların davacıya ait marka haklarını ihlal etmediği gibi haksız rekabet de oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.