İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... A.Ş ( ... ...) 'nin deniz, hava ve kara taşıma işleri yaptığını, davalı şirketin, taşıma işlerinin deniz yoluyla yapılması için ... ... ile anlaşı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1135 KARAR NO : 2026/71 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/04/2022 NUMARASI : 2019/416 Esas - 2022/185 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... A.Ş ( ... ...) 'nin deniz, hava ve kara taşıma işleri yaptığını, davalı şirketin, taşıma işlerinin deniz yoluyla yapılması için ... ... ile anlaşıldığını ve işlemin gerçekleştirildiğini, davalı şirketin ödemesi için bir takım faturalar düzenlendiğini, davalının borcunu ödemediğini, 01/12/2017 tarihi itibariyle müvekkili şirketin ... ... 'in ödenmeyen tüm alacaklarını temlik aldığını, bunun üzerine İstanbul 30 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu,, dava konusunun deniz yolu taşımasından kaynaklanan navlun ücreti olduğunu, bu sebeple davanın Deniz Ticaret davalarına bakmakla görevledirilen İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, temlik alan davacı her ne kadar dava dilekçesinde belirttiği2 adet faturadan alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de müvekkili şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtlarında borç alacak durumu farklı olduğunu, müvekkili şirketin ... ... A.Ş firmasına her hangi bir borcunun bulunmadığını, davanın niteliği gereği ispat yükünün davacıya ait olduğunu beyanla davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davadışı ... ... A.Ş.'nin 2017 yılı ticari defterlerinde; Davadışı şirket tarafından dava konusu olan 01.08.2017 tarihli ... numaralı 5.820,00 USD bedelli ve 01.08.2017 tarihli ... numaralı 3.850,00 USD bedelli deniz navlunu faturalarının davalı şirket unvanına düzelenmiş olduğu ve davalı şirketinde tarafına düzenlenen faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, ancak davalı yanın tarafına düzenlenen faturalara istinaden dava dışı şirkete iade faturası düzenlediği, işbu faturalarında dava konusu alacak miktarının dayanağı olduğu, Davadışı ... ... A.Ş. ile davacı ... Ltd. Şti. arasında düzenlenen Alacağın Temliki Sözleşmesine istinaden davadışı şirketin 30.11.2017 tarihinde tüm alacağını davacı yana devir ettiğine dair ticari defterlerinde Alacağın Temliki Sözleşmesine İstinaden açıklaması ile 30.11.2017 tarihinde ... yevmiye madde numarası ile kayıt işlemi yaptığı, davacı yanın incelenen 2018 yılı ticari defterlerinde ise Alacağın Temliki Sözleşmesine istinaden davadışı ... ... A.Ş.'den alınan şirketlerin bakiyelerini açılış fişinde yansıtarak işbu alacaklarını cari olarak takip ettikleri, davacı yanın 01.01.2018 tarih 1 no'lu yevmiye maddesinde açılış fişinde ise Alacağın Temliki Sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı yandan 8.314,55 USD/28.945,22 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin dava konusu faturalara istinaden iade faturası düzenlemesinden dolayı dava dışı ... ... A.Ş.'den 24.09.2018 tarihi itibariyle 5.181,00 USD/32.469,85 TL cari hesap alacağının bulunduğu, dava dışı ... ... ile davalı arasında deniz yolu ile taşıma (navlun sözleşmesi) ilişkisi mevcut olduğu ve davacı ile ... ... arasında alacağın temliki sözleşmesinin bulunduğu, buna bağlı olarak davalı ile temlik eden ... ... arasındaki ilişkiden doğan alacak hakkının davacı tarafa geçtiği hususlarının sabit olduğu, tarafların, özellikle davalı tarafın kabulünde olduğu ve keza dosyada mevcut mail yazışmaları, navlun faturaları ve konişmentolar ile de mevcudiyeti teyit edilebilen taşıma ilişkisi uyarınca davalı tarafın taşıtan; dava dışı temlik eden ... ...'in de taşıyan sıfatlarını haiz oldukları, dolayısıyla işbu sözleşme ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkta her iki tarafın da husumet ehliyetinin bulunduğu, temlik alan davacı tarafın, temlik eden taşıyan sıfatını haiz ... ...'in davalı ile arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklı navlun alacağı hakkının olacağı ve keza TTK m. 1200 uyarınca davalı tarafın da bu alacaktan sorumluluğunun bulunacağı söylenebileceği, her iki tarafın defterlerinin de sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, dava konusu alacağın davacının defterlerine kaydedildiği, benzer şekilde davalının defter kayırlarında da yer almasına rağmen davalı tarafından bu bedeller için iade faturası düzenlendiği görülmekle davacı yanın 01.01.2018 tarih 1 no'lu yevmiye maddesinde açılış fişinde yer alan Alacağın Temliki Sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı yandan 8.314,55 USD/28.945,22 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, dava konusu alacak fatura alacağı olduğundan davanın miktarının likid belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatının da kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin borcu bulunmadığını, huzurdaki yargılamada alınan bilirkişi raporlarında beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişinin defter incelemesinde, davalı tarafından iddia edilen tüm hususların gerçek olduğu, davalı şirketin davacıdan alacaklı gözüktüğünü, davalı şirket tarafından icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunun ispat edildiğini, yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak hatalı kanaatlerle oluşturulduğunu, kimsenin hakkından fazlasını devredemeyeceği ilkesi karşısında davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir alacağı bulunmadığını, mahkemece oluşturulan dayanaktan yoksun, çelişkili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının deniz taşıması nedeniyle navlun borcunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul 30. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile; '' 31/07/2017 tarihli ve 01/08/2017 tarihli fatura'' borcun sebebi gösterilerek 8.314,55 USD asıl alacak ve 444,93 USD faiz olmak üzere toplam 8.759,48 USD alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, takip talebine taşıma işini yapan ... ...Ltd. Şti. arasında düzenlenen alacağın devrine ilişkin sözleşme, devreden ... A.Ş. tarafından davalıya düzenlenen 2 adet fatura ve cari hesap ekstresi sunulduğu, borçlunun itirazı ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının 4.484,55 USD (24.888,35 TL harca esas değer) üzerinden açıldığı görülmektedir. Temlik eden alacaklının taşıma işiyle iştigal ettiği, davalıya ait yüklerin Çin ülkesine taşındığı, buna dair tarafların e-postaları ile gümrük belgeleri ile faturaların bulunduğu, takibe dayanak faturaların davacı ve davalı defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafça bu kayıtlar 31/07/2017 ve 01/08/2017 tarihinde kaydetmiş olmasına rağmen 20/09/2017 ve 13/10/2017 tarihlerinde defterine işlenen iade kayıtlarının bulunduğu, mutabakatsızlığın buradan kaynaklandığı, davacıya alacağını temlik eden taşıyıcının 8.314,55 USD alacağı bulunduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği görülmektedir. Davalının ticari defterlerine yaptığı iade kayıtlarının herhangi bir dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 425,03 TL harcın, alınması gerekli olan 1.700,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.275,09 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026