10. Ceza Dairesi 2021/3718 E. , 2023/11038 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebi…
**10. Ceza Dairesi 2021/3718 E. , 2023/11038 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 21.01.2015 tarihli ve 2015/3620 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 26.11.2015 tarihli ve 2015/38054 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/877 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz talebi özetle; olay sırasında sanığın üzerindeki uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim etmesinin etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceğine ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Olay günü kolluk kuvvetlerinin sanığı durdurarak kimlik tespiti yaptıkları sırada sanığın tedirginlik göstermesi üzerine üst yoklaması yapılmak istendiği sırada sanığın montunun cebinde bulunan esrarı kendiliğinden verdiği, herhangi bir arama veya soruşturma işlemi yapılmadan, sanığın maddeyi bu şekilde çıkartıp vermesi ve böylece resmi makamların haber almasından önce uyuşturucu maddenin ele geçmesini kolaylaştırması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hüküm, A. Olay tutanağına göre; kolluk görevlilerinin genel asayiş uygulamasında şüphe üzerine durdurulan sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve bulunduğu yer itibariyle kaba üst yoklaması ile bulunabileceği anlaşıldığından, üst araması yapılacağı sırada üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim eden sanığın eyleminin etkin pişmanlık oluşturmadığı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu sabit olduğu halde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, B. Şüpheli hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, şüphelinin bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile, 21.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devam edilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/877 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönlerden incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.