7. Hukuk Dairesi 2015/28391 E. , 2016/1188 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesi…
**7. Hukuk Dairesi 2015/28391 E. , 2016/1188 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı vekili, müvekkilinin 29/11/2009-16/07/2010 tarihleri arasında davalı şirkete ait marketin manav bölümünde 09:00-21:00 saatleri arasında haftanın 6 günü çalıştırıldığını, davalının müvekkilinin çıkışını verdiğini, Temmuz 2010 tarihine ait 20 günlük çalışma ücretinin ödenmediğini, ihbar tazminatı, yaptığı fazla çalışma ücretleri, milli bayramlardaki ve resmi tatil günlerindeki çalışma ücretleri ile asgari geçim indirimi alacağının ödenmediğini beyanla işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı vekili, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, 21/07/2010 tarihinden itibaren hiçbir bildirimde bulunmaksızın ve haber vermeksizin işe gelmeyerek iş akdinin feshine sebep olan tarafın davacı olduğunu belirterek, davacının tüm alacak taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.. Mahkemece davacının işçilik alacaklarının bulunduğnun kabulüne dair verilen karar Dairemizce “ davalı vekilinin açıkca davacı tarafa tüm alacakları kapsayacak şekilde yemin teklif ettiği ancak mahkemece davacı asile yemin muhtırası tebliğ edilmeden davacı vekilinin "yeminin hangi alacak yönünden teklif edildiği belli olmadığından teklifi kabul etmediği" yönündeki beyanı ile yetinilerek usulün HMK’nun 227. ve 228. maddelerine uygun işlemler tamamlanmadan yazılı şekilde davanın reddi yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması” gerekçesiyle bozulmuş ve mahkemece bozma kararına uyularak sonuca gidilmiştir. Uyuşmazlık, yemin teklifinin usule uygun yapılıp yapılmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yasanın 225'nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz (6100 sayılı Yasa Md. 226).