T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2278 - 2026/202 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2278 KARAR NO : 2026/202 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2022 NUMARASI : 2021/311 E. - 2022/222 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Dairemizce verilen 25/10/2024 tarih ve 2022/1522 Esas, 2024/1686 Karar sayılı kara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2278 - 2026/202 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2278 KARAR NO : 2026/202 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2022 NUMARASI : 2021/311 E. - 2022/222 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Dairemizce verilen 25/10/2024 tarih ve 2022/1522 Esas, 2024/1686 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/09/2025 tarih ve 2025/498 Esas, 2025/5191 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/30746 sayılı ve “...” ibareli başvurusunun davalı Şirketin itirazı üzerine dava konusu YİDK kararı ile 35. Sınıf "Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıların toptan ve/veya perakendeciliği hizmetleri. Elektrik enerjisinin perakendeciliği hizmetleri.” yönünden kısmen reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı gibi dava konusu başvuruyu oluşturan ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, anılan ibarenin müvekkilinin ticart unvanının asıl unsuru olduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait 141737 sayılı “...” markasının serisi mahiyetinde olduğunu,, davalı şirketin ... tarafından kurulduğunu, ...'nun müvekkili şirketin eski ortaklarından olduğunu, tüm hisse ve haklarını devrederek müvekkili şirketten ayrıldığını, sonrasında davalı şirketi ve dava dışı ... Çakmak ve Tıraş Bıçağı Pazarlama Ve Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi’ni kurduğunu, iki şirket arasında “...” markasının kullanımı için lisans sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili şirket markasına itirazının kötü niyetli olduğunu, diğer taraftan redde mesnet markaya ilişkin kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talepli davanın Ankara 2. FSHHM 2021/310 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olduğunu, anılan davanın kabulüne karar verilmesi halinde huzurdaki davanın dayanağının da kalmayacağını, bu sebeple Ankara 2. FSHHM 2021/310 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-7148 sayılı kararının iptaline, tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında çıkarılan hizmetler ile redde mesnet marka kapsamında yer alan hizmetler benzer bulunduğu gibi marka işaretleri de benzer olduğundan, iltibas koşullarının gerçekleştiği, davacının önceye dayalı hak iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, SMK'nın 6/6 ve 6/9 maddesine dayalı iddiaları yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, davalı Şirketin başvuruya itirazının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanın asıl unsurunun dava konusu başvuruyu oluşturan ibareden oluştuğunu ve ticaret unvanlarının 1976 yılında tescil edildiğini, müvekkilinin başvurunun SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında reddedilemeyeceğini, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, dava konusu başvurunun 141737 sayılı ve “...” markasının serisi mahiyetinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 25/10/2024 tarih ve 2022/1522 Esas, 2024/1686 Karar sayılı kararıyla,"..." ibareli dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait ""... ibareli marka arasında, başvurunun reddedildiği 35. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, davanın, marka başvurusunun kısmen reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu gözetildiğinde, davacının marka başvurusunun öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğu iddiasının bu davada değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca davacının tescilli ticaret unvanının başvurunun tesciline olanak sağlamayacağı, redde mesnet markanın SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetli olarak tescil edildiği iddiasının işbu davada tartışılması imkanı bulunmadığı gibi davalı Şirketin başvuruya itirazının kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği, YİDK kararının iptali davasının, YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, davacının bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığından davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, , ancak dava konusu başvuru sahibi davacı tarafça, 141737 sayılı markası nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu da ileri sürmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmediği, Dairemizce davalı Kurumun resmi internet sitesi üzerinden yapılan araştırmada, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 14137 sayılı ve "..." ibareli markasının 34. sınıfta yer alan mallarda tescilli olup, dava konusu başvurunun reddedildiği 35. sınıf hizmetlerde tescilli bulunmadığı, dolayısıyla somut olay bakımından " yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması" şartının gerçekleşmemesi karşısında müktesep hak koşullarının oluşmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 09/09/2025 TARİH VE 2025/498 ESAS, 2025/5191 SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davacı vekilince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, YİDK kararının iptali talebiyle açılan davalarda, mahkemece, YİDK karar tarihindeki hukuki durum esas alınarak değerlendirme yapılacak ise de, SMK'nın 27/1 hükmü uyarınca marka başvurusunun reddine dayanak yapılan markanın hükümsüz kılınması halinde bu hükümsüzlük kararının, YİDK kararının iptali davasını da etkileyeceğinin açık olduğu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.03.2021 tarihli 2017/11-72 E., 2021/245 K. sayılı, Dairemizin 09.07.2025 tarihli 2024/4949 E. 2025/5013 K. sayılı, 04.12.2024 tarihli 2024/854 E., 2024/8651 K. sayılı emsal ilamları), bu durumda redde mesnet 2020/25592 sayılı ve "..." ibareli markaya ilişkin YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan Ankara 2. FSHHM'nin 2021/310 E. sayılı dava dosyasının sonucu beklenip neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE :Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddedilen hizmetler yönünden tescili işlemlerine devamına karar verilmesi istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 5000 sayılı Kanunu'nun 15/C maddesinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararlarına karşı iki ay içinde dava açılabileceği düzenlenmiş olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2013 tarih ve 2013/11-97 E.-2013/1580 K. sayılı kararında hükümsüzlük davalarından farklı olarak YİDK tarafından verilen karara karşı açılan iptal davasında yapılması gereken incelemenin YİDK önüne sunulan gerekçe ve belgeler çerçevesinde bu kurum tarafından verilen kararın, kararın verildiği anda kurum nezdinde mevcut olan delillere göre kurum tarafından varılan sonucun hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olduğu vurgulanmıştır. Gerçekten de esasen idari nitelikte olan ve 6769 sayılı SMK'nın 156. maddesindeki düzenleme uyarınca adli yargı yerlerinde görülen YİDK kararının iptali davasında, Kurum kararının verildiği tarihten sonra ortaya çıkan hukuki duruma göre, Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi mümkün değildir. Aksi durumda, Kurumun karar verdiği tarihte ortada olmayan hukuki koşullara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının denetimi sonucu doğacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.12.2024 tarih ve 2024/1467 - 9242 E.-K.; 09.10.2024 tarih ve 2023/5347 E.-2024/7278 K.; 11.09.2024 tarih ve 2023/4300 E.-2024/6263 K. sayılı kararları ve emsal çok sayıda kararı da bu yöndedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve yer verilen Yargıtay ilamları çerçevesinde, somut olay değerlendirildiğinde, eldeki dava marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, iptali istenen YİDK kararının 23.09.2021 tarihinde verildiği, iptali istenen YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet markanın hükümsüzlüğüne ilişkin gerekçeli bir mahkeme kararının ya da kısa kararın davalı Kuruma sunulmadığı, dolayısıyla Kurum kararının iptaline yönelik davada, karar tarihi itibariyle ortada olmayan hükümsüzlük kararının değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, aksi takdirde Kurum karar tarihinden çok sonra ortaya çıkan hukuki durumlara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkacağı ve buna bağlı olarak da Kurumun yargılama giderleri ve vekalet ücreti gibi sorumluluklarının doğacağı, bu hal SMK hükümleri ve marka tescil sistemimizle bağdaşmayacağı gibi karar tarihinden sonra olsa bile açılan tüm hükümsüzlük davalarının sonucunun beklenmesine yol açacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, Dairemizce bozma ilamındaki görüşlere iştirak edilmemiş, önceki kararda direnilmesine ve önceki hükmün aynen kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Dairemizin 28/10/2024 tarih 2022/1522 Esas ve 2024/1686 Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE, 2-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30/06/2022 gün ve 2021/311 Esas - 2022/222 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından, istinaf eden davacı aleyhine hüküm kurulamayacağından ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerince belirlenen 5.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 10-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine, 11-Davalı ... kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 22.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı kuruma verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 28/01/2026 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.