11. Hukuk Dairesi 2011/1603 E. , 2012/2348 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/136 Esas BİRLEŞEN DAVA : Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/551 Esas BİRLEŞEN DAVA : Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/824 Esas Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.09.2010 tarih ve 2007/669 - 2010/675 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davanın davacısı Ok…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1603 E. , 2012/2348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/136 Esas BİRLEŞEN DAVA : Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/551 Esas BİRLEŞEN DAVA : Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/824 Esas Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.09.2010 tarih ve 2007/669 - 2010/675 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davanın davacısı Okur Gıda A.Ş. vekili ile davalılar Fiba Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar Okur Gıda Tekstil İnş. ve Tic. A.Ş. vekili Av. İsmail Beskan ve Albaraka Türk Bank A.Ş. vekili Av.... ile davalılar Fiba Sigorta (Finans Sigorta A.Ş.) vekili ... ve Axa Sigorta A.Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl davasında müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından işyeri sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığını, teminat kapsamında 15.02.2007 tarihinde çıkan yangın sonucu hasara uğradığını, bina hasarı, emtia hasarı ile demirbaş hasarının meydana geldiğini, sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 8.410.138.97 YTL’nin yangın tarihinden, kabul edilmemesi halinde ihtarname tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davasında da; 80.947 TL enkaz bedelinin hüküm altına alınmasını etmiştir. Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, dava konusu miktarın 5.044.599 YTL’lik kısmını dava dışı sekiz ayrı firmaya temlik ettiğini, istenilen tazminatın fahiş olduğunu, gerçek zararın tevdi mahalli kararı uyarınca depo edildiğini, daha sonra davacıyla ilgili haciz ihbarlarının geldiğini, yangın sebebinin belli olmadığını, emtia zararının 885.968.22 YTL bulunduğunu, durumun davacının ekspere verdiği beyanla da sabit olduğunu, bina hasarının da gerçeği yansıtmadığını, toplam 1.901.885.60 TL müvekkilinin yaptığı ödemenin yok sayıldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Birleşen davanın davacısı, davalı tarafından sigorta örtüsüne alınan müvekkili işyerinin 15.02.2007 tarihinde çıkan yangın sonucu hasara uğradığını, emtiada meydana gelen hasar ile kar kaybının ödenmediğini, müvekkilinden haricen alacaklı kişiye İİK hükümleri uyarınca kısmen ödeme yapıldığını bildirerek, 617.598.06 YTL emtia alacağı ile 100.000 YTL yoksun kalınan karın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davanın davalısı Axa Sigorta A.Ş vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, haciz ihbarnamesi gönderen alacaklılar ile temlik alacaklılarının bildirimlerinin talepten fazla olduğunu, aynı işyerinde ortakları aynı kişiler bulunan başka firmanın da faaliyet gösterdiğini, ekspertiz raporunda tazminatın belirlendiğini, bunun da temlik alan kişiye ödendiğini, davacının talebinin gerçeği yansıtmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Birleşen davanın davacısı Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş vekili, davalının sigorta ettireni asıl davanın davacısı firmanın müvekkilinden krediler kullanarak yüksek miktarda borçlandığını, işyerinde yangın meydana geldiğini, borçlarının bir kısmının ödenmesi amacıyla ve ifa uğruna edim niteliğinde olmak üzere, davalı ... nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarının 1.000.000 TL’lik kısmını müvekkiline temlik ettiğini, davalının dava dışı bankaya yaptığı ödemelerden 407.286.60 YTL’nin tahsil edildiğini, bakiye alacağın ödenmediğini ileri sürerek, 592.713.40 TL’nin 15.02.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davanın davalısı vekili, sigorta ettirenin yaptığı temlikler ve haciz ihbarları nedeniyle talep edebileceği tüm tazminat miktarının tevdii mahalli kararı ile depo edildiğini, kendisinin 5. sırada temlik alan olarak başvurduğu, kısmen ödeme yapıldığını, ayrıca asıl alacaklı temlik eden firmanın aynı bedel için dava açtığını, derdestlik itirazının bulunduğunu, tüm zararının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava ile ilgili olarak verilen tevdii mahalli kararı uyarınca asıl davanın açıldığı tarih olan 13.08.2007 tarihinde alacağın 1.901.885.60 TL’sinin asıl davacı hesabına yatırıldığı ve bu paranın tahsil edildiği, asıl davacı vekilinin 03.12.2007 tarihli dilekçesiyle dava miktarını anılan tutar kadar indirdiklerini bildirdiği, sebebini de ödeme olarak açıkladığı, adli yardım nedeniyle dava harcını yatırmadığı, davanın harç yatırıldığı tarihte açılmış sayılacağı, bu istemin reddi halinde harç yatırılması durumunda dilekçenin verildiği tarihte yine dava açılmış kabul edileceği, dava değerinin düşürüldüğü miktar için harç yatırılmadığı, aslında bu miktar için açılmış bir dava olmadığı, ne var ki, dava değeri davacı tarafça indirildiğinden ve bunun feragat anlamına geleceğinden bu kısım için feragat nedeniyle ret hüküm kurulduğu, ayrıca ödeme nedeniyle indirim olduğundan mahiyeti itibariyle davanın konusuz kaldığı, vekalet ücreti ile masraflar bakımından bu kısmın taraflar açısından dikkate alınmadığı, asıl davanın davacısının, davadan önce alacağı ile ilgili olarak toplam 5.044.599 TL tutarında temlik yaptığı, kural olarak temlikte talep hakkının, temlik alana geçeceği, temlik alanın aktif dava ehliyetinin olacağı, temlik edenin, alacağın mevcut olmaması veya borçlunun ödeme gücünden yoksun olması halinde, mahsubun olmayacağı ve borcun devam edeceği, alacağı garanti yükümlülüğünün bulunduğu, temlik edilen alacağın sigorta tazminatına ilişkin olduğu, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edilmesinin zorunlu bulunduğu, alacağın çekişmeli olduğu, temliğin niteliği, alacağın çekişmeli bulunması ve esasen temlik olunanlardan sadece birleşen davanın davacısı Albaraka firmasının başvurusu dikkate alındığında, temlik eden davacının bu davayı açmada hukuki yararının olduğu, davacı ... ettirenin ekspere verdiği 27.02.2007 tarihli yazılı beyanında emtia zararının 3.081.823 TLolduğunu açıkladığı, bu bildirimin tespitler öncesi yapıldığı ve bir kısım zararından vazgeçme amacı taşımadığı dikkate alındığında davacıyı bağlamayacağı, asıl davada üç ayrı kuruldan rapor alındığı üçüncü raporun diğerlerini telif ettiği, dosya kapsamına, bilançolara, işletmenin kapasitesine ve binanın yapısına uygun düştüğü, davalı ... şirketinin ödemesinin mahsup edildiği, asıl davada alacağın 4.868.040.41 TL olduğu, birleşen Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin dava dosyasında temlik alan davacı firmanın talebinin de bu miktar içinde yer aldığı, davalı alacağı inkar ettiğinden hem davacının hem de temlik alanın bu miktarı talep etmesinin mümkün bulunduğu, bu davanın konusu 592.713 TL’nin davacı temlik alana verilmesinin gerektiği, mahkemenin birleşen 2009/136 sayılı dosyasında da enkaz kaldırma bedelinin tahsilinin talep edildiği, davalı ... şirketinin ihbar tarihine göre 16.04.2007 tarihinde temerrüde düşeceği, ancak asıl davada davacı vekilinin 31.07.2007 tarihinde karşı tarafın temerrüde düşeceğini kabul ettiği, temlik alan davacının ise, 15.02.2007 tarihinden itibaren temerrüt faizi talep ettiği, verilen önel de dikkate alınarak temerrüt tarihlerinin tayin edildiği, birleşen Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/824 esas sayılı dosyasında aktif dava ehliyeti bakımından aynı gerekçelerin benimsendiği, gerçek zararın tespit edilerek ödemenin mahsubunun yapıldığı, bu davanın davacısının poliçeye uygun şekilde kar mahrumiyeti talep edebileceği, makul süre esas alınarak bunun belirlendiği gerekçesiyle asıl davada 1.901.885 TL’lik alacak isteminin feragat nedeniyle reddine, asıl davanın bakiye bölümü ile birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/669 esas sayılı davanın tamamen kabulüne, 4.866.040.41 TL’nin 592.713 TL’lik bölümünün 16.04.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacı Albaraka Türk Kat. Bank. A.Ş’ye verilmesine, bakiye 4.273.327.41 TL’nin 06.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile asıl davanın davacısına verilmesine, birleşen mahkemenin 2009/136 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 75.367 TL’nin temerrüt tarihi 16.04.2007 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, birleşen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/824 esas sayılı dosyasındaki davanın kısmen kabulüne, 717.598 TLnin 16.04.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davanın davacısı Okur Gıd. A.Ş vekili ile davalılar Fiba Sigorta A.Ş ve Axa Oyak Sigorta A.Ş vekilleri temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davaların davacısı Okur Gıda A.Ş ile davalılar Fiba Sigorta A.Ş ve Axa Oyak Sigorta A.Ş vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl ve birleşen davalar, işyeri sigorta poliçelerine dayalı sigorta tazminatı ile temlik alınan sigorta tazminat alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Davacılardan Okur Gıda A.Ş’ye ait işyerinin davalı Fiba Sigorta A.Ş, birleşen davanın davacısı Kur Gıda A.Ş’nin işyerinin ise, davalı ...Ş nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, mülkiyeti davacı Okur Gıda A.Ş’ye ait binanın bir kısmında birleşen davanın davacısı Kur Gıda A.Ş’nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği, 15.02.2007 tarihinde çıkan yangın sonrasında anılan davacıların faaliyet gösterdiği bu binanın tamamen yandığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, asıl ve birleşen davanın davacıları sigortalı şirketlerine davalarını açmadan önce davalı ... şirketleri nezdinde doğduğunu ileri sürdükleri sigorta tazminat alacaklarının büyük kısımlarını ifa yerine kaim olmak üzere, dava dışı kişilere temlik ettikleri, bu temliklerin davalı ... şirketlerine bildirildiği ve hatta davalı Fiba Sigorta A.Ş’nin, temlik alacaklıların çokluğu ve sigorta tazminatının ise, iddia edilen tutardan çok az olduğu gerekçesiyle ödemede tereddüde düşerek dava açıldığı tarih itibariyle tevdii mahalli tayini talep ettiği ve temlik edilen tutarların toplamının, davacı şirketlerin iddia ettikleri tazminat tutarlarının altında kaldığı hususları da dosya kapsamıyla sabittir. Esasen, bu yönler, taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. Hukuki bir işlem olan alacağın temliki sonrasında alacak, üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan hakların da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Ayrıca, BK.nun 169.maddesi hükmü uyarınca, alacaklı, borçlunun ödeme gücünden dolayı ayrıca sorumlu değildir. Ancak, sözleşme ile alacaklı, üçüncü kişiye borçlunun ödeme gücünü garanti ettiğini, borçlunun borcu ifa etmemesinin sonuçlarına kendisinin katlanacağını taahhüt edebilir. Somut olayda temlik sözleşmelerinin içeriğinden davacı temlik eden şirketlerin bu yönde temlik alacaklılarına bir taahhüdü de bulunmamaktadır. O halde, asıl ve birleşen davalarda davacılar Okur Gıda A.Ş ile Kur Gıda A.Ş’nin temlik ettikleri tutarlar itibariyle aktif dava ehliyetlerinin olmadığı, bu kısım itibariyle temlik alacaklılarının dava ehliyetinin bulunduğu, temlik ettikleri miktarlar üzerinde varlığını iddia ettikleri alacaklar bakımından dava haklarının olduğu dikkate alınmadan, yazılı şekilde temlik edilen miktarları da kapsar şekilde tahsile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar Fiba Sigorta A.Ş ile birleşen davanın davalısı Axa Sigorta A.Ş yararına bozulması gerekmiştir. 3-Asıl davanın davacısı vekili adli yardım istemli asıl dava dilekçesinde kalem kalem açıklamada bulunmak suretiyle toplam 8.410.138.97 YTL sigorta tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiş, tüzel kişi olduğu gerekçesiyle asıl davanın davacısının adli yardım talebinin reddedilmesi üzerine, kendisine harç yatırılması için verilen süreye uygun olarak 03.12.2007 tarihli dilekçesiyle, davalı ... şirketinin zararın 1.901.885.60 ..YTL’lik kısmını tevdii mahalli kararı uyarınca ödediğini açıklamış, bu miktarın mahsubu ile 6.508.253.37 YTL üzerinden harç yatırmak suretiyle ilk dilekçesinde açıkladığı zarar kalemlerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, asıl davada davacının zararının toplam olarak 6.770.642 YTL olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, toplam harçlandırılan miktar ile açıklanan emtia hasar kaleminin tutarı dikkate alındığında talep aşılarak hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararının davalı Fiba Sigorta A.Ş yararına bozulması gerekmiştir. 4-Ayrıca, asıl davanın davalısı tarafından tevdii mahalli kararı uyarınca ödenen 1.901.885.60 YTL’lik kısımla ilgili olarak davacı vekilinin dava dilekçesinin açıklanmasına ilişkin 03.12.2007 tarihli yazılı beyanı üzerine, bu kısımla ilgili olarak dava açılmadığı, ödeme nedeniyle konusuz kaldığı ve davacının dava konusunu indirmesi nedeniyle feragat sayıldığı şeklinde gerekçede değerlendirmeler yapılarak sonuçta anılan kısmın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, 1.901.885.60 YTL’lik kısımla ilgili harç yatırılmadığı ve bu kısımla ilgili açılmış dava bulunmadığı dikkate alınarak, anılan meblağ itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken gerekçede birbirleriyle çelişen değerlendirmeler yapılarak karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir. 5-Asıl davanın davacısı vekili, dava dilekçesinde kalem kalem açıkladığı sigorta tazminatı alacağı içinde kar kaybı zararının da olduğunu ileri sürmüştür. Esasen, uyuşmazlığa konu sigorta poliçesi içeriğinden davacının kâr kaybına uğraması halinin de sigorta örtüsüne alındığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönüyle denetime uygun bir inceleme yapılmamış ise de asıl davacının kar kaybı tazminatını da talep edebileceği açıklanmıştır. Ancak, mahkemece bu kalem tazminat alacağı ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde, asıl davanın davacısının kar kaybı tazminatı istemi bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de asıl davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir. 6-Asıl davanın davacısı vekili, meydana gelen yangında makine, demirbaşlar ve diğer cihazlarının da hasara uğradığını ileri sürerek bu kalem tazminatın da tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, anılan tazminat istemi bakımından makine, cihaz ve demirbaşların asıl davanın ticari kayıtlarında kayıtlı değeri dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin zorunlu bir unsuru niteliğindeki Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1.3. maddesinde her türlü sanayi tesisatı ve makineler, alet-edevat ve demirbaşlarda, yenilerinin satın alınması için ödenecek bedelin esas tutulacağı, ancak, bu bedelden eskime ve aşınma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri ile yenilerinin randıman ve nitelik farkları varsa, bu farkların da dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durum karşısında, asıl davacı vekilinin rapora yönelik itirazı ile anılan hüküm dikkate alınmadan yazılı şekilde ticari kayıtlarda yer alan kayıtlı değerin esas alınması da yanlış olmuş, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 7-Birleşen davanın davacısı vekili diğer zarar kalemleri yanında kar kaybı tazminatının da tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde kar kaybı tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, temel alınan bilirkişi raporunda kar kaybı tazminatının nasıl hesaplandığı tam olarak açıklanmamış, poliçede yazılı teminat süresinin tamamı esas alınarak tespit yapıldığı gibi, muafiyet hükmü de değerlendirilmemiştir. Anılan rapor bu yönüyle karar vermeye elverişli görülmemiştir. Kar kaybı teminatının verildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Birleşen davanın davacısı Kur Gıda A.Ş, yangına maruz kalan işyerinde kiracı olarak faaliyet göstermektedir. O halde, rizikonun meydana gelmesinden sonra davacının konumu, sigorta tazminatının ödenip ödenmesi ve diğer unsurlar birlikte değerlendirilerek ne kadar bir sürede benzer bir yerde yeniden faaliyette bulunabileceği tespit edilerek ve muafiyet hükmü de dikkate alınarak kar kaybı tazminatının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın birleşen davanın davalısı Axa Oyak Sigorta A.Ş yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davanın davacısı Okur Gıda A.Ş ile davalılar Fiba Sigorta A.Ş ile Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4), (5), (6) ve (7) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararını BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı Okur Gıda A.Ş.'ye verilmesine, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı Okur Gıda A.Ş.'den alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenler Fiba Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş.'ye iadesine, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.