12. Hukuk Dairesi 2009/2092 E. , 2009/9855 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/04/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasına mutazammın 02.12.2008 tarih, 18645/21536 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından 01.07.2005 keşide tarihli, 35.500,00 YTL m…
**12. Hukuk Dairesi 2009/2092 E. , 2009/9855 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/04/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasına mutazammın 02.12.2008 tarih, 18645/21536 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından 01.07.2005 keşide tarihli, 35.500,00 YTL miktarlı hamiline yazılı olan arkasında ciro ve ibraz şerhi olmayan çeke dayalı olarak başlatılan takipte, çek bankaya ibraz edilmediğinden adi havale hükmündedir. Bu haliyle takip dayanağı belge İİK.68/1.maddesinde yer alan ve mücerret borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde değildir. Ancak, borçlu itirazında “çekin kambiyo takibine konu yapılabileceğini, zamanaşımına uğradığını, işlemiş faiz oranına itiraz ettiğini ve alacaklıya 8.000,00 YTL ödediğini” ileri sürerek ödeme olgusuna dayanmıştır. İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesi sırasında, alacaklının artık İİK.68/1.maddesinde belirtilen bir belgesinin mevcut olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek ve yer yoktur. Çünkü anılan maddede yazılı belge ile ispatlanacak olan “hukuki ilişki ve borçtur”. Borçlu hukuki ilişki ve borcu kabul edip ödediğini ileri sürdüğüne göre, kabul edilen bu hususun ayrıca İİK’nun 68/1.maddesinde yazılı belgelerle ispatına gerek olmadığı kabul edilmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü bu doğrultudadır (HGK’nun 04.12.1985 tarih ve 12/27-984 sayılı kararı). Kabule göre de takip dayanağı belge çek vasfında olmadığından uygulanacak zamanaşımı süresi TTK’nun 726.maddesinde yazılı 6 aylık süre değil, BK’nun 125.maddesinde yazılı bulunan 10 yıllık süredir. Bu nedenlerle kararın bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2008 tarih ve 2008/18645 E.2008/21536 K.sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.