7. Hukuk Dairesi 2021/4727 E. , 2022/1038 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ... ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04/11/2013 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19/09/2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince …
**7. Hukuk Dairesi 2021/4727 E. , 2022/1038 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ... ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04/11/2013 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19/09/2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15/02/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile karşı taraftan davalılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklaması dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, maliki oldukları 5457 ada 19 parsel sayılı taşınmaza komşu 4 parsel sayılı taşınmazda başlayan inşaat nedeniyle, beton taş duvarlarının yıkıldığını, yeni yapılan duvarın kendi taşınmazlarına tecavüzlü olduğunu, yapılan temel çalışması nedeniyle garaj yolunda çökme, zeminde ayrışma, bina duvarında çatlaklar meydana geldiğini, buna ilişkin tespit davası açtıklarını belirterek, elatmanın önlenmesini, tecavüzlü duvarın yıkılmasını, maddi ve manevi zararın giderilmesini ve tespit dosyası yargılama giderlerinin tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, yıkılan duvarın davacılara ait olmayıp müşterek duvar olduğunu, gerekli ölçümler yapılarak yapılan duvarın dava konusu taşınmaza tecavüzlü olmadığını, oluşan çatlakların sebebinin belli olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar hakkında, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım, maddi ve manevi zarar nedeniyle tazminat ve tespit davası yargılama giderlerine nedeniyle alacak talebine ilişkindir. Somut olayda, dava konusu 19 parsele komşu 4 parsel sayılı taşınmazda Mayıs 2011 tarihinde sondaj çalışmaları başlatılarak yapı inşa edildiği, iki parsel arasında bulunan müşterek duvarın yıkılarak yerine yeni duvar yapıldığı ve dosya içerisinde bulunan 16.09.2014 ve 12.05.2016 tarihli bilirkişi raporlarına göre, duvarın dava konusu parsele tecavüzlü olmadığı anlaşılmakla; elatmanın önlenmesi yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İhtilaf, 4 parsel sayılı taşınmazda yapılan inşaat nedeniyle davacılara ait 19 parselde bulunan taşınmazın zarar görüp görmediği noktasında toplanmaktadır.