11. Hukuk Dairesi 2022/3530 E. , 2023/7343 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3010 Esas, 2022/662 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/84 E., 2019/312 K. Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kı
**11. Hukuk Dairesi 2022/3530 E. , 2023/7343 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3010 Esas, 2022/662 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/84 E., 2019/312 K. Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli olan 2015/04151 kod numaralı “turta kutusu” tasarımının sahibi olduğunu, davalı tarafa, tescilli tasarımlarından kaynaklanan haklarına tecavüzlerinin durdurulması için noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini ancak davalı tarafın üretime ve kullanıma devam ettiğini, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalıya ait fabrikada, davacı tarafa ait tescilli ürünlerin birebir benzerinin üretildiğinin tespit edilmiş olduğunu, davalı yanın söz konusu fiillerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca müvekkilinin kazanç kaybı yaşamasına neden olduğunu iddia ederek, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını önlenmesini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiilin tespit edildiği 09.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/76 D.İş sayılı dosyası kapsamında sarf edilen toplam 1.126,30 TL’nin yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; tespite konu bilirkişi raporunda sadece ürünlerin resimleri üzerinden karşılaştırma yapılmış olduğunu, teknik çizimler ve kesim yöntemleri bakımından kutuların karşılaştırılmadan rapor düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, ürünlerin birebir aynı olmadığını, müvekkilinin imal ettiği turta kutularının talep üzerine üretildiğini, bütün pastane ve bunun gibi yerlerde kullanıldığını, kesim şekilleri göz önüne alındığında ürünlerin anonimleştiğini, ürünlerin kesim ve katlama bölümlerinin, boğum ve bombe biçimlerinin davacının tescilli ürününden farklı olduğunu, markanın taklit olduğunu bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyen kişinin söz konusu fiilleri gerçekleştirmesinin tecavüz oluşturmayacağını ve kusursuz olunması durumunda da men davası ve davadan kaynaklı tazminat davası açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı yan kullanımlarının davacının tescilli tasarımı ile ayniyet derecesine varan benzerlik içerdiği, davalı kullanımlarının herhangi bir tescile dayanmadığı, davaya konu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı izlenimde farklılıklar bulunmaması nedeniyle, tasarımları benzer olarak algılayabilecekleri ve bu kullanımın iltibasa sebebiyet verdiği ve davalının bu fiillerinin davacı tasarımına tecavüz ettiği gibi aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiği anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının davacı adına tescilli 2015/04151 sayılı tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, dosya kapsamına göre davalının bu eylemleri nedeniyle davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının tam olarak tespiti mümkün olmadığından tasarımın ve tecavüzün niteliğine göre 1.000,00 TL olarak takdirine, maddi tazminat tutarının bu miktar üzerinden kabulüne, davalının eylemi davacının tasarımdan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, tarafların ekonomik durumları, ihlalin niteliği, manevi tazminatın amacı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek, davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti ve değişik iş dosyasında yapılan 1.126,30 TL masraf olmak üzere toplamda 3.571,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, raporda sadece ürünlerin resimleri üzerinden karşılaştırma yapılmış olduğunu, teknik çizimler ve kesim yöntemleri bakımından kutuların karşılaştırılmadan rapor düzenlenmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin kendi dizaynı olmayıp, müşterilerin bildirdiği formda üretilen ürünler olduğunu, davacı ürünleri ile birebir aynı olmadığını, bütün pastane ve bunun gibi yerlerde kullanıldığını, kesim şekilleri göz önüne alındığında ürünlerin anonimleştiğini, ürünlerin kesim ve katlama bölümlerinin, boğum ve bombe biçimlerinin davacının tescilli ürününden farklı olduğunu, müvekkilinin ürettiği kutuların, davacı kutularından ayıran en belirgin özelliğin ip kullanılıyor olması olduğunu, mevzuata göre 'bilme' unsuru dikkate alındığında, markanın taklit olduğunu bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyen kişinin söz konusu fiilleri gerçekleştirmesinin tecavüz oluşturmayacağını ve kusursuz olunması durumunda da men davası ve davadan kaynaklı tazminat davası açılamayacağını, somut olayda ürünlerin benzediğini kabul etmemekle birlikte, benzemiş olsa bile müvekkilinin davaya konu davacının patentli tasarımını bilmemesi nedeniyle tecavüz fiilinin oluşmayacağını, ürün görsellerinin müvekkilinin internet sitesinden kaldırıldığını, hali hazırda benzerliği iddia edilen kutuların satışının yapılmadığını ve dava tarihi itibariyle üretiminin de yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tasarımının tescilli olduğu, davalı kullanımlarının ise herhangi bir tescile dayanmadığı, davalı tarafın kullanımlarının davacının tescilli tasarımı ile ayniyet derecesine varan benzerlik içerdiği, karşılaştırmaya tabi tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı izlenimde farklılık bulunmaması nedeni ile bilgilenmiş kullanıcıların tasarımları benzer olarak algılayacakları ve bu benzerliğin de bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde iltibasa sebebiyet verdiği, davalı tarafın tescile dayanmayan bu kullanımlarının davacı tarafın tescilli tasarımı ile yüksek düzeyde benzerlik içermesi sonucu davalının bu kullanımları ile davacı tarafın tescilli tasarımına tecavüz ettiği, davalı tarafın faaliyetlerinin davacı tarafın faaliyetleri ile karıştırılmaya yol açmasına sebep olduğu nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından, mahkemece tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesine karar verilmesi isabetli olduğu, takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarları da yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya esas alınan değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, raporda sadece ürünlerin resimleri üzerinden karşılaştırma yapılmış olduğunu, teknik çizimler ve kesim yöntemleri bakımından kutuların karşılaştırılmadan rapor düzenlenmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin kendi dizaynı olmayıp, müşterilerin bildirdiği formda üretilen ürünler olduğunu, davacı ürünleri ile birebir aynı olmadığını, bütün pastane ve bunun gibi yerlerde kullanıldığını, kesim şekilleri göz önüne alındığında ürünlerin anonimleştiğini, ürünlerin kesim ve katlama bölümlerinin, boğum ve bombe biçimlerinin davacının tescilli ürününden farklı olduğunu, müvekkilinin ürettiği kutuların, davacı kutularından ayıran en belirgin özelliğin ip kullanılıyor olması olduğu, markanın taklit olduğunu, bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyen kişinin söz konusu fiilleri gerçekleştirmesinin tecavüz oluşturmayacağını ve kusursuz olunması durumunda da men davası ve davadan kaynaklı tazminat davası açılamayacağını, somut olayda ürünlerin benzediğini kabul etmemekle birlikte, benzemiş olsa bile müvekkilinin davaya konu davacının patentli tasarımını bilmemesi nedeniyle tecavüz fiilinin oluşmayacağını, ürün görsellerinin müvekkilinin internet sitesinden kaldırıldığını, hali hazırda benzerliği iddia edilen kutuların satışının yapılmadığını ve dava tarihi itibariyle üretiminin de yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 59 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.