İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Davacı şirketin Temmuz 2021 tarihine kadar yayıncılık yapan bir şirket olduğunu, davalı şirketin aldığ ürünlerin bedelini ödemediği ve iade etmediği mal bedellerinden dolayı borçlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete Bakırköy 29. Noterliğinin 14 Mart 2022 tarihli ... yevmiy…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2061 KARAR NO : 2026/682 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/05/2023 NUMARASI: 2023/13 Esas - 2023/379 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Davacı şirketin Temmuz 2021 tarihine kadar yayıncılık yapan bir şirket olduğunu, davalı şirketin aldığ ürünlerin bedelini ödemediği ve iade etmediği mal bedellerinden dolayı borçlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete Bakırköy 29. Noterliğinin 14 Mart 2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “Vadesi geçmiş cari hesabın kapatılması ve ödeme talebini” içerir ihtarda bulunulduğunu, 06.4.2022 tarihinde davalı şirket ile yaptıkları mailleşme ile hesaplarına göre 31.3.2022 tarihi itibariyle güncel borcun 40.852,48 TL + 554,63 TL de noter masrafı olmak üzere toplam 41.407,11 TL olduğu bildirilerek ödeme istenildiği , davalı şirket tarafından verilen cevapta taraflarına davalı şirketçe hazırlanan cari hesaba göre 31.03.2022 tarihinde 38.330,53 TL üzerinde mutabık olduklarının, 01.01.2022 başı devir farkının 2.437,82 TL olduğunun belirtildiğini, davalı tarafından iletilen 06.04.2022 tarihli cari hesap ekstresi dayanak yapılarak İstanbul 22. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından 29.4.2022 tarihinde, borcunun ödeme emrindeki miktar kadar olmadığından bahisle takip konusu borcun 38.418,11-TL’lik kısmına ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı şirketin borcun 441,13 TL'sini kabul ederek ödediğini belirterek itiraz edilen kısım olan 38.418,11-TL bakımından itirazın iptaline,%20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; Taraflar arasında akdedilen sözleşme ile ödemelerin; ürünlerin satışa dönmesi halinde ilgili fatura bedelini TL olarak şirkete ödeneceği yönünde anlaşmasına rağmen, davacının müvekkil şirketteki stoklarına karşı ödeme talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket nezdindeki stoklar sebebiyle davacı tarafa takip tarihi itibari ile 38.458,11- TL borçlu olunması gibi bir durum söz konusu olmadığını, müvekkili şirket muhasebe birimi ile davacı tarafın Mart 2022'tarihinde yaptığı yazışmada cari hesap ekstresi konusunda karşılıklı mutabakata varıldığını,alacağın doğması için burada dikkate alınması gereken hususun yalnızca tarafların cari hesap ekstreleri değil stok/satış durumunu gösterir kayıtları olduğunu, zira icra takibine itiraz edilmesinin başlıca sebebi iddia edilen 38.458,11- TL alacağa karşılık müvekkili şirket nezdinde ürün stoğu bulunduğu, cari hesaplara göre 38.458,11-TL değerinde ürün teslim alındığı yönünde mutabık kalınmasının davacının alacağının muaccel olması için yeterli olmadığını, sözleşmeye göre stokların satılması halinde alacak doğacağından, stoklar satılmadan başlatılan icra takibinin haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine,alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların cari hesap ilişkisinin 01.01.2019 tarihli 31.241,82 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 10.04.2022 tarihinde davacının davalıdan 58.232,62- TL alacaklı olduğu, davalının sunduğu cari hesap ekstresinde, davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 31.12.2016 tarihinde başladığı, 07.04.2022 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 37.969,53- TL borçlu olduğu tespit edildiği, talep edilen bir diğer kalemin 552,88- TL ihtarname noter makbuzu tutarını davacının davalıdan talep edebileceği, Davalının 28.03.2022 tarihinde temerrüte düştüğü,işlemiş faizin 37.969,53 TL asıl alacak için takip tarihine kadar yıllık reeskont avans faiz oranları ile 278,53- TL olarak hesaplandığı, borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın (37.969,53 TL) %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki devam ettiğinden cari hesaplar sürekli olarak güncellendiğini, davacının dava tarihi itibari ile müvekkil şirket nezdinde ürün stoğu bulunması sebebiyle borca itiraz edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme, ürün stok durumu dikkate alınmaksızın cari hesap ekstrelerine göre borcun varlığının kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında süregelen ticari teamül ile akdedilen "sözleşme" göz önüne alındığında davacının talebinin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafça satılan ve teslim edilen malların bedellerinin muaccel hale gelebilmesi için işbu ürünlerin nihai tüketiciye satılması gerektiğini,alacağın vadesinin gelmediğini, davacı taraf ticari ilişki kapsamında doğmuş alacaklarının tahsili için noter vasıtası ile ihtarname keşide edildiğini, işbu ihtarname neticesinde ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, "Sözleşme"nin "Ödeme" başlıklı Maddesi ile "...(müvekkil şirket) deposuna teslim tarihinden itibaren 120(yüzyirmi) gün sonra ödeme vadesi gelen faturalara esas olan ürünlerin satışa dönmesi durumunda ilgili fatura bedelini TL olarak ...(davacı taraf) nakten öder" denmek sureti ile davacı tarafça müvekkil şirkete teslim edilen ürünlerinin bedellerinin ilgili ürünlerin satılması durumunda ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığını, stoklar tüketildikçe davacıya ödeme yapıldığını ileri sürerek hatalı kararın bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, cari (açık) hesap alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Tarafların 2019,2020,2021 yılları ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği faturalar nedeniyle davalının ticari defterlerinde 37.969,53- TL davacı alacağının kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi yoktur. Ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. İcra takibinde cari(açık) hesap bakiyesi talep edilmiştir.Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaştıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Somut olayda davalı vekili sözleşmede ürünler satıldıkça davacıya ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de yargılama sırasında dosyaya cari hesap sözleşmesi veya başka bir sözleşme sunulmamıştır. Davacı tarafından düzenlenen faturaları alıp ticari defterlerine kayıt ettiği borcun , TBK nın 90 maddesi uyarınca " aksi kararlaştırılmamışsa her borç doğumu anında muaccel olur" hükmü gereğince davacının alacağının muaccel olduğu anlaşıldığından , davalı vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; davalı taraf kararı alacağın muaccel olmadığı nedeni ile istinaf etmiş ise de; alacağın muaccel olmadığına ilişkin bir delil bulunmadığı itirazın iptaline karar verilen alacağın davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, masraf makbuzunun dosyaya sunulduğu böylelikle 38.418,11-TL alacağının kanıtlandığının kabulü ile itirazın iptaline ve likiti alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.624,34-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 656,85-TL harcın mahsubu ile kalan 1.969,49-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/04/2026