11. Hukuk Dairesi 2021/6264 E. , 2022/74 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve sayısı yazılı kararın HMK'nın 363'üncü maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası çerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği müzakere edilip düşünüldü. Davacı vasisi, davacı aleyhine…
**11. Hukuk Dairesi 2021/6264 E. , 2022/74 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve sayısı yazılı kararın HMK'nın 363'üncü maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası çerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği müzakere edilip düşünüldü. Davacı vasisi, davacı aleyhine davalı tarafından Osmancık İcra Müdürlüğünün 2018/65 E. sayılı dosyasıyla başlatılan takip dayanağı senedin sahte olduğunu ileri sürerek kısıtlı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davalının bedelini peşin ödemek suretiyle davacıdan satın aldığı kavak ağaçlarının teslim edilmemesi üzerine, takip dayanağı senedin davacı tarafından verildiğini ileri sürerek davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava, takip dayanağı senedin sahte olduğu iddiasına dayalı İİK m. 72 uyarınca açılan menfi tespit davası olup, Mahkemece, dava açıldıktan sonra davacının öldüğü belirtilip veraset belgesi ibraz edilmesine rağmen tüm mirasçıların katılımı ile taraf teşkili sağlanmadan senetteki imzanın sahteliğinin menfi tespit davası ile değil imzaya itiraz ile ileri sürülmesi gerektiği, davacının süresinde imzaya itiraz etmediği, menfi tespit davasında imza incelemesi yaptırılamayacağı, dolayısıyla ispat yükümlülüğü olan davacı keşidecinin borcu olmadığı davaya konu bono ile aynı nitelikte bir belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığı, dava açıldıktan sonra 26.06.2018 tarihinde ölen davacı, mirasçılarından ...’ün davayı takip eden avukata vekalet vermediği halde kendisinin muvafakat’ı alınmadan, hatta tebligat bile yapılmadan ve dolayısıyla taraf teşkili sağlanmadan davanın görülüp sonuçlandırıldığı, kararın kesin olduğu, ancak söz konusu eksikliğin HMK m. 55 ve 114 hükümleri ile TMK m. 640 hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek Kararın kanun yararına bozulmasını talep etmiştir. Somut olayda, kısıtlı olan davacının vasisi tarafından 07.05.2018 tarihinde davanın açıldığı, 26.06.2018 tarihinde ise davacının öldüğü, bunun üzerine Çorum Barosu avukatlarından Av....'nın veraset belgesi ile birlikte ... dışındaki mirasçıların vekili olduğunu belirtip vekaletleri ibraz ettiği, mirasçılardan ...'ün davaya katılımı sağlanmadan ve de mazereti kabul edilen bir kısım mirasçılar vekilinin hazır bulunmamasına rağmen sadece mirasçılardan ... ve davalı vekilinin katılımı ile verilen duruşma gününden önce duruşma açılıp yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine miktar itibariyle kesin karar verilmiştir.