İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, 31/03/2017 tarihinde 25/03/2017-31/12/2020 arasında geçerli ... nolu inşaat ... sigorta poliçesinde müvekkilinin sigortalı, dava dışı şirketlerin sigorta ettiren, davalının sigortacı olduğunu, poliçenin Ispartakule 5. etap inşaatları ile alt yapı ve düzenleme işi pr…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO :2022/2215 KARAR NO: 2026/257 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/09/2022 NUMARASI: 2021/643 Esas - 2022/804 Karar DAVA:Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/07/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, 31/03/2017 tarihinde 25/03/2017-31/12/2020 arasında geçerli ... nolu inşaat ... sigorta poliçesinde müvekkilinin sigortalı, dava dışı şirketlerin sigorta ettiren, davalının sigortacı olduğunu, poliçenin Ispartakule 5. etap inşaatları ile alt yapı ve düzenleme işi projesini teminat altına aldığını, inşaat alanında 21/07/2020 tarihinde yaşan hırsızlık nedeniyle uğranılan zararın tazmini için davalıya yapılmış başvurunun haksız olarak reddedildiğini, zira bu hususta poliçedeki şartların hepsinin sağlandığını ve müvekkilinin 71.572,86-TL zararı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.900-TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH:Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, 5.900-TL talebi artırarak toplam 54.432,36-TL'nin 05/09/2020 tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Davalı vekili, hırsızlığın meydana geldiği şantiyenin çevresinin kapalı ve gece aydınlatmasının da yeterli olmadığı belirlendiğinden, poliçenin hırsızlık klozundaki teminat koşullarının bulunmaması sebebiyle zararın teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, güvenlik uzmanının da bulunduğu 25/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere, şantiyede gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerinin alındığı, şantiye çevresinde tel çit olduğu, deponun giriş kapısındaki asma kilit kırılarak hırsızlığın yapıldığı, ve olayın poliçe teminat kapsamında bulunduğu, sorumluluğun 54.432,36-TL olduğu ve temerrüdün 05/09/2020 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 54.432,36-TL'nin 05/09/2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, poliçe özel şartlarındaki hırsızlık teminatında gece aydınlatma şartı bulunduğunu, olay tarihinde şantiyenin etrafının tam olarak kapalı olmadığını, çevre duvar imalatlarının devam ettiğini, duvar üstü korkuluklarının monte edilmediğini ve gece aydınlatmasının yetersiz olduğunun tespit edildiğini, güvenlik firması personelinin de aydınlatmanın ve kamera sisteminin yeterli olmadığını, bölgenin karanlık olduğunu ve önlem alınmazsa hırsızlığın tekrar vuku bulabileceğini tutanakta belirttiğini, 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda da bu tespitlere göre zararın teminat dışı olduğunun ifade edildiğini; 2.500-USD muafiyetin olay tarihindeki değil güncel kur üzerinden yapılması gerektiğini; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini; evraklar yeterli olmadığından eksper raporundaki hesaplamanın pek gerçekçi olmadığını; müvekkilinin faiz borcu olmadığını, olsa bile dava tarihinden yasal faiz işletilebileceğini; zamanaşımının dolduğunu, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin reddinin gerektiğini, poliçede ... Bankası'nın dain-i mürtehin kaydı bulunduğundan davanın aktif husumetten reddinin gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE:Dava, inşaat all risks sigorta poliçesi kapsamındaki inşaatta meydana gelmiş hırsızlık eyleminden dolayı uğranılan zararın davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda 21/07/2020 tarihi saat 03:45 sıralarında poliçeye konu inşaat alanında kapalı yerdeki bir kısım elektrik malzemelerinin çalındığı, söz konusu deponun iki adet kilidinin kırılarak depo içine girildiği, güvenlik kamerasının, alarmın ve kayıt cihazının kırıldığı, bu nedenle görüntü alınamadığı, davalının eksper raporuna göre çalınan malzemelerin değerinin 71.572,86-TL olduğu, poliçeye göre 2.500-USD muafiyetin olay tarihindeki TCMB efektif satış kuru 6,8562-TL üzerinden 17.140,50-TL'nin düşümü ile tazminatın 54.432,36-TL olarak hesaplandığı, ancak olay tarihindeki güvenlik şirketi görevlilerin savunma beyanlarında olay yerindeki aydınlatmanın yeterli olmadığı ile çevre duvar imalatının devam ettiği, korkuluk montajının yapılmadığı, etrafın tam olarak kapalı olmaması ve duvar imalatının devam ettiği gözetildiğinde, poliçedeki hırsızlık teminatının özel şartlarının karşılanmadığından zararın teminat dışı kaldığı belirtilmiştir.Mahkemece sigorta uzmanı bilirkişiden alınmış 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda, şantiye çevresinin (tel, alüminyum saç, levha ile) kapatılmış olması, gece aydınlatma yapılması klozunun yerine getirilmediği anlaşıldığından, zararın teminat dışı kaldığı görüşü belirtilmiştir.Davacının itirazı üzerine, güvenlik uzmanı, sigorta uzmanı ve elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden alınmış 25/05/2022 tarihli raporda, depo girişinde tavanda floresan aydınlatmaların (ışıklar açık) olduğu, depoların bulunduğu alana giriş kapısının kalın demir profillerden yapılmış ve büyük asma kilit takılabilen halkalarının olduğu, depo tavanında kameranın, duvarda alarm panelinin ve kamera kayıt cihazlarının konulduğu demir parmaklı muhafazaların olduğu, kamera kayıt sistemi ve alarm sisteminin bulunduğu yerlerde hasarların oluştuğu, emtiaların kilitli depoda muhafaza edildiği, kilitlerin kırılarak içeri girildiğinin anlaşıldığı, olay tarihinde gece vardiyasındaki 3 görevlinin yeterli bulunduğu, görevlilerin beyanlarına göre devriye hizmetinin de sağlandığı, olayının saat 03:30'dan sonra gerçekleştiği, emtiaların cinsi, metrajı ve ağırlığı değerlendirildiğinde, hırsızlık olayının şantiyeye duvar veya tel çitten giren şüpheli şahıslar tarafından girilmesi ve aynı yerden çıkılması suretiyle değil, kapalı kasa tonajlı araçla şantiye alanından çıkarılması suretiyle yapılmış olduğunun değerlendirildiği, şüphelilerin ve aracın şantiyenin kontrollü giriş çıkışın sağlandığı araç girişinden giriş çıkış yaptığı kanaatine varıldığı; eksperin yaptığı 71.572,86-TL malzeme bedelinin kadri maruf olduğu; olay tarihindeki kur üzerinden 2.500-USD karşılığı 17.140,50-TL muafiyet uygulandığında, zarar bedelinin 54.432,36-TL hesaplandığı ve 22/07/2020 davalıya ihbar tarihinden TTK'nın 1472. maddesine göre 45 gün sonra 05/09/2020 tarihinde davalının temerrüde düştüğü görüşü bildirilmiştir.Davalının savunmasında dayandığı poliçede özel şartlar içindeki hırsızlık teminatı klozunda inşaat ve montaj malzemelerine ilişkin hırsızlık hasarlarının ödenmesinin ön şartının malzemelerin kapalı, emniyetli, kilitli bir depoda muhafaza edilmesi olduğu ve şantiye çevresini tel çit, alüminyum-sac vb. Levha ile kapatılmış olması, 24 saat güvenlik görevlisi bulunması ve gece aydınlatma yapılması gerektiği şeklinde belirtilmiştir. İkinci raporundaki güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından, bu kloza göre yeterli güvenlik önlemlerinin alındığı tespiti yapılmıştır. Davalının savunmasını dayandırdığı olay yerindeki görevlilerin işvereni olan şirket ile inşaat yüklenicisi dava dışı şirket arasında danışmanlık ve gözetim hizmeti sözleşmesi bulunduğu, sözleşmede gözetim hizmeti verecek şirketin hırsızlığın önlenmesi hususunda yükümlülük üstlendiği görülmüştür. Bu nedenle görevlilerin işvereni şirket ile davacı arasında menfaat çatışması bulunduğundan, görevlilerin olay yerinde yeterli aydınlatma olmadığı yönündeki beyanlarına benimsenmediği gibi davalı bu hususta objektif bir delil sunmamıştır. Bu nedenle ikinci bilirkişi heyetinin tespitlerinin yerinde olduğu kabul edilmiştir. İlk bilirkişinin uzmanlık alanının sadece sigorta olduğu gözetildiğinde, ilgili uzmanlardan oluşan ikinci bilirkişi raporuyla esasen çelişki arz etmediği anlaşılmıştır.Aynı sebeple elektrik mühendisi bilirkişinin zarar tutarına ilişkin kadri maruf tespiti de hükme yeterli bulunmuştur. 21/07/2020 olay tarihi ve 14/07/2021 dava tarihi itibariyle TTK'nın 1420. maddesindeki 2 yıllık zamamaşımı dolmamıştır.Davalı, davaya konu çalınmış mallar üzerinde dava dışı bankanın dain-i mürtehini bulunduğu hususunda delil sunmadığından ve aksi yönde bir tespit bulunmadığından, sigortalı davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Yine muafiyetin olay tarihindeki kurdan hesaplanmasında; TTK 1472'ye göre temerrütün 05/09/2020 tarihinde oluştuğundan bu tarihten ve işin mahiyeti gereği avans faiz uygulanmasında ve kabul edilen davada davalı aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretinde hata bulunmadığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.718,27-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 930-TL harcın mahsubu ile kalan 2.788,27-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026