11. Hukuk Dairesi 2023/1341 E. , 2024/4373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/18 Esas, 2022/1475 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/174 E., 2020/69 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonu
**11. Hukuk Dairesi 2023/1341 E. , 2024/4373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/18 Esas, 2022/1475 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/174 E., 2020/69 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Tiryaki" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/111801 sayılı "EVDEKİ TİRYAKİLER + şekil" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şahıs, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar taraf markaları ibareler yönünden benzer ise de başvuru kapsamındaki dava konusunu oluşturan çekişmeli 30, 43. sınıftaki mal ve hizmetlerinin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, tarafların markalarını kullanmak istedikleri emtialar arasında benzerlik bulunduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf marka işaretlerinin ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu, taraf markalarının kapsamındaki emtia karşılaştırmasına gelince; davalının başvurusu kapsamında 30. sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez" malları ile 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetlerinin bulunduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, davacının itirazına mesnet markaları 29 ve 30. sınıfta genel olarak "Kuru bakliyat. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler, Süt ve süt ürünleri (tereyağ dahil). Kuru bakliyatlar yani fasulye, nohut, barbunya, bezelye, soya, yeşil mercimek, kırmızı mercimek, sarı mercimek, pirinç, keşkek, aşurelik buğday. Mercimek Bulgur." mallarında tescilli olup, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf mallar ile 43. sınıf hizmetlerin, davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mallarla benzer olduğu, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde/mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf mallar ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıf malların, aynı dağıtım kanallarına sahip, aynı tüketici kitlesine hitap eden, benzer mallar oldukları, davacının itiraza dayanak markalarının kapsamındaki 29 ve 30. sınıfta yer alan gıda malları ile davalının başvurusu kapsamındaki 43/1. sınıf "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" de benzer ihtiyaçları karşıladığından, benzer kabul edilmeleri gerektiği, sonuçta dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davacı yan, tanınmışlık vakıasına da dayanmış ise de dava konusu başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından iltibas koşullarının oluştuğu kabul edildiğinden, davacının bu iddiası yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği, kötü niyet iddiasının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şahıs vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile itiraza gerekçe gösterilen markaların tescil sınıflarının ve firmaların faaliyet alanın farklı olduğunun dikkate alınmadığını, "tiryaki" ve "evdeki tiryakiler" ibaresinin 30 ve 43. sınıflarda zaten müvekkil adına tescilli olduğunu ve müvekkilinin önceki tarihli bu markalarının başvuru markası bakımından müktesep hak teşkil ettiğini, bu hususun da gözden kaçırıldığını, tiryaki ibaresinin zayıf bir ibare olduğunu, markalar arasında benzerliğin ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinini birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.