T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1465 - 2026/494 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ ( TALEP RET ) ESAS NO : 2025/1465 KARAR NO : 2026/494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I DAVA : Konkordato KARAR TARİHİ : 03/03/2026 YAZIM TARİHİ : 03/03/2026 Dairemizin 01.10.2024 tarih., 2024/1228 E., 2024/1249 K. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurul…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1465 - 2026/494 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ ( TALEP RET ) ESAS NO : 2025/1465 KARAR NO : 2026/494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I DAVA : Konkordato KARAR TARİHİ : 03/03/2026 YAZIM TARİHİ : 03/03/2026 Dairemizin 01.10.2024 tarih., 2024/1228 E., 2024/1249 K. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2025 tarih, 2025/6-244 E., 2025/536 K. sayılı kararıyla bozulmuş olmakla HMK m. 373/3 uyarınca duruşma açılmasına karar verildi, dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Konkordato isteyenler vekili özetle: Müvekkilleri ... ile ...'un, ... Plan, Proje, İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu ortakları ve halen paydaşları olduğunu, şirketin ana faaliyet alanının kamu taahhüdüne yönelik inşaat işleri olduğunu, çevresel faktörler ile ekonomik istikrarsızlık ve yoğun enflasyonist ortamın geri gelmesi, hammadde tedarikinde zorluklar, dövizlerdeki artışlar ve kamu ödemelerinde yaşanan gecikmeler, pandemi ve savaş gibi dış etkenlerin dünyada yarattığı siyasal sorunlar nedeniyle mali durumlarının ağır derecede ve kötü yönde etkilediğini, vadesi gelecek olan borçlarını ödeyemez hale geldiğini, aleyhe başlatılacak takiplerle müvekkilinin likiditesinin tamamen bozulacağını, elindeki işlerinde yapılamaz hale geleceğini, kamu taahhütlerinin fesholacağını ve müvekkili şirketin iflasa kadar sürükleneceğini, ... ile ...'un pek çok banka nezdinde borçlu şirketin kefili pozisyonunda olduğunu, şahsi malvarlıklarının tümünün bu borçların teminatı niteliğinde olduğunu, istemci gerçek kişilerin şirketin devamlılığı için şahsi malvarlıklarını ve emeklerini şirkete özgülediklerini ileri sürerek konkordato başvurusunda bulunmuştur. DAVANIN SEYRİ VE SONUCU : İlk derece mahkemesince; "…davacı borçlu şirketin konkordatoya tabi 56 alacaklısının bulunduğu, bu alacaklıların alacak tutarının 11.240.868,50-TL olduğu, alacaklı sayısının %60,71 ve alacak tutarının %50,54'ünün, şirket ortağı davacı ...'un bankalardan kullandığı bireysel tüketici kredisi ile kredi kart borçlarından dolayı konkordato projesine dahil olan borçlu tarafından hazırlanan revize projeye göre bankacılık sistemine borçların 60 ay eşit taksitte ödenmesi önerisine alacaklıların %50'si ile alacak tutarının %59,67'sına ve şirket ortağı davacı ...'un bankalardan kullandığı bireysel tüketici kredisi ile kredi kart borçlarından dolayı konkordato projesine dahil olan borçlu tarafından hazırlanan revize projeye göre bankacılık sistemine borçların 60 ay eşit taksitte şeklinde ödeme önerisine alacaklıların %50'si ile alacak tutarının %70,26'sına karşılık gelen bölüm tarafından kabul edildiği, İİK'nın 304 ve 305.maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, bu kapsamda teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacakların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olabileceği, yine teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı bulunduğu, konkordato tasdik harcı ile yargılama giderlerinin mahkememiz veznesine depo edildiği, konkordato teklifinin tasdiki için gerekli yasal koşulların mevcut olduğu…" gerekçesiyle her üç istemcinin konkordato teklifinin tasdikine, konkordato isteyenlerin konkordatoya tâbi tüm borçlarının tasdik kararının kesinleştiği tarihten itibaren takip eden ayın 30'undan başlamak üzere 60 ayda eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir. Hükme karşı alacaklılar ... Anonim Şirketi, T.C. ... Bankası Anonim Şirketi, ... Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, T. ... Bankası AŞ, ... AŞ, T. ... ve T. ... Anonim Şirketi vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 16/04/2024 tarihli 2023/1798 E., ve 2024/589 K., sayılı kararıyla; "...I-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.06.2023 gün ve 2022/235 E ve 2022/520 K sayılı ek kararına yönelik olarak: a. Alacaklı ... ...'nin istemci ...'a yönelik istinaf isteminin feragat nedeniyle reddine, b. ... Yönetimi AŞ (temlik eden ... AŞ) vekilinin istemciler ... ve ...'a yönelik istinaf istemlerinin feragat nedeniyle reddine, c. Alacaklılar ... A.Ş., ... Bankası AŞ, TC. ... Bankası AŞ, ... Otomotiv Servis ve Ticaret AŞ, ... AŞ, ... Bankası AŞ, T. ... Bank AŞ, T. ..., T. ... AŞ ve ... Bankası AŞ vekillerinin istinaf dilekçelerinde: ca. Geçici ve kesin mühlet verilmesine ilişkin kısımlarının reddine, cb. Alacaklarının nisaba katılmasına ilişkin istinaf sebeplerinin reddine, d. Alacaklılar vekillerinin esasa ilişkin istinaf sebepleri bakımından: da. İstemci ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ne yönelik istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine, db. İstemci ...’a yönelik istinaf başvuru sebeplerinin kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Buna göre: “1- a. Konkordato isteyen ... T.C. Kimlik numaralı ...'un tasdik isteminin reddine, b. Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davacı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... T.C. Kimlik numaralı ...’un konkordatosunun TASDİKİ ile konkordatoya tâbi tüm borçlarının iş bu tasdik kararının kesinleştiği tarihten itibaren takip eden ayın 30'undan başlamak üzere 60 ayda eşit taksitler halinde ödenmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Dairemiz kararına karşı talep eden ... vekili ile alacaklılar ... Ticaret Anonim Şirketi vekili, T.C. ... Bankası Anonim Şirketi vekili, ... Anonim Şirketi vekili, T. ... Anonim Şirketi vekili, ... Bankası Anonim Şirketi vekili, ... Anonim Şirketi vekili, ... Bankası Anonim Şirketi vekili ve ... Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 01/07/2024 tarihli 2024/1895 E., 2024/2367 K. sayılı kararı ile; "... 3.1. İİK'nın 306/1. maddesi, "Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir" hükmünü, 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi ise, "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmünü ihtiva etmektedir. Somut olayda kurulan tasdik hükmünde, her bir talep eden için ayrı ayrı tasdik edilen projelerinde gösterilen vade sayısı, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiklerine yer verilmeden ve ödeme takvimi yapılmaksızın bahsi geçen yasa maddelerine aykırı şekilde karar verilmiş olup, kararın bu haliyle infazı kabil olduğundan bahsedilemez. 3.2. Alacaklı ... ... vekilinin temyiz istemi yönünden; istinaftan feragat dilekçesi sunan alacaklı banka vekili Av. ...'ün dosya kapsamında bulunan vekaletnamesi incelendiğinde istinaf/kanun yollarından feragate ilişkin yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı ... ...'nin istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur. 3.3. Diğer alacaklıların temyiz talepleri yönünden; 3.3.1. Dosya kapsamından; talep eden borçlu şirket revize konkordato projesi ile konkordatoya tabi olan adi alacaklılar yönünden kararın kesinleşmesinden itibaren 60 aylık vadede % 50 tenzilat ile 3 aylık dönemler halinde 20 taksitte ödeme, talep eden gerçek kişiler kararın kesinleşmesinden itibaren 60 ay vade ile aylık taksitlerle ödemeyi teklif etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ...'un tasdik isteminin reddine, talep edenler ... İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ...’un konkordatosunun tasdiki ile konkordatoya tâbi tüm borçlarının iş bu tasdik kararının kesinleştiği tarihten itibaren takip eden ayın 30'undan başlamak üzere 60 ayda eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir. 3.3.2. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. 3.3.3. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. 3.3.4. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. 3.3.5. Konkordato talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak da belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün iken, uzayan sürelere müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. 3.3.6. Konkordato projesinin tasdiki için evvela projenin kanunun aradığı nisapla alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra İcra ve İflas Kanunu'nun 305/1-b maddesi uyarınca talep eden borçlu tarafından teklif edilen tutarın kaynaklarıyla orantılı olması ve olası bir iflas halinde alacaklıların eline geçecek tutarın konkordato projesinde vaat edilen tutardan az olması yani konkordatonun alacaklılar için iflasa nazaran daha avantajlı olması gerekir. Dosya kapsamında ibraz edilen son kayyım raporu dikkate alındığında projeye ilişkin ödemeler henüz başlamadığı halde şirketin 2023 dönemi faaliyetlerinden zarar ettiği anlaşılmaktadır. 3.3.7. İcra ve İflas Kanunu'nun 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. 3.3.8. Öte yandan, mahkeme konkordato projesini değerlendirirken alacaklılar arasında dengeli ve adil bir ödeme planı ortaya konulması, alacaklıların da buna göre tatmin edilmesinin sağlanması gerektiğini göz önünde bulundurmalıdır. Somut olayda, konkordato projesi kapsamında ödemelerin talep edenler gerçek kişiler yönünden 60 ay vade, talep eden şirket yönünden 60 ay vade ve %50 tenzilat ile herbir talep eden yönünden tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren başladığı anlaşılmaktadır. Davacının konkordato tedbirlerinden yararlandığı tarihler ve yargılamanın geçtiği süre de nazara alındığında ödemelerin başlaması için bu denli uzun bir sürenin beklenmesi alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini borçlu lehine bozar mahiyettedir. 3.3.9. Açıklanan gerekçelerle, borçlunun kaynakları ile orantılı olmayan, ödeme süresinin uzunluğu nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan konkordato tasdik talebinin her üç talep eden yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay'ın bozma kararına karşı Dairemizin 01.10.2024 tarih ve 2024/1228 E., 2024/1249 K. sayılı kararıyla direnme kararı verilmiştir. Dairemiz kararına karşı talep eden ... vekili ile alacaklılar ... Ticaret Anonim Şirketi vekili, T.C. ... Bankası Anonim Şirketi vekili, T. ... Anonim Şirketi vekili, ... Bankası Anonim Şirketi vekili, ... Anonim Şirketi vekili, ... Bankası Anonim Şirketi vekili ve ... Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2025 tarih ve 2025/6-244 E., 2025/536 K. sayılı kararıyla; "...A) Alacaklı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede: 1. Alacaklı ... A.Ş. vekili 17.03.2025 tarihinde verdiği dilekçe ile temyiz isteminden feragat etmiştir. 2. Dosyaya sunulan vekâletname kapsamından alacaklı ... A.Ş. vekilinin temyiz isteminden feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. 3. O hâlde, alacaklı ... A.Ş. vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. B) Diğer alacaklılar vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede: 1. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konkordatoya ilişkin açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır. 2. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709). 3. Konkordato İİK'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15). 4. Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tabi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir. 5. Konkordato konusunda yapılan diğer bir ayrım ise, adi (alelade) konkordato ve mal varlığının terki suretiyle konkordatodur. Mal varlığının terki suretiyle konkordato türünde, borçlunun mali durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanmaz. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun iki şekilde yapılacağı kabul edilmektedir. Bunlardan ilki, borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara bırakması ve alacaklıların da borçlunun mal varlığını satarak ele geçen paradan alacaklarını tahsil etmeleridir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun diğer bir görünüm şekli ise, belirli vadelerde alacaklılara ödeme yapması kaydıyla, mal varlığının tamamının ve bir kısmının üçüncü kişiye devredilmesidir. Bu ihtimalde, alacaklılar alacaklarını borçlunun mal varlığının üçüncü kişiye devrinden elde edilen parayla tahsil etmektedirler. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu borçlarını belli şartlar dâhilinde ödemeyi değil, mal varlığının aktifi üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara (veya üçüncü kişiye) devretmeyi teklif etmektedir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoya niteliğine aykırı düşmedikçe adi konkordatonun hükümleri (İİK md. 285 ilâ 308/g) uygulanır (Pekcanitez/Erdönmez s. 6 vd.). 6. Mahkeme içi adi konkordato İİK'nın 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler İİK'nın 285. maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanun'un bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. İİK'nın 285/2. maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. 7. Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK'nın 286. maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesi ister (İİK md. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286. maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici üç aylık mühleti verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK md. 287). 8. Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 297. maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. 9. Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir. 10. Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (İİK md. 288). 11. Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (İİK md. 289/2). 12. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (İİK md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir. 13. Konkordatonun geçici mühlet içerisinde başarıya ulaşmayacağına kanaat getirilmişse, borçluya kesin mühlet verilmez ve konkordato talebinin reddi doğrultusunda karar oluşturulur. Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine dair kararlar İİK'nın 288. maddesi uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir. 14. Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı ay daha uzatılabilir (İİK md. 289/5). 15. Mahkemece, kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak koşuluyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda, alacaklıları hukuki nitelik itibariyle birbirinden farklı alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir. Bu konuda komiserin de görüşü alınır (İİK md. 289/4). 16. Kesin mühlet içerisinde komiser, konkordatonun hazırlanmasına ilişkin işlemleri gerçekleştirir. Kısaca belirtmek gerekirse, bunlar aktif ve pasifin tespit edilerek aktif defterlerinin tutulması ve değerlerinin takdiri, alacakların bildirilmesi için İİK'nın 288. maddesine göre ilân yapılması, borçlunun yazdırılan alacaklara tamamen veya kısmen kabul veya red şeklinde beyanlarının alınması (İİK md. 299), çekişmeli alacaklar hakkında dosyanın asliye ticaret mahkemesine sunularak bu alacaklar hakkında konkordato oylamasına katılıp katılmayacakları bakımından karar alınması, rehinli alacak müzakerelerinin yapılması, alacaklılar toplantısı ve oylamaların tutanakla tespiti (İİK md. 302), alacakların geçerli ve sağlıklı olup olmadıklarının borçlunun ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle tespiti ve bu konuda oluşan kanaatin ticaret mahkemesine sunulan raporda belirtilmesi ve konkordato mühleti içerisinde dosyanın asliye ticaret mahkemesine konkordatonun tasdiki veya reddine karar verilmek üzere sunulması ve sonuçta asliye ticaret mahkemesinin duruşma günü ilân ederek, komiseri dinleyerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak, tasdik veya red kararı vermesidir. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, borçlu iflâsa tabi ise, konkordatonun reddi ve doğrudan iflâs sebeplerinin varlığı hâlinde borçlunun iflâsının açılmasına da karar verilecektir. 17. Konkordatonun tasdiki için aranan şartlar İİK'nın 305. maddesinde belirtilmiş olup, buna göre; konkordato projesinin İİK'nın 302. maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olması (kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk) ile birlikte teklif edilen tutarın borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, İİK'nın 206. maddesinin 1. fıkrasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması ve konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edilmesi gerekir. 18. Konkordatonun tasdikine ilişkin kararda alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir. (İİK md. 306/I). 19. Konkordatonun tasdikine ilişkin karar İİK’nın 288. maddesi uyarınca ilan edilecek ve kesin ödeme projesinin tasdik ilânı gereğince onun yönetiminde uygulanması için bir kayyım atanabilecektir (İİK md. 306/II). 20. Asliye ticaret mahkemesince kabul edilerek tasdik edilen konkordato, konkordato prosedürüne katılmayanlar (alacak kaydı yaptırmayanlar) da dâhil olmak koşuluyla tüm alacaklıları bağlar. Bu temel ilke “konkordatonun bütün alacaklılar için kural olarak zorunlu olması” şeklinde de ifade edilmektedir. Ancak rehinli alacaklarla bazı imtiyazlı ve kamusal alacaklar ve komiserin izniyle mühletten sonra doğan alacaklar bu kuralın istisnasını teşkil etmektedir (İİK md. 308/c-III). Bu kategoriye giren alacaklar konkordatodan kesinlikle etkilenmeyip tümüyle ödenmesi gerekir. Çünkü Kanun, konkordatonun borçlu ile alacağı rüçhanlı olmayan alacaklılar arasında akdedilebileceğini öngörmüş, rüçhanlı alacaklıları konkordatodan istisna tutmuştur. 21. Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlamış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür (İİK md. 308/ç). Borçlu mühletten önce doğan borçlarını, mahkemece tasdik edilen konkordato projesinde öngörülen ödeme planı çerçevesinde ödemek imkânına kavuşur. Bu itibarla konkordato, borcun yenilenmesini gerektirmemekte, ancak ödeme şekil ve şartlarında önemli değişiklikler meydana getirmektedir. Bu değişikliğin şeklini ve içeriğini, asliye ticaret mahkemesince tasdik edilerek kesinleşen konkordato ödeme projesi belirler. Bu açıklamalara göre borçlu, mühletten önce doğan borçları için artık takip edilmemekte ve borçlarını ödeme konusunda fevkalâde elverişli bir hukuki statüye kavuşmaktadır. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki, mühletten sonraki dönemde komiserin onayı olmadan borçlunun üstlendiği borçlar da konkordatoya tâbidir [(İİK md. 308/c-II) Altay/Eskiocak s. 44 vd.]. 22. İcra ve İflas Kanunu’nun 305. maddesinde belirtilen konkordatonun tasdiki için aranan şartların yanında mahkemece Kanun’un öngördüğü iki ilkenin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu ilkelerden birincisi İİK'nın 308/d maddesinde belirtilen ve borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatlerin hükümsüz olmasıdır. Bu düzenleme alacaklılar arasında eşitlik ilkesinin dayanağını oluşturmaktadır [Kuru, s. 3818; Üstündağ, Saim: İflas Hukuku (İflas, Konkordato, İptal Davaları), İstanbul 2009, s. 261; Pekcanıtez/Erdönmez, s. 159; Altay/Eskiocak, s. 15]. 23. Hükümsüzlük için borçlunun alacaklılarından birisini ya da bir kısmını konkordato projesine göre daha iyi konuma getirmeyi taahhüt etmesi gereklidir. Bunun klasik görünümü borçlu tarafından alacaklılarından birine konkordato projesinde öngörülenden fazla veya daha önce ödeme yapılacağı yönündeki vaat şeklinde gerçekleşir. Bu hükmün konuluş nedeni konkordatoda tüm alacaklılara eşit davranılması ve alacaklıları borçlunun mallarından alacaklarını eşit olarak tahsil edebilmelerini teminat altına almaktır (Pekcanıtez/Erdönmez, s. 159). Alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi uyarınca hiçbir alacaklı diğerinin aleyhine öncelik veya ayrıcalık elde edemeyecek, bu şekilde konkordatonun nisabında oyların manipüle edilmesinin önüne geçilmiş olacaktır. 24. Konkordatonun tasdiki sırasında mahkemece dikkate alınması gereken bir diğer ilke ise, konkordatonun kötüniyetle sakatlanmamasıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun “konkordatonun tamamen feshi” başlıklı 308/f maddesinde her alacaklının kötüniyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Buna göre konkordatonun tasdikinden sonra kötüniyetin anlaşılması hâlinde konkordatonun feshi mümkün olup, bu durumda mahkemece konkordato isteminde bulunanın, tasdik aşamasında da iyiniyetli davranıp davranmadığı denetlenmeli, istemde bulunanın tasdik aşamasında kötüniyetli davranış içerisinde bulunduğunun tespit edilmesi durumunda mahkemece konkordato tasdik edilmemelidir. 25. Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun 11.10.2023 tarihli ve 2023/6-591 Esas, 2023/940 Karar, 03.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-772 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararlarında da değinilmiştir. 26. Somut uyuşmazlıkla ilgili olarak konkordatonun tasdiki için aranan şartları düzenleyen İİK'nın 305/1-b maddesinde belirtilen "teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması" şartına değinmek gerekmektedir. 27. 4949 sayılı Kanun'la değişiklikten önce bu şart "borçlunun serveti ile mütenasip bulunmak" şeklindeydi ve bu durumda en az iflâsı hâlinde elde edebileceği meblağı teklif etmiş olması şartı aranmaktaydı. Serveti (mevcudu ile) orantılı olma şartı yerine kaynakları ile orantılı olma şartı getirildiğinden ve kaynak kavramı ödeme araçları ve temin edilebilecek her türlü finansal kaynağı ifade ettiğinden, teklifin borçlunun finansal kaynakları ile orantılı olup olmadığının araştırılması gerekir. 28. Burada belirtilen "orantılılık" şartı ile borçlunun mali imkânlarıyla, tüm alacaklıların alacaklarına adil ve uygun zamanda kavuşmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Konkordato talebi ile birlikte mühlet hükümlerinin devreye girmesi ve bu süreçte alacaklıların alacaklarını tahsil edememeleri nedeniyle katlandıkları sürecin karşılığı olarak borçlunun da mümkün olan surette kaynakları ile borçlarını ödemesi beklenmektedir. 29. Borçlunun alacaklılara daha kısa zamanda ve daha fazla miktarda ödeme yapma imkânı varken, alacaklıların aleyhine bir ödeme planının tasdiki uygun değildir. Nitekim konkordato kurumu, borçlunun faaliyetlerine devamını sağlamak ile birlikte alacaklıların da tatmini yolu olup, borçluya konkordatonun amacı dışında bir finansman enstrümanı niteliğinde projenin tasdik edilmesi mümkün değildir. 30. Bununla birlikte borçlunun vade konkordatosu talep ederken de büyük bir hareket alanına sahip olduğundan söz edilemez. Borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkânının tanınmayacağı açıktır. 31. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince ..., ... ve ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından teklif edilen konkordato talebi üzerine, talep eden ...’un tasdik isteminin reddine, talep eden şirket ve ...’un konkordatosunun tasdiki ile konkordatoya tâbi tüm borçlarının iş bu tasdik kararının kesinleştiği tarihten itibaren takip eden ayın otuzundan başlamak üzere altmış ayda eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verildiğinden, tasdik edilen konkordato projesinin vade konkordatosu niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 32. Az yukarıda da açıklandığı üzere İİK'nın 306/I. maddesi uyarınca konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçların hangi takvim çerçevesinde ödeneceğinin belirtilmesi gerekir. 33. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/II. maddesi ise "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmünü içermektedir. 34. Bölge Adliye Mahkemesince verilen tasdik kararında, her bir talep eden için ayrı ayrı tasdik edilen projelerde gösterilen vade sayısı, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiklerine yer verilmeden ve ödeme takvimi yapılmaksızın verilen karar, İİK'nın 306/I ve HMK'nın 297/II. maddesine aykırı olup bu hâliyle infazının mümkün olduğundan söz edilemez. 35. Dosya içerisinde yer alan projeye göre talep eden şirket ve ... hakkında tasdik edilen projenin faiz içermemesi, borçların ödenmesinin hem tasdik kararının kesinleşmesinden sonraya bırakılması hem de ödemelerin altmış ay gibi uzun vadeye yayılması dikkate alındığında, konkordato talebinden sonra mühlet hükümlerinin sağladığı hukuki korumadan faydalanan borçluların yeni bir süreden yararlandırılması yerinde olmadığı gibi tespit edilen ödeme süresi alacaklıları mağdur edecek ve konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde olacaktır. 36. Öte yandan dosya içerisinde yer alan 01.04.2024 tarihli son kayyım raporu göz önüne alındığında tasdik edilen konkordatoya ilişkin ödemeler henüz başlamadığı hâlde talep eden şirketin 2023 dönemi faaliyetlerinden zarar ettiği de görülmekle söz konusu projenin tasdikine karar verilmesi yerinde değildir. 37. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince talep edenlerin kaynaklarıyla orantılı olmayan, uzun ödeme süresi nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan tasdik talebinin her üç talep eden yönünden reddine karar verilmesi gerekirken tasdik talebinin talep eden şirket ve ... yönünden kabul edilmesi doğru olmamıştır. 38. Hâl böyle olunca direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulmasına..." karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep; konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Yargılamanın gelinen aşamasında; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Dairemiz direnme kararını kaldırmasıyla, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı gereği; borçlunun kaynakları ile orantılı olmayan, ödeme süresinin uzunluğu nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan konkordato tasdik talebinin her üç talep eden yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- ... T.C. Kimlik numaralı ..., ... T.C. Kimlik numaralı ... ile Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı davacı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato tasdik talebinin REDDİNE 2- Kesin mühletin ve kesin mühletin sonuçlarının ilk derece karar tarihi olan 22.06.2022 itibariyle kalkmış olduğunun tespitine, 3-İlk derece mahkemesince mühletin yasal sonuçları dışında verilen bütün tedbir kararlarının ilk derece karar tarihi 22.06.2022 itibariyle sona erdiğinin tespitine, 4-Komiser kurulunun görevinin ilk derece mahkemesi karar tarihi 22.06.2022 itibariyle sona erdiğinin tespitine 5-İİK'nın 306/son maddesi uyarınca; hüküm fıkrasının İİK'nın 288. maddesi uyarınca İLANINA ve ilgili yerlere BİLDİRİLMESİNE, 6-Alınması gerekli peşin harç istemciler tarafından yatırıldığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 7- İstemciler tarafından yatırılan konkordato tasdik harcının istemleri halinde iadesine, 8-İstemciler tarafından karşılanan yargılama giderlerinin, yargılamanın niteliği gereği üzerlerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının davacı tarafa iadesine, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, konkordato talep edenler vekili Av. ..., alacaklılar T. ... Anonim Şirketi vekili Av. ..., ... Bankası vekili Av. ...'in yüzüne karşı, İİK m. 308/a uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 03/03/2026 Başkan Üye Üye Katip