İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ........ …
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 12/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ........ plakalı araç, 19/09/2024 tarihinde Konya ilinde meydana gelen ve ........ plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu trafik kazasında hasara uğradığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminat bedelinden sorumlu olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, müvekkilinin zararının karşılanmadığını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, ekspertiz tarafından düzenlenen raporda hasar bedelinin en az 8.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın kabulü ile; müvekkili şirketin aracında meydana gelen değer kaybının HMK 107. Madde gereğince yargılama ile tespit edilmesini ve şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL'nin kaza tarihi itibari ile işleyecek avans faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile) davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıya 03/12/2024 tarihinde 8.000,00 onarım bedeli ve 23/01/2025 tarihinde 5.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, poliçe limitinin 187.000,00 TL kaldığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkilinin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde olduğunu, bu nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "İşbu dava; haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirket adına kayıtlı ........ plakalı araç, 19/09/2024 tarihinde Konya ilinde meydana gelen ve ........ plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu trafik kazasında hasara uğradığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminat bedelinden sorumlu olduğunu, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın kabulü ile; müvekkili şirketin aracında meydana gelen değer kaybının HMK 107. Madde gereğince yargılama ile tespit edilmesini ve şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 03/12/2024 tarihinde 8.000,00 onarım bedeli ve 23/01/2025 tarihinde 5.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, poliçe limitinin 187.000,00 TL kaldığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkilinin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde olduğunu, bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir. Sigorta poliçesi incelemesinde, ........ plakalı aracın ZMMS bünyesinde dava dışı ........ adına davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta tarafından hasar dosyası mahkememize gönderilmiştir. Adli Trafik Bilirkişi ........ ve Hasar Bilirkişisi ........'nin mahkememize sunmuş olduğu 12/05/2025 tarihli raporunda neticeten; ........ plaka sayılı otomobil sürücüsü ........’in meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, ........ Plaka sayılı otobüs sürücüsü Fatih IŞIK’ın; herhangi bir kural ihlalinin olmadığı, ........ plakalı aracın 19/09/2024 tarihi itibariyle; reel değer kaybı tutarının bulunmadığı, trafik sigortası genel şartları formülüne göre yapılan hesaplama sonucunda araçta 812.-TL değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketinin hasar tazminatı olarak 23/01/2025 tarihinde davacı vekili adına 5.000.-TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan 12/05/2025 tarihli kusur ve hasar raporu nazara alındığında meydana gelen kazada dava dışı sigortalı araç sürücüsü ........'in %100 kusurlu olduğu, davacının aracında 19/09/2024 tarihi itibariyle; reel değer kaybı bulunmadığı tespit edildiğinden açılan işbu davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan aracın tahribatın izlerini taşıyacağını, hiç hasar görmemiş aracın değerinden düşük olacağını, bunun da sürüm değerinden kaybı sonucunu doğuracağını, yerel mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm verildiğini, dava konusu özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen hükmün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, aksi kanaat durumunda ise kararın kaldırılarak yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazası nedeniyle, araçta meydana gelen değer kaybı bedeline ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Değer kaybına itiraz Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu halde, mahkemece hükme esas alınan 12/05/2025 tarihli sigorta eksperi raporunun yukarıda ifade edilen esaslar çerçevesinde usul ve yasaya uygun şekilde hazırlanmış olması, araçta oluşan hasarın aracın değer kaybına yol açmayacağının anlaşılmasına göre, itiraz yerinde değildir. Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09/12/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.